Felece işçileri patronun kapısına dayandı: Hakkımızı istiyoruz!
Ücretlerini ve kıdem haklarını alamadan işlerine son verilen Felece işçileri firmanın ana merkezinde buluştu. Basın açıklaması ile “haklarını arayacaklarını” ilan eden işçiler, kendilerine yapılan haksızlığın ve hukuksuzluğun boyutunu da kamuoyu ile paylaştı. Firmanın Ataşehir Nida Kule’de bulunan genel ofis binası önüne gelen onlarca işçi, yaşadıkları haksızlığı anlattı.
Yurtsever’e konuşan işçiler şu sözleri söyledi: “Bugün buraya haklarımızı aramak için geldik. Ocak-Şubat ayları maaş farklarımız, birikmiş ücretlerimiz, kıdem haklarımız var. Yaklaşık 300 civarı işçi burada mağdur olmuş durumda. Biz yıllarca çalıştık, firmayı yukarı çıkarttık. Para kazanan, değerli bir firmanın bir günde kapanmış olmasını anlamıyoruz. Haklarımızı istiyoruz”
Çok sayıda işçi aileleri ile birlikte ofis merkezine gelirken, ofis çevresinde polislerin yoğun güvenlik önlemleri aldığı da gözlemlendi. İşçiler bu duruma tepki gösterirken, kendi çalıştıkları yere karşı böyle korunmalarını anlamadıklarını dile getirdiler.
İşçilerin basına okuduğu açıklamanın tüm metni şöyle:
Kıymetli katılımcılar ve değerli basın mensupları,
Bugün burada yalnızca bir şirketin kapanışını değil; bu sürecin beraberinde getirdiği mağduriyetleri, kayıpları ve hak arayışımızı dile getirmek üzere toplandık.
Bizler, Felece adlı teknoloji firmasında uzun yıllar emek vermiş çalışanlar olarak, yaşadıklarımızı kamuoyuyla paylaşmak ve benzer mağduriyetlerin bir daha yaşanmaması adına sesimizi duyurmak istiyoruz.
Ne yazık ki şirketin yapısı ve yönetim anlayışı, biz çalışanların en temel haklarına dahi erişimini zorlaştırmış, zamanla tamamen engellemiştir.
Bu süreçte:
• Sigorta primlerimiz eksik yatırılmış ya da hiç yatırılmamıştır,
• Maaş ödemeleri düzensiz hale gelmiş, kimi zaman tamamen yapılmamıştır,
• Bordrolarımız farklı şirketler üzerinden gösterilerek vergi borçları üzerimize yıkılmıştır.
“Tüm kararların arkasındaki isim bellidir”
Tüm bunların yanında, bazı müşterilere sunulan hizmetlerde etik ve hukuki sorunlar bulunduğunu sonradan öğrenmek bizleri ayrıca derinden üzmüştür.
Tüm kararların arkasında, ismi resmi belgelerde geçmeyen ancak fiilen süreci yöneten Murat Filcan bulunmaktadır.
Kendisi kamuoyunda prestijli bir figür olarak görünmeye devam ederken, biz çalışanlar büyük mağduriyet yaşadık.
Bu yapının başlıca sorumluları:
Murat Filcan, Pınar Hacıhasanoğlu, Selahattin Güldeş ve Oğuz Kaya’dır.
Bugün buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Yetkili kurumları bu süreci tüm yönleriyle incelemeye ve sorumlular hakkında gerekli adımları atmaya davet ediyor,kamuoyunu da yaşananlara dair uyarıyoruz.
Ayrıca tüm bu hukuksuzluklara karşı, yasal haklarımızı aramak için süreci resmi yollarla başlattığımızı duyuruyoruz.
Bu yalnızca bizim değil, benzer süreçlerden geçen tüm emekçilerin ortak sesidir.
Teşekkür ederiz.”
İliç’te 9 işçinin yaşamını yitirdiği maden katliamının ikinci yılında Kadıköy’de bir araya gelen yurttaşlar sorumluların…
Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan…
Karabük'te bir koruma polisi, cuma namazı çıkışında elinde ayakkabı ve kerata ile kaymakamı cami kapısında…
Türkiye İstatistik Kurumu, iller ve ilçeler arasındaki refah farkını ortaya koyan son verileri kamuoyuyla paylaştı.…
AKP Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın, biyografisinde yer alan Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olmadığı…
İBB Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının usulsüz iptali sonrası İstanbul Üniversitesi İşletme…