Reklam

Yeni mücadele dönemine hazır mıyız?

Reklam

Nuray Yenil

8 Mart kadınların sokakları doldurduğu çeşitli eylemlerle geride kaldı. AKP iktidarının gerici politikalarına, yoksulluğa ve krize karşı kadınlar cephesinden gelen güçlü tepki önemli bir dinamiğe işaret ediyor. Bu tepkinin yönü, nasıl bir örgütlenme sorusu ve mücadele başlıkları ile önümüzdeki süreçte yeniden tanımlanmak durumunda.

Yirmi üç yıllık AKP iktidarında kurulan rejim bugün, bölgesel açılımlarla, laikliğin son hız tasfiyesiyle, tarikat ve cemaatlerin kurumsallaşmasıyla, sermayenin pervasız saldırılarıyla, baskı ve tutuklamalarla ve yeni anayasa tartışmalarıyla yeni bir aşamaya girdi. Bugün üretimde, eğitimde, sosyal yaşamda, kurulan yeni rejime uygun olarak, toplum yeniden şekillendirilirken, kadınların yeri ve rolü de Siyasal İslam’ın kodları doğrultusunda yeniden tanımlanıyor. Nedir Siyasal İslam’ın kodları? Kadın erkek eşitliğini fıtrata aykırı gören, kadının yeri evidir diyen, kadını aile içinde ve sadece annelik ile sınırlayan, kadın bedenini utanılası ve şeytani gören, kol kırılır yen içinde kalır diyerek aile içi şiddetin üstünü örten, karma eğitime karşı çıkan, kadınların erkeklerle aynı ortamda çalışmasını münasip bulmayan… Liste uzayıp gider. Kısacası Siyasal İslam kadını görünmez kılmaya kodlanmıştır. Sadece bu mu? Siyasal İslam’ın başka kodları da var: Emperyalizm ile sonuna kadar uyumlu ve işbirlikçi, sermayenin çıkarlarına doğrudan hizmet eden, aynı zamanda emekçi sınıfları gericilikle kuşatan politikalar.

Emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde bölgede atılan adımlar biliniyor. Gelinen aşamada Ortadoğu’da on binlerce insanın katledildiği, milyonlarcasının yerlerinden sürüldüğü, kadınların köle pazarlarında satıldığı ve her türlü cinsel şiddete maruz kaldığı bir sürecin sonunda emperyalist güçler ve İsrail bölgede etkinliğini arttırdı. Dün Gazze’de Filistinlilere uygulanan soykırım, bugün Suriye’de Alevi katliamı ile ortaya konan vahşet aynı projenin uzantılarıdır.

Türkiye’de aynı proje kapsamında AKP’nin iktidara taşındığı da biliniyor. AKP ılımlı İslamcı hüviyeti ile sermaye sınıfını da emperyalist güçleri de üzmeyeceğinin teminatını veriyordu. Öyle de oldu.

AKP dönemi boyunca, Türkiye’de emekçiler kriz koşullarında yoksulluğa mahkum edilirken sermaye grupları büyük karlar açıklamaya devam etti. Yandaşlar ihalelerle teşviklerle servetlerine servet kattı. Tarikat ve cemaatler birer holding haline geldi. Ve bütün bu süreçte işçilerin hak arama mücadelesinin önüne setler örüldü. Grevler yasaklandı. Sendikacılar tutuklandı. Yandaşlık yapmayan gazeteciler yargı sopasıyla hizaya getirilmeye çalışıldı.

Bütün bu dönüşüme eşlik eden en önemli olgu bugünkü rejime de karakterini veren gericiliğin emekçileri esir alma stratejisi idi. İtaat et, şükret vaazlarına, fıtrat ve takva nakaratları eşlik etti. Toplumu hizaya sokmanın biricik yolu ise toplumun yapı taşı olarak görülen ailenin geleneksel kodlarla yeniden kutsanması idi. Kutsal Aile ile birlikte cinsiyetçi işbölümü ve kadınların geleneksel rolleri yeniden gündemde. Ancak her zaman söylediğimiz gibi yağma yok. Ülkemizin asırlara dayanan aydınlanma mücadelesi ve birikimi, işçi sınıfının görkemli direnişleri ve mücadeleyle kazanılmış hakların törpülenmesi öyle kolay değil. AKP aile yılı ilan etti, kadınlar ise mücadele yılı…

O halde yeni dönemde barikatı nerede kuracağımızı da bir kez daha hatırlamak gerekir. Topyekün bir saldırı varsa bütünlüklü bir mücadele hattı örülmeli. Birincisi emperyalizmin bölgedeki saldırgan politikalarının ve işbirlikçilerinin karşısında konumlanacağız. Bölgede cihatçı çetelerin beslendiği, kadınlara cehennemin yaşatıldığı bir tabloyu şu veya bu nedenle olumlayan hiçbir siyasi tutum meşru görülemez. Daha açık ifade edelim bugün Suriye’nin başına çöreklenmiş El-Kaide artığı HTŞ ile el sıkışanların aynı zamanda kadınların eşitliğinden dem vurması ironiktir.

İkincisi her türlü gericiliğin karşısında aydınlanmayı savunacağız. Şer-i hukuka alan açan, anayasanın laiklik ve eşitlik ilkesini ayaklar altına alan fiili uygulamalar meşru değildir. Özgürlük istiyorsak amasız fakatsız laiklik kavgası vereceğiz. Gericilerin bir kısmını ehven-i şer gören politikaların kadınların özgürlük mücadelesinde yeri yoktur.

Öte yandan iktidar tarafından gündeme getirilen yeni anayasa girişimleri ancak ve ancak bu gerici rejimin tescillenmesi anlamına gelir. Anayasa tartışmaları iki sene önce doğrudan kadınları ve LGBTİ bireyleri hedef alan düzenlemelerle gündeme gelmişti. Görünen o ki AKP iktidarı benzer başlıklarda yol almakta ısrarcı. Kadınlar da geçit vermemekte…

Üçüncüsü emek mücadelesini başa yazacağız. Yoksullukla, işsizlikle, güvencesizlikle mücadele edeceğiz. Ülkemizin zengin kaynaklarının bir avuç para babasına peşkeş çekildiği, milyonlarca emekçinin ise yoksulluğa mahkum edildiği bir düzen meşru değildir. Bu düzende kadın istihdamı kılıfı altında sermayeye teşvik ve kaynak aktarılmasına hayır diyeceğiz. Kadınların çalışma ve aile hayatını uyumlulaştırma adı altında esnek ve güvencesiz çalışmayı kural haline getiren uygulamalara geçit vermeyeceğiz. Aile Yılı tam da bu gerçekleri örtmektedir, bu örtüyü kaldıracak, kadın erkek işçi sınıfının bütününe yönelen bu saldırıya dur diyeceğiz. ‘Hepimiz kadınız aynı saftayız’ ya da ‘kadın kadının yurdudur’ şiarı ile şu meşhur kız kardeşlik sloganının cazibesine kapılmadan, sınıf kardeşlerimize yüzümüzü döneceğiz. Fırsat eşitliği değil, insanın insanı sömürmediği gerçek eşitliği isteyeceğiz.

Son olarak eşitlikçi bir düzen ise hülyamız, örgütlü mücadelede ısrar edeceğiz. Bugünlerde moda deyim haline gelen aktivizm ya da aktivistlik mevcut düzenin sınırları içinde bir tepkiselliği öngörüyor, oysa ihtiyacımız olan emekçi sınıfların örgütlü ve dönüştürücü gücü. Yani devrimci gücü. Şimdi tam zamanı.

Reklam

Önceki Haberler

Bahçeli aylar sonra ortaya çıktı

28 Ocak'tan bu yana görüntü vermeyen MHP lideri Devlet Bahçeli, aylar sonra ilk kez ortaya…

4 Nisan 2025 14:53

Sağın demokrasi maskesi dökülüyor

Özelde AKP genelde ise İslamcılık, darbe-cunta karşıtlığı üzerinden kendilerini tanımlama “hakkını” çoktan yitirmiştir. 15 Temmuz…

4 Nisan 2025 14:32

Çin, ABD mallarına %34 ek gümrük vergisi uygulayacak

ABD Başkanı Donald Trump'ın yüzden fazla ülkeye ek gümrük vergileri uygulanacağıını açıklamasından sonra, dünya ticaretindeki…

4 Nisan 2025 14:12

Mahir Polat cezaevi hastanesinde: Heyet onayı bekleniyor

Sağlık sorunları yaşadığı halde Silivri Cezaevi'nde tutulan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ın ilk olarak…

4 Nisan 2025 12:48

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: ABD’nin gümrük vergisi Türkiye için kötünün iyisi

Donald Trump'ın birçok ülke için ek gümrük vergisi koyulduğunu açıklaması üzerine bir değerlendirme yapan Ticaret…

4 Nisan 2025 12:39

Suriye’deki aleviler BM’den yardım talep etti

Suriye’deki Alevi topluluğu, kendilerine yönelen baskı ve katliamlara karşı, Birleşmiş Milletler ve uluslararası insan hakları…

4 Nisan 2025 12:22
Reklam