Davutoğlu, kendini savundu: Surat asmanın alemi ne
Hürriyet genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın AKP’ye dönebileceğini iddia etti.
Babacan kurucular kurulunda yer aldığı AKP’den 8 Temmuz 2019’da istifa etmişti.
Başbakan yardımcılığı, dışişleri ve ekonomi bakanlığı gibi görevlerde bulunan Babacan liderliğindeki DEVA Partisi 9 Mart 2020’de kuruldu.
1 Ekim’de Meclis’in yeni yasama yılı açılışı resepsiyonunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçmişte AKP hükümetinde başbakanlık yapmış Ahmet Davutoğlu ve Babacan’la yan yana oturdu.
Kamuoyunda gündem olan fotoğrafla ilgili çeşitli yorumlar gelmiş, Erdoğan kareyle ilgili şöyle konuşmuştu:
“O kare, gerçek Türkiye fotoğrafıdır. Birileri Türkiye’yi kamplara bölünmüş, paramparça gibi göstermeye çalışıyor, ancak hakikat oradaki birlik ve beraberlik tablosudur. O tablonun parçası olamayanlar, oturup kendilerini hesaba çekmelidir.”
Ahmet Hakan bugünkü köşe yazısında ‘Üç vakte kadar üç şey olabilir’ başlığı altında Ali Babacan’ın AKP’ye döneceğini şöyle iddia etti:
* BİR: Ekrem İmamoğlu, Nobel Barış Ödülü alan Amerikan müdahalesi taraftarı Venezüelalı muhalife yönelik yayınladığı kutlama mesajını silebilir.
* İKİ: Ali Babacan, DEVA Partisi’ni kapatarak Muharrem İnce’nin CHP’ye dönmesi gibi AK Parti’ye dönebilir.
* ÜÇ: Mansur Yavaş, herkesi şaşırtan, siyaset dünyasını allak bullak eden siyasi bir hamleyle kamuoyunun gündemine gelebilir.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…