Naylon faturalarla soyulan Yunus Emre Vakfı’nın yönetimi de çifte maaşlı çıktı
Yolsuzluk soruşturması sonucu gözaltına alınan 11 şüpheliden 8’inin tutuklandığı Yunus Emre Vakfı’nın yönetiminin de çift maaş aldığı ortaya çıktı. Vakıf yönetiminde kamudan maaş alan kişilere ayrıca “huzur hakkı” ödendiği ortaya çıktı
BirGün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre, Türkiye’nin tarihi, dili, kültürü ve medeniyet anlayışının uluslararası alana aktarılmasını sağlamak amacıyla kamu vakfı olarak kurulan Yunus Emre Vakfı’nın yönetim kurulu üyelerine de huzur hakkı ödendiği ortaya çıktı.
66 ülkede ve 88 noktada faaliyet gösteren Yunus Emre Vakfı’nın Yönetim Kurulu yedi bürokrat ve akademisyenden oluşuyor. Kamudan maaş alan bu isimlere ayrıca, Başkanlığını Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yaptığı Yunus Emre Vakfı Mütevelli Heyeti kararıyla huzur hakkı ödendiği anlaşıldı. Huzur hakkı alan Yunus Emre Vakfı’nın Yönetim Kurulu üyeleri şu isimlerden oluşuyor:
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığının Yunus Emre Enstitüsü’nün tabela şirketlerinden alınan naylon faturalar ile zarara uğratıldığı yönündeki suç duyurusu üzerine soruşturma başlatmıştı.
“Zimmet”, “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma”, “edimin ifasına fesat karıştırma”, “sahtecilik”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından soruşturma başlatan savcılık, aralarında eski kurum çalışanlarının da olduğu 15 kişi hakkında gözaltı kararı vermiş, 11’i yakalanmıştı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu müfettişlerince yapılan soruşturmaya göre, ihalelerin satın alma dosyalarının baştan sona uydurma veya kurgulanmış olduğu, teklif süreçlerinin göstermelik yürütüldüğü, piyasa araştırmalarının gerçekçi olmadığı, alım süreçlerinin belirli bir firmanın lehine olacak şekilde yürütüldüğü, 5 ayda 61 ihaleyi kazanan firmanın tek bir çalışanının olduğu, ofisinin Sanal Ofis olduğu, aynı kişiye ait şirketlerin aynı ihaleye teklif verdiği, ihaleye giren üçüncü firmaların adına sahte teklif belgeleri düzenlendiği, İhale süreçlerinin manüple edildiği, haksız kazanç sağlandığı, satın alma süreçlerine fesat karıştırıldığı, sahte hizmet ifa tutanakları düzenlendiği, Vakıf kaynaklarının bilinçli ve sistematik zarara uğratıldığı, Bu doğrultuda satın alma evraklarında ve banka ödeme talimatlarında imzası bulunan kişiler ve şirket yetkilisinin, kendileri ve/veya başkalarının lehine menfaat temin ettikleri, tespit ediliyor”
Bu haber en son değiştirildi 18 Haziran 2025 12:09 12:09
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer "Trump’ın “petroller bizim” diyerek Venezuela’ya ait kaynakları açıkça gasp etmeyi…
TKH MK Üyesi Kurtuluş Kılçer, Komünistler Diyor Ki'de ABD'nin Venezuela'ya dönük saldırısını değerlendirdi.
TKH tarafından yapılan çağrıda "Tam bağımsız Türkiye için NATO’dan çıkılmalı, bütün NATO ve Amerikan üsleri…
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, işgal altındaki Golan Tepeleri'nde bulunan Cebel eş-Şeyh'teki (Hermon Dağı) İsrail…
Halep'te Şam güçlerinin çoğunlukla Kürtlerin yaşadığı mahallelere saldırmasıyla ilgili Mesud Barzani'yi arayan Colani'nin, "Kürtler Suriye'nin…
Gazeteci Nuray Babacan, iktidara yakın anketlerde İmralı ziyaretinden sonra açılım sürecine desteğin yaklaşık 14 puan…