Reklam
Kategoriler: Gündem

Diyanet şimdi de 4 yaşın altındaki çocuklara din eğitimi vermek için harekete geçti

Reklam

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan “4-6 Yaş Grubu Kuran Kurslarında Eğitim Alan Çocukların Desteklenmesi Hususundaki İşbirliği Protokolü”nün henüz 4 yaşında bile olmayan çocukları da kapsadığı ortaya çıktı.

Gazeteci Zülal Kalkandelen protokolün 2. maddesinde “45-80 ay aralığındaki Türk vatandaşı çocukların desteklenmesi” ifadesinin yer aldığına dikkat çekerek 45 aylık yani henüz 4 yaşında bile olmayan çocukların protokole ne amaçla dahil edildiğini sordu.

Bugün Cumhuriyet’teki yazısında konuyu ele alan Kalkandelen 10 Eylül 2023 tarihli “Müfredat dışı din eğitimi” başlıklı yazısında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın 17 Ocak 2023’te Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) ile “4-6 Yaş Kuran Kursu Desteği Programı” protokolünü imzaladığını ve bakanlığın bütçesinden bu proje için DİB’e toplam 24 milyon 779 bin 550 TL aktarıldığını, muhalefet partileri protokole karşı bir hukuki girişimde bulunmazken tek iptal davasını Mart 2023’te Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin açtığını yazdığını hatırlattı.

Aylar sonra bakanlığın savunma dilekçesi ile protokolün dava dosyasına eklendiğini belirten Kalkandelen ayrıca DİB’in davaya dahil edildiğini ve savunma dilekçesi verdiğini duyurdu.

Kalkandelen eline ulaşan protokolün 2. maddesine göre protokolün “DiB’ye bağlı 4-6 yaş Kuran kurslarında kayıtlı olan ve son bir yıl içerisinde sosyal yardımlardan yararlanan hanelerde bulunan 45-80 ay aralığındaki Türk vatandaşı çocukların desteklenmesini” kapsadığını yazdı.

Oysa DİB’nin 13.12.2019 tarihli Kuran Eğitim ve Öğretimine Yönelik Kurslar ile Öğrenci Yurt ve Pansiyonları Yönergesi’nin 56. maddesinde, “Bu kurslara 48 ayını tamamlayan ve 72 ayını doldurmayan çocukların kaydı yapılır” yazdığına dikkat çeken Kalkandelen şu soruyu sordu:

” O zaman 45 aylık yani henüz 4 yaşında bile olmayan çocuklar, ‘4-6 Yaş Grubu Kuran Kurslarında Eğitim Alan Çocukların Desteklenmesi Hususundaki İşbirliği Protokolü’ne ne amaçla dahil ediliyor?”

PROTOKOL ANAYASAYA AYKIRI

Kalkandelen yazısında davaya ilişkin şu bilgileri verdi:

“Derneğin protokolün yürütülmesinin durdurulması için açtığı davada DİB tarafından 7 Aralık 2023’te Danıştay 10. Daire Başkanlığı’na gönderilen savunma dilekçesinde, bu tür iptal davalarının menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabileceği, sosyal yardım konusunun dernek tüzüğünde geçmediği, bu nedenle dava ehliyetli olmadığı; Kuran kursları açmanın DİB’nin görevi olduğu, protokolün Kuran kurslarına devam eden çocuklar arasında eşitliği sağlamaya yönelik olduğu yazılmış.

Buna karşın dernek yetkilileri, tüzüklerinde, ‘incinebilir kesimde yer alan çocuklar ve kadınlar ile bunların yakınları ile dayanışma amacıyla kurulduklarının, bu kesimler lehine düzenlenen yasal mevzuatın iyileştirilmesi ve aleyhlerine yapılan tüm iş ve eylemlere karşı dava talebinde bulunabileceklerinin belirtildiğini’ vurgulayarak usul yönünden itirazı reddediyor.

Bakanlık ise savunma dilekçesinde, devletin anayasada belirtilen sosyal bir hukuk devleti olması özelliğine atıf yaparak sosyal yardımlaşma amaçlı taleplere destek olma görevleri bulunduğunu belirtmiş. 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamındaki dezavantajlı ailelerin 4-6 yaş arası çocuklarının Kuran kursuna kaydolmaları karşılığında giderlerinin DİB’ye ödenmesinin, çocukların milli ve manevi değerlerle donatılmış olarak eğitim hayatına başlamaları açısından önemli katkı sağlayacağını savunmuş.

Oysa bu protokolün ülkedeki gelir adaletsizliğinin önlenmesi ile bir ilgisi yok. Ayrıca bakanlığın yaptığı tüm idari işlemler ‘devlet işi’ ve anayasaya göre din duyguları devlet işlerine karıştırılamaz bu doğrultuda protokol hem anayasanın 2. maddesindeki laiklik ilkesine…

Hem de İslamiyet inancını benimsemiş ailelere ayrıcalık tanınması sonucunu yarattığı için, “Herkes dil, din, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir” diyen anayasanın 10. maddesine de aykırı.

“ASIL AMAÇ MÜFREDAT DIŞI DİN EĞİTİMİNİ YAYGINLAŞTIRMAK”

Bakanlığa bağlı Sosyal Hizmetler Genel Müdürlüğü, bu proje kapsamında DİB Eğitim Hizmetleri Müdürlüğü’nün hesabına 12 ay boyunca aylık periyotlarla nakdi destek aktarıyor. Bu da 2022-2023 eğitim öğretim yılında çocuk başına aylık 150 TL idi.

2024’te yüzde 151’lik artış ile 91.8 milyar TL’ye ulaşan bütçesi ile İçişleri, Dışişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Kültür ve Turizm, Sanayi ve Teknoloji ve Ticaret bakanlıkları olmak üzere altı bakanlığın bütçesinden daha fazla bir bütçeye sahip olan Diyanet’e “sosyal yardım” bahanesiyle para aktarılmasının asıl nedeni nedir?

Asıl amaç, müfredat dışı din eğitimini, Kuran kursu adı altında ilkokul öncesinde yaygınlaştırmaktır.”

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam