Yunus Emre Vakfı’nın başkanı soygunu örtbas etmeye çalışmış
Yunus Emre Vakfı’nda milyonlarca liralık yolsuzluk iddiası büyüyor. Vakfın Başkanı Abdurrahman Aliy’nin, naylon faturalarla yapılan soygunu “gerçek alışveriş” gibi göstermeye çalıştığı ortaya çıktı. Skandala adı karışan bazı üst düzey yöneticiler ise hâlâ yargılanmıyor.
BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre, 2024’ün sonunda kamuoyuna yansıyan sahte fatura skandalında yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. Türkiye’nin yurt dışındaki kültürel faaliyetlerinden sorumlu Yunus Emre Vakfı, tabela şirketlerden alınan naylon faturalarla soyuldu. Vakfın kasasından büyük miktarda para usulsüz biçimde dışarı aktarıldı.
Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişleri, 23 Aralık 2024’te bu skandalla ilgili belgeleri savcılığa iletti. Ardından 2 Ocak 2025’te yapılan polis operasyonlarında çok sayıda kişi gözaltına alındı ve 23 kişi hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarından iddianame hazırlandı.
Hazine ve Maliye Bakanlığı da yaz aylarında vakıf hakkında inceleme başlattı. 26 Temmuz 2024’te gönderilen resmi yazıyla, sahte fatura kesen tabela şirketlerle ilgili açıklama istendi.
Vakıf Başkanı Abdurrahman Aliy ise henüz skandal kamuoyuna yansımadan, 22 Ağustos 2024’te ıslak imzalı bir cevap yollayarak bu faturaların gerçek olduğunu savundu. Yanıtta, “Vakfımız söz konusu ürünleri gerçekten aldı. Ödemeler banka üzerinden yapıldı” denildi.
Ancak vergi müfettişleri ve savcılık belgelerine göre, Aliy’nin “alındı” dediği ürün ve hizmetler gerçekte hiç var olmadı. Bazı şirketlerin, aldıkları ödemeleri daha sonra iade ederek suçlamaları kabul ettiği de ortaya çıktı.
Skandalın patlak vermesinin ardından Vakfa bağlı Yunus Emre Enstitüsü’nün iki önemli ismi istifa etti. Enstitü’nün Başkan Yardımcıları Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın’ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın istifalarını vererek görevlerinden ayrıldı. Ancak müfettişlerin savcılığa teslim ettiği belgelerde ve ödeme emirlerinde imzaları bulunan Rahmi Göktaş ile Abdullah Kutalmış Yalçın’ın ifadeleri alınmadı ve isimleri iddianameye de yazılmadı.
Ayrıca sahte faturaların ödenmesine onay veren Yunus Emre Vakfı’nın yönetim kurulu üyeleri de yargılanmıyor.
Vakfın karar defterinde imzası yer alan Şeref Ateş tutuklansa da imzası yer alan şu isimler yargılanmıyor:
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…
Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…
Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…