Reklam
Kategoriler: Sol Şerit

TKH: Kadınlar yaşayacak, bu düzen değişecek!

Reklam

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde yaptığı açıklamada “Kadına yönelik şiddetin temelinde eşitsiz toplumsal düzen ve gericiliğin bulunduğu” belirtildi.

Ülkemizdeki kadına yönelik şiddetin son 25 yıldaki artışının bu gericilik ve eşitsiz toplum düzeni olduğu belirtilen açıklamada “25 yıllık AKP iktidarı kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin zirve yaptığı bir dönem olarak tarihe geçmiştir. Sadece 2025 yılı verilerine dahi bakıldığında ülkemizde her gün bir kadının kadın cinayeti kapsamında yaşamını yitirdiği gerçeği ile karşı karşıya kalmaktayız. 2025’in ilk on ayında 300’den fazla kadın cinayete kurban giderken, 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan eden AKP iktidarının övünecek hiçbir şeyi bulunmuyor. Çünkü 2024’te, 2023’te ve geriye doğru gidilen tüm yıllarda da ölümler ve oranlar benzeri bir şekilde seyretmektedir” denildi.

İçinde yaşadığımız düzenin başta kadınlar olmak üzere tüm emekçiler ve çocukların geleceği b sistem tarafından çalındığı ifade edilen açıklamada son olarak “İşte bu nedenlerden dolayı, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine dur demek aynı zamanda eşitsizliğe, kapitalizme ve gericiliğe karşı mücadele etmekten geçer!” denildi.

TKH’den yapılan açıklama şu şekilde:

Bugün 25 Kasım. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Sadece ülkemizde değil bütün dünyada kadına yönelik şiddet gerçeği, insanlığı en büyük sorunlarından birisidir.

Kadına yönelik şiddetin temelinde eşitsiz toplumsal düzen ve gericilik bulunuyor. Ülkemizde kadına yönelik şiddetin son 25 yılda artış göstermesi de bu gerçeği bir kez daha gösteriyor. Yoksulluğun, eşitsizliğin ve yoğun sömürünün adı olan kapitalizm bir yandan toplumsal çürümenin diğer yandan doğrudan kadınlara yönelik her türlü eşitsizliğin ve şiddetin de zeminini oluşturuyor. Aynı zamanda gericilik, kadınlara yönelik şiddetin bir başka veçhesidir.

25 yıllık AKP iktidarı kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin zirve yaptığı bir dönem olarak tarihe geçmiştir. Sadece 2025 yılı verilerine dahi bakıldığında ülkemizde her gün bir kadının kadın cinayeti kapsamında yaşamını yitirdiği gerçeği ile karşı karşıya kalmaktayız. 2025’in ilk on ayında 300’den fazla kadın cinayete kurban giderken, 2025 yılını “Aile Yılı” olarak ilan eden AKP iktidarının övünecek hiçbir şeyi bulunmuyor. Çünkü 2024’te, 2023’te ve geriye doğru gidilen tüm yıllarda da ölümler ve oranlar benzeri bir şekilde seyretmektedir.

Her gün yüzlerce ve hatta binlerce kadın şiddete uğrarken, en az bir tanesi kadın cinayeti nedeniyle ölmektedir.

Kadını toplumsal yaşamda geri plana iten, iş yaşamında derin sömürünün unsuru olarak gören, laikliğin tasfiyesi ile birlikte gericiliğin yasalarına hapsetmek isteyen ve İstanbul Sözleşmesi’ni kullanımdan kaldırarak şiddete ve cinayetlere daha fazla yol açan bugünkü sermaye iktidarı ilan ettiği “Aile yılı” ile kadın sorununu çözemez. Hele ki, bu iktidarın temsilcisi AKP gibi bir parti tam da kadınların ezilmesi üzerinden doğrulan kapitalist sistemin çıkarlarının en onulmaz odağı olarak görevini icra etmektedir.

Bugün Türkiye’de başta kadınlar olmak üzere tüm emekçiler, emekliler ve çocukların geleceği ve yaşamı bu sistem ve temsilcileri tarafından çalınıyor.

Bu ülke töre cinayetine kurban giden Güldünya’yı da çocuk yaşta yaşamından kopartılan Narin’i de, üniversitede şüpheli bir şekilde ölen Rojin Kabaiş’i de Türkiye’nin dört bir köşesinde şiddete maruz kalan ve katledilen binlerce kadını gördü.

Gebze’de bir işyerinde yaşları 15 ile 65 arasında değişen Tuğba Taşdemir, Nisanur Taşdemir, Cansu Esetoğlu, Hanım Gülek, Esma Gikan ve Şengül Yılmaz’ın iş cinayetinde yaşamdan kopartılması ise ülkemizde kadın sorununun geldiği aşamayı en açık bir şekilde gösteriyor olsa gerek.

İşte bu nedenlerden dolayı, kadına yönelik şiddete ve kadın cinayetlerine dur demek aynı zamanda eşitsizliğe, kapitalizme ve gericiliğe karşı mücadele etmekten geçer!

Türkiye Komünist Hareketi
Genel Merkez
25.11.2025

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam