23 Ekim 1923: Hamburg İşçi Ayaklanması
Almanya Komünist Partisi’nin öncülüğünde Hamburg’da, 23 Ekim 1923’te iki gün süren bir ayaklanma başlatıldı. Polisleri şaşırtarak onları hazırlıksız yakalayan komünistler ve işçiler askeri açıdan zayıf olmalarına rağmen ciddi bir direniş gösterdiler. Özellikle Barmbek,Eilbek ve Schiffbek’te, Hamburg’un diğer bölgelerinde özellikle işçilerin yoğun olduğu yerlerde, baskıcı, egemen sistemle mücadele etme kararlılığını gösterdiler.
Aylardır süren grevler ve merkezi hükümetin Almanya Sosyal Demokrat Partisi (SPD) yönetimindeki Saksonya ve Thüringen bölgesine soktuğu birlikler üzerine; 21 Ekim’de Chemnitz’de geniş katılımlı bir konferans düzenlendi. Buraya fabrika konseyleri, denetim komiteleri, işsiz komiteleri, SPD, USPD ve Almanya Komünist Partisi’nden yüzlerce delege katıldı. Komünistler bu toplantıda iki gün sonra yapılacak ayaklanma için destek çağrısı yaptı ancak öneri reddedildi. Bunun üzerine plan birçok bölgede iptal edildi ancak bu yeni karar Hamburg’a ulaşmadı.
Ayaklanma 22 Ekim 1923’te başladı; 26 polis şubesi basıldı, silahlara el konuldu. Yollarda ve sokaklarda barikatlar kuruldu. Bargteheide şehri, Stormam Sovyet Cumhuriyeti ilan edildi. Binalara pankartlar asıldı. Pankartlarda ‘Yaşasın Sovyet Almanya’ yazıyordu.
Hamburg ayaklanması, kolluk kuvvetleri tarafından iki gün içerisinde bastırıldı. Barikatlar kaldırıldı, binlerce komünist tutuklandı.
Bugün açıktır ki Hamburg’da işçilerin ayaklanmasından bu yana geçen 101 yılda kapitalizmin hükümranlığında ciddi bir değişiklik olmadı ve hâlâ krizden, açlıktan, sefaletten, savaştan ve ölümden yana duruyor. Yani bu sisteme karşı hâlâ mücadele ve direniş var, bu yüzden eski barikatlar hâlâ hayatta, tıpkı Hamburg Ayaklanmasını anlatan bir şarkıda olduğu gibi: “Eski barikatlar hala hayatta…”
Hamburg Ayaklanması, sınıfımızın devrimci tarihinin bir parçasıdır. Bu nedenle bunlar burjuvazinin tarihi çarpıtanlarına bırakılamaz. 101 yıl önce Hamburg’daki ayaklanmanın anılması basit bir tarih dersi değil, işçi sınıfının büyük önem taşıyan canlı bir deneyimidir.
Bu haber en son değiştirildi 23 Ekim 2024 11:51 11:51
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…