Ayhan Bora Kaplan savasında karar açıklandı
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü sanıklarının yargılandığı davada son aşamaya gelindi.
Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 61 kişinin yargılandığı Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davası Sincan Cezaevi Kampüsü’nde görülmeye devam etti. Bugünkü duruşmada, esas hakkındaki mütalaaya karşı avukat ve sanıkların savunmaları tamamlandı.
Ayhan Bora Kaplan’ın avukatı Tarık Teoman, Bora Kaplan’ın örgüt yöneticisi olmadığını öne sürdü ve örgüt suçu açısından düşme kararı verilmesini istedi. Teoman, Kaplan’ın kimsenin mekanına çökmediğini, sadece kendi kurduğu mekanları işlettiğini savunarak, ”Bu işi bırakmasının sebebi, polis baskısıydı. O kadar yılmıştı ki attığı her adımı polisle paylaştı. Hangi örgüt lideri hayatını bu kadar polisin önünde yaşar” dedi.
Diğer duruşmalarda olduğu gibi Kaplan’ın 15 Temmuz darbe girişimi sırasında TRT’ye gitmesinin ardından FETÖ’cülerin hedefi haline geldiği iddiasını tekrarlayan Teoman, “Soylu’nun mafyası Bora Kaplan’ın yükselişi’ konulu yayınlar yapıldı” diyerek Mahfuz Tatar cinayeti ve Semih Arslan’ın ölümüyle ilgili Kaplan’ın üzerine atılı suçların, FETÖ firarisi Ahmet Dönmez’in iddiaları üzerine hazırlandığını öne sürdü.
Teoman, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kuzeni Sadık Soylu ve onun oğlu Fahri Soylu’nun tanık sıfatıyla dinlenmesi talebini yineledi.
Mahkeme Başkanı, esas hakkındaki mütalaaya karşı sanıkların ve avukatlarının savunmalarının tamamlandığını belirtti. Mahkeme heyeti, sanıklar Yusuf İzzet Savaş ve Burak Kapucu’nun avukatlarının ek süre taleplerini, bu aşamada yargılamayı uzatmaya dönük olduğu gerekçesiyle reddetti. Yarın devam edecek duruşmada önümüzdeki günlerde kararın çıkması bekleniyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…