Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden ortak açıklama: Rektör atamalarına dair yasa bir demokrasi ayıbıdır!
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, rektör atamalarını doğrudan Cumhurbaşkanı’na bırakmaya devam eden yeni yasal düzenlemeyi “demokrasi ayıbı” olarak nitelendirdi. Akademisyenler, anayasal özerklik vurgusu yaparak, demokratik ve katılımcı üniversite yönetimi taleplerini yineledi.
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, 1 Temmuz 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan torba yasa kapsamında rektör atamalarına ilişkin düzenlemelere karşı ortak bir açıklama yaptı. Akademisyenler, yeni yasayla Cumhurbaşkanı’nın rektör atamalarında tek yetkili konumunun aynen korunduğunu belirterek, bu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu savundu.
Açıklamada, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2024’te verdiği kararla, rektör atamalarında yalnızca Cumhurbaşkanı’nı yetkili kılan KHK hükmünü iptal ettiği ve TBMM’ye bu konuda yeni düzenleme yapması için 12 aylık süre tanıdığı hatırlatıldı. Ancak bu sürenin sonunda çıkarılan torba yasa ile aynı yetkilerin korunarak yürürlüğe girmesi, akademisyenler tarafından sert dille eleştirildi.
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün demokrasi iddiası taşıyan hiçbir ülkede akademisyenleri tamamen dışlayan bir rektör belirleme süreci olmadığını Türkiye kamuoyuna hatırlatmak isteriz. Yeni torba yasayla birlikte, daha önceki çalışmalarda akademisyenlerce önerilen farklı rektör belirleme süreçleri görmezden gelinmiş, tüm karar yetkisinin Cumhurbaşkanı’na devredildiği bir yasa yürürlüğe konmuştur. Ocak 2021’den beri keyfî ve tepeden inme bir yönetim anlayışının kurumumuza verdiği zararları görmüş, ancak özgür, özerk ve demokratik üniversite hayalinden vazgeçmemiş Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri olarak yeni yasal düzenlemeyi Türkiye için bir demokrasi ayıbı olarak gördüğümüzü belirtmek isteriz.”
Üniversite bileşenlerinin rektör seçim sürecine katılamamasının bilimsel özerkliğe aykırı olduğunu vurgulayan akademisyenler, Anayasa’nın 130. maddesinin tanıdığı özerklik ilkesine dikkat çekti. Açıklamada, demokratik ve katılımcı bir yönetim ile özerk üniversite modelinden vazgeçilmeyeceği yinelendi.
“Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri olarak bizler, demokratik, katılımcı bir yönetim modelini ve özerk üniversite idealiyle uyumlu rektör belirleme süreçlerini nitelikli bir üniversitenin asal ve vazgeçilmez unsurları olarak gördüğümüzü hatırlatır, bu konudaki taleplerimizden vazgeçmeyeceğimizi bir kez daha vurgulamak isteriz.”
Laiklik, Nuray Mert’in iddia ettiği gibi elitlerin bir 'estetik tercihi' veya 'yaşam tarzı aksesuarı' değil…
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metni imzalayanlar, anayasal bir hak olan ifade özgürlüğünü kullandıkları için Emniyet…
Adliye önünde açıklama yapan işçiler, kararın hukuki bir kazanım olduğunu ancak pratikte caydırıcı bir yaptırım…
TKH tarafından yapılan açıklamada "İstanbul’da bir öğrencisi tarafından öldürülen Fatma öğretmenin katili bu mafya-tarikat-patron düzenidir.…
Etkinlik, Çanakkale Belediye Çalışanları Eğitim ve Sosyal Tesis Alanı Ercan Adsız Salonu'nda düzenlenecek.
İran Kızılayı, ABD-İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 232 kişi artarak 787’ye yükseldiğini duyurdu.