Reklam
Kategoriler: Gündem

Kamu harcamalarında en az pay eğitimin

Reklam

DİSK/Genel İş Emek Araştırma Dairesi kamuda ve genel işler işkolunda istihdam konulu raporu yayımladı. Raporda son 10 yıl karşılaştırmasının yanı sıra OECD ve Türkiye karşılaştırmalarına yer verildi.

Ülkedeki ekonomik krizin, ekonomide ciddi bir daralma, yüksek enflasyon, işsizlik oranlarında artış, Türk Lirası’nın değer kaybı ve gelir dağılımı eşitsizliğinin artmasına yol açtığı belirtildi. Bu krizden çıkış için hükümet tarafından uygulanan sıkı maliye politikaları kapsamında, bütçe açığını azaltmak ve kamu borçlarını kontrol altında tutmak amacıyla kamu harcamalarının kısıldığına ve vergi gelirlerinin artırıldığına dikkat çekildi. Mayıs ayında yayımlanan Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin işçi sınıfının yaşam koşullarını olumsuz etkileyen ve kamu hizmetlerinin daralmasına yol açacak düzenlemeler içerdiğine dikkat çekildi.

Raporda Türkiye’de kamu harcamalarının Avrupa ülkelerinin oldukça gerisinde ve OECD ülke ortalamasının on beş puan altında olduğu belirtilerek yüzde 35,8 oranında olduğu ifade edildi. OECD verilerine göre, GSYH içinde kamu harcamalarına ayrılan payın üye ülkelerdeki ortalaması yüzde 46,3 olduğu belirtildi. Avrupa Birliği ortalaması ise yüzde 50. Bu oranın Almanya’da yüzde 49,7, Fransa’da yüzde 58,1, Hollanda’da yüzde 44,5 ve Yunanistan’da yüzde 52,5 olduğuna dikkat çekildi.

Uygulanan ekonomik politikaların kamu hizmetlerinin daralmasına ve toplumsal eşitsizliklerin artmasına neden olduğu ifade edilen raporda krizden sürdürülebilir bir çıkış için kamu hizmetlerine yapılan yatırımların artırılması, toplumsal eşitsizliklerin giderilmesi ve uzun vadeli ekonomik istikrar sağlayacak yapısal reformlara ihtiyaç duyulduğuna vurgu yapıldı.

EN AZ PAY EĞİTİMİN

Kamu hizmetleri içerisinde eğitim, sağlık ve sosyal korumaya ayrılan payları incelendiğinde GSYH’den kamusal hizmetlere ayrılan payın en az ‘eğitim’ alanında olduğu görüldü. GSYH içinde eğitime ayrılan pay yalnızca yüzde 3,6 iken son on yılda eğitimin özelleştirilmesiyle birlikte bu oranın 0,3 puan azaldığı açıklandı.

Sağlık hizmetlerine ayrılan pay ise pandemi süreci haricinde artış göstermeyerek GSYH’nin yüzde 3,6’sı seviyesinde kaldı. Emekli aylıkları, sosyal yardımlar, primsiz ödemeler ve doğrudan gelir desteği ödemelerini kapsayan sosyal koruma harcamaları için GSYH’den ayrılan pay ise yüzde 8,1 olurken on yıllık süreçte yalnızca 1 puan arttı. Raporda bu verilerin, kamu hizmetleri finansmanındaki yetersizlikleri ve sosyal alanlardaki önceliklerin yeterince karşılanmadığını gösterdiği belirtildi.

100 ÇALIŞANDAN 16’SI KAMUDA

Ülkedeki toplam istihdam içinde kamu sektöründeki istihdam oranının birçok Avrupa ülkesine kıyasla oldukça düşük olduğu ifade edilen raporda, Türkiye’de kamu sektöründeki istihdam oranının yüzde 16,7 seviyesinde yer aldığı belirtildi. Bu oranın OECD üye ülkeleri ortalamasında yüzde 18,4 olduğu hatırlatıldı.

BELEDİYE KADROLARI ŞİRKET İŞÇİLİĞİNE DÖNÜŞTÜ

Raporda belediyelerde temel istihdam biçiminin ‘belediye şirket işçiliğine’ dönüştüğü belirtildi. Belediyelerde çalışanların yüzde 83’ünün işçi statüsünde olduğu, son on yılda belediyelerde işçiliğin değiştiğine sürekli işçilik yüzde 182 azalırken belediye şirket işçiliğinin yüzde 5274 arttığına dikkat çekildi. Norm kadro uygulamaları ve personel gideri sınırlamalarının, taşeron çalışmayı artırdığı tespit edildi.

Raporun sonuç bölümde ‘ne olmalı, ne istiyoruz’ sorularına 8 maddede yanıt verildi:

1. Türkiye’de kamu harcamalarına daha fazla pay ayrılmalı ve nüfusa orantılı bir şekilde kamu istihdamı artırılmalıdır.

2. Kamuda sözleşmeli, geçici, ücretli personel istihdamı yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam sağlanmalıdır.

3. Merkezi idare ve yerel yönetimlerde çalışan kamu işçilerinin haklarında kayıp yaşanmamalıdır.

4. Belediye şirketinde çalışan işçiler de kamu hizmeti yapmaktadırlar, bu nedenle tüm belediye işçileri eşit haklara sahip olmalı ve belediye şirket işçilerine kadro ve ilave tediye hakkı verilmelidir.

5. İş güvencesi hakkı, tüm çalışanları kapsayan bir hak olarak yeniden düzenlenmeli ve kamu çalışanları arasındaki mali, sosyal ve özlük farklılıklar giderilmelidir.

6. 5393 sayılı Belediye Kanunu’ndaki norm kadro sınırlamaları kaldırılmalıdır.

7. Kamuya alımlarda torpilin, kayırmanın ve kadrolaşmanın önüne geçecek düzenlemeler yapılmalıdır.

8. Belediyelerde çalışan işçiler için koruyucu ve önleyici işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmalıdır.

Reklam

Önceki Haberler

Fahrettin Altun’a yeni görev iddiası

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İletişim Başkanlığı'ndan alıp TİHEK Başkanlığı'nda görevlendirdiği Fahrettin Altun’un sürpriz bir göreve atanacağı…

6 Şubat 2026 17:16

TBMM’deki deprem oturumuna sadece 45 milletvekili katıldı

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin yıl dönümünde TBMM'de gerçekleştirilen özel oturum, milletvekillerinin düşük katılımıyla gündeme oturdu.

6 Şubat 2026 15:22

Boğaziçi’nde ‘kayyım rektör’ protestosuna katılan mezunların okula girişi yasaklandı

Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü, “kayyım rektör” atanmasına karşı düzenlenen nöbete katıldıkları gerekçesiyle bazı mezunların üniversiteye girişini…

6 Şubat 2026 14:23

Bakan Tunç, deprem davalarındaki son durumu açıkladı

Adalet Bakanı Tunç, "deprem davalarına" ilişkin açıklama yaptı. Tunç, ceza yargılamaları hakkında 2 bin 673…

6 Şubat 2026 14:18

Beyaz Saray: ICE’ın ara seçimlerde sandıkların çevresinde olmayacağının garantisi yok

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza görevlilerinin kasımdaki ara seçimlerde oy verme…

6 Şubat 2026 14:15

Erdoğan’dan 6 Şubat depremi mesajı: Sözümüzü tuttuk, ihya ettik

Depremin yıldönümünde sosyal medya üzerinden açıklama yapan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sözümüzü tuttuk, ihya ettik” dedi.

6 Şubat 2026 14:13
Reklam