Reklam
Kategoriler: Gündem

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı: Maraş’ı unutma, unutturma!

Reklam

12 Eylül darbesine giden yolda gericilerin ve faşitlerin, Alevi ve solcu yurttaşları hedef aldığı Maraş Katliamı’nın 47’inci yıl dönümünde failler hala tam anlamıyla cezalandırılmış değil.

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı, Maraş Katliamı’nın yıldönümünde yaptığı açıklamada “Resmî rakamlar 111 can kaybından söz etse de gerçekte çok daha fazla insan, neden hedef seçildiğini bile anlayamadan vahşice katledildi. Öldürülenlerin arasında çocuklar, yaşlılar, engelliler, hamile kadınlar ve kundaktaki bebekler vardı. Maraş’ta bir halk, devletin ve hukukun gözü önünde sistematik bir kıyımdan geçirildi” ifadeleri kullanıldı.

Yaşananların sadece mezhep çatışmasından ibaret olmadığı belirtilen açıklamada “Maraş’ta yaşananlar tek taraflı, örgütlü ve planlı bir katliamdı” denildi.

Faillerin yılllarca korunduğu belirtilen açıklamada son olarak “Maraş’ta kurulan cezasızlık düzeni, yeni katliamların yolunu açtı. 1993’te Sivas Madımak’ta 33 aydın ve sanatçı diri diri yakıldı. 1995’te Gazi Mahallesi’nde devlet güçleri sivil halka ateş açtı. Her seferinde aynı senaryo, aynı zihniyet, aynı hedef: Aleviler, solcular, muhalifler” denildi.

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı’ndan yapılan açıklama şu şekilde:

Kahramanmaraş Katliamı, 12 Eylül askeri darbesine giden karanlık yolun en kanlı duraklarından biridir. Gerici ve faşist odakların planlı işbirliğiyle sahneye konan bu katliamda hedef doğrudan Aleviler ve solcular olmuştur. Bu saldırı yalnızca o günün kurbanlarını değil, Türkiye’nin birlikte yaşama iradesini hedef almış; toplumsal barışa ağır bir darbe vurmuştur.

Sistematik Kıyım ve Zorunlu Göç

Resmî rakamlar 111 can kaybından söz etse de gerçekte çok daha fazla insan, neden hedef seçildiğini bile anlayamadan vahşice katledildi. Öldürülenlerin arasında çocuklar, yaşlılar, engelliler, hamile kadınlar ve kundaktaki bebekler vardı. Maraş’ta bir halk, devletin ve hukukun gözü önünde sistematik bir kıyımdan geçirildi.

Bu vahşet yalnızca canları değil, kentin demografik ve toplumsal yapısını da hedef aldı. Binlerce insan doğup büyüdüğü toprakları terk etmek zorunda bırakıldı. Bir coğrafyanın hafızası parçalandı, yaşayan bir kültür dağıtıldı.

“Mezhep Çatışması” Yalanı ve Cezasızlık

Katliam, gerçekleri örtmek için yıllarca bilinçli biçimde “mezhep çatışması” olarak sunuldu. Oysa Maraş’ta yaşananlar tek taraflı, örgütlü ve planlı bir katliamdı. Bu gerçek, Sıkıyönetim Mahkemesi’nin gerekçeli kararlarında dahi yer almasına rağmen asıl sorumlular hiçbir zaman yargı önüne çıkarılmadı.

Yargılananlar bu suçun yalnızca figüranlarıydı; kısa sürede serbest bırakıldılar. Adaletin yerini kurumsallaşmış bir cezasızlık aldı. Devlet, gerçeği aydınlatmak yerine karartmayı; hesap sormak yerine unutturmayı seçti.

Failin Korunduğu, Adaletin Susturulduğu Düzen

Katliamın failleri yalnızca korunmakla kalmadı, ödüllendirildi. Sanık kürsüsünde olması gerekenlerin yıllar sonra milletvekili yapılarak Meclis’e taşınması, bu ülkede katliamlarla yüzleşilmediğini; aksine meşrulaştırıldığını açıkça göstermektedir.

12 Eylül sonrasında gerçekler ters yüz edildi, suçun örgütlü yapısı unutturulmak istendi. Devlet, katledilenleri değil katilleri koruyan bir tutum aldı. Bu tercih yalnızca geçmişe değil, geleceğe de ihanettir.

Maraş’la Hesaplaşmayan Türkiye, Yeni Katliamlarla Yüzleşti

Maraş’ta kurulan cezasızlık düzeni, yeni katliamların yolunu açtı. 1993’te Sivas Madımak’ta 33 aydın ve sanatçı diri diri yakıldı. 1995’te Gazi Mahallesi’nde devlet güçleri sivil halka ateş açtı. Her seferinde aynı senaryo, aynı zihniyet, aynı hedef: Aleviler, solcular, muhalifler.

Maraş’la yüzleşmeyen bir ülke, Madımak’ın dumanını da Gazi’nin kurşunlarını da görmezden geldi. Failler yine korundu, mağdurlar yine suçlandı, adalet yine ertelendi. Maraş’ın hesabı sorulmadığı için Sivas’ın, Sivas’ın hesabı sorulmadığı için Gazi’nin hesabı da sorulamadı. Cezasızlık, yeni suçların güvencesi haline geldi.

Biz Buradayız ve Hatırlıyoruz

Çünkü Maraş’ı unutmak; adaletsizliğe ortak olmak, bu karanlık suç düzenine razı gelmek ve yeni katliamların önünü açmaktır. Hafıza, adaletin ilk adımıdır. Hesaplaşma olmadan barış olmaz; gerçekler açığa çıkmadan bu yara kapanmaz.

Her yıl Maraş’ı anmak yalnızca geçmişe saygı değil, geleceğe karşı sorumluluktur. Unutulan katliamlar tekrarlanır; hatırlanan acılar ise bir daha yaşanmaması için direnir.

Maraş’ı unutma, unutturma!

Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı

Reklam

Önceki Haberler

MEB’den skandal protokol: Matematik ve fende dini rehberlik

MEB, Nur cemaatine yakın ULUED ile protokol imzaladı; öğretmenlerin ders anlatırken kullanması için dini örnekleri…

7 Mayıs 2026 10:49

1 Mayıs mı, Mayıs ayı mı?

Sizce, gelecek sermaye yatırım planları ve emek sömürüsü üzerinde çalışan sermaye sahipleri emekçilerin 1 Mayıs…

7 Mayıs 2026 10:27

İran: Hürmüz’deki gemilerin ihtiyaçlarını karşılamaya hazırız

İran, Hürmüz Boğazı ve bölge sularında bulunan ticari gemilere yönelik yayımladığı mesajda, İran limanlarının teknik…

7 Mayıs 2026 10:06

Epstein’in yazdığı iddia edilen “intihar notu” kamuoyuyla paylaşıldı

CNN'e göre, BD'de çocuklara yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılandığı sırada hapishanede ölü bulunan milyarder…

7 Mayıs 2026 10:02

Davutoğlu’ndan eski yol arkadaşlarına çok ağır sözler

Gelecek Partisi Lideri Davutoğlu, eski yol arkadaşlarını sert sözlerle eleştirdi. "Muhasebe" çağrısında bulunan Davutoğlu, isim…

6 Mayıs 2026 21:02

YSK’nin yeni başkanı Serdar Mutta oldu

Yüksek Seçim Kurulu'nda seçim süreci tamamlandı. Kurul'un yeni başkanı Serdar Mutta oldu. Başkanvekili olarak ise…

6 Mayıs 2026 18:17
Reklam