Reklam
Kategoriler: Gündem

Erhan Afyoncu tarihi çarpıtmaya devam ediyor

Reklam

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun “Sovyetler milli mücadelede yardım etmedi” iddiası, bir kısım sosyal medya kullanıcısı tarafından tekrar gündeme getirildi.

Afyoncu, Buhara Hanlığı ve diğer Müslüman toplulukların Anadolu’daki mücadeleye destek olmak amacıyla Lenin’e para gönderdiğini, ancak Sovyetlerin bu paranın büyük kısmına el koyduğunu iddia etti. Ayrıca Afyoncu, “Gönderilen silahların bir kısmı arızalıydı; bazıları ise kasıtlı olarak hasar görmüştü,” şeklinde konuştu.

Oysa ki Sovyetler Birliği ile ilk temasların daha Havza Genelgesi’nin yayımlandığı dönemde başladığı bilinmekte ve Sovyet desteğinin o zamandan beri var olduğu pek çok kaynakta ifade edilmektedir.

Tarihçi Candan Badem de Yurtsever Haber’de yayımlanan yazısında Erhan Afyoncu’nun bu iddialarına daha önce de cevap vermişti.

Badem, yazısında şunları belirtmişti: “Kurtuluş Savaşında Sovyet Rusya’nın Türkiye’ye verdiği altınlar, 1920’de devrilen Buhara Emirliği’nin yerine kurulan Buhara Cumhuriyeti’nin hazinesiymiş. Buhara Cumhuriyeti ‘cumhurbaşkanı’ Osman Kocaoğlu, Afganistan’a kaçan Buhara Emirinden kalan hazinedeki 100 milyon altın rubleyi Türkiye’ye yardım amacıyla Lenin hükümetine vermiş ancak Lenin bu paranın çok azını (yaklaşık 18 milyon altınını) TBMM hükümetine göndermiş, kalanını vermemiş. İddia bu. Osman Kocaoğlu, Buhara Emirliğini Bolşeviklerin yardımıyla deviren Genç Buharalıların sağ kanadından bir Özbek milliyetçisiydi. Başkurt milliyetçisi Zeki Velidi Togan gibi o da bir süre Bolşeviklerle anlaşıp daha sonra Basmacı ve karşıdevrimci saflara geçmişti. Son Buhara Emiri Âlim Han gibi Afganistan’a kaçan Osman Kocaoğlu, Basmacılarla birlikte Bolşeviklere karşı savaşan Enver Paşa’nın öldürülmesi üzerine Afganistan’dan Türkiye’ye geldi. Bütün ömrü boyunca yeminli bir SSCB düşmanı oldu. Onun oğlu Timur Kocaoğlu da CIA’nın Soğuk Savaş’taki antikomünist propaganda aygıtı olan Radio Free Europe’ta tam 17 yıl çalıştı. Baba ve oğul, 1962’den beri bu iddiaları dile getirdiler ancak hiçbir zaman hiçbir belge veya tanık gösteremediler.”

Başka isimlerin de bu tür iddialarda bulunduğunu ifade eden Candan Badem, hiçbir iddianın belgeye dayanmadığını ve hepsinin yalanlar üzerine kurulduğunu söyledi.

Reklam

Önceki Haberler

Kara Kuvvetleri’ndeki ‘ihale yolsuzluğu’ soruşturmasında 19 kişiye kamu davası açıldı

Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait askeri taşıma ihalelerinde 23,5 milyon liralık kamu zararı oluşturdukları ve rüşvet…

2 Nisan 2026 18:42

ABD’li Senatör: NATO’dan çekilme fikrine güçlü destek yok

ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçilerin kıdemli isimlerinden John Thune, ABD’nin NATO’dan çekilmesi yönünde güçlü bir destek bulunmadığını…

2 Nisan 2026 18:27

Maraş’ta aylardır ödemelerini alamayan işçiler: Yarın eyleme çıkıyoruz

Maraş’ta Dünya Bankası destekli altyapı projelerinde çalışan şoför, operatör ve işçiler, aylardır ücretlerini alamadıklarını söyledi;…

2 Nisan 2026 15:52

Macron: Biz de savaşın mağdurlarıyız

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hürmüz Boğazı'nı açmak için askeri bir operasyonu gerçekçi bulmadığını belirtti. Macron, "Bugün…

2 Nisan 2026 15:49

Yılmaz Güney, doğumunun 89’uncu yılında Atlas Sineması’nda anıldı

Usta sanatçı Yılmaz Güney, doğumunun 89'uncu yılında Atlas Sineması'nda anıldı. Anmada konuşan Fatoş Güney, "Hayatı…

2 Nisan 2026 15:47

İBB Davası’nda 5 itirafçının avukatının aynı kişi olduğu ortaya çıktı

İBB Davası'nda, tutuklu yargılanan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 'itirafçı' olarak ifade veren sanık Vedat…

2 Nisan 2026 13:17
Reklam