6 Şubat sonrası göç 5 kat arttı
Toplum Çalışmaları Enstitüsü'nün 6 Şubat depremleriyle ilgili yaptığı çalışma, deprem sonrası en çok göç veren illeri sıralarken, deprem yılı olan 2023'te yaşanan göçün uzun dönem ortalamasının 5,2 katına ulaştığı bilgisini paylaştı.
Ankara merkezli Toplum Çalışmaları Enstitüsü tarafından hazırlanan infografik, 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve toplamda 11 ilde ağır yıkımlar yaşatan Maraş merkezli depremlerin ardından, depremden etkilenen illerde yaşanan göç hareketliliğini verilerle ortaya koydu.
“6 Şubat Depremlerinin Nüfus Üzerindeki Etkisi ve Göç Hareketleri” başlıklı çalışmada, depremin nüfus hareketleri üzerindeki etkisi yıllara yayılan veriler üzerinden incelendi. Araştırma ve Veri Analizi Direktörlüğü’nün paylaştığı grafikler, deprem bölgesindeki illerin 2008 yılından bu yana net göç veren bölgeler olduğunu gösterirken, 2023 yılında yaşanan göçün olağan seyrin çok üzerine çıktığını gösterdi.
GÖÇLER ORTALAMANIN YAKLAŞIK 5,2 KATINA ULAŞTI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, deprem yılı olan 2023’te söz konusu iller, toplamda 293 bin 121 kişi net göç verdi. Deprem yılı hariç tutulduğunda ise bu illerin önceki yıllarda yıllık ortalama 55 bin 970 kişi net göç verdiği hesaplandı. Buna göre, deprem yılında gerçekleşen net göç miktarı, uzun dönem ortalamasının yaklaşık 5,2 katına ulaştı.
GÖÇEN HER DÖRT KİŞİDEN ÜÇÜ BÖLGE DIŞINA ÇIKTI
Verilen göçe dair rakamlar dikkate alındığında ise tablo daha da çarpıcı hale geldi. Sadece 2023 yılında depremden etkilenen 11 ilden toplam 739 bin 485 kişi ayrıldı. Bu kişilerin yalnızca 179 bin 528’i yine deprem bölgesindeki diğer illere göç etti. Böylece göç eden nüfusun sadece yüzde 24,3’ü deprem bölgesi içinde kalırken, büyük çoğunluğun bölge dışına çıktığı görüldü.
EN ÇOK GÖÇ VEREN İLLER
İnfografiğin sağ üst köşesinde yer alan tabloya göre, 2023 yılında 2022 nüfusu baz alınarak yapılan değerlendirmede, nüfusuna oranla en fazla göç veren iller sırasıyla Malatya, Hatay ve Adıyaman oldu. Çalışma, 6 Şubat depremlerinin yalnızca fiziksel yıkıma değil, bölgenin demografik yapısında da derin ve kalıcı etkilere yol açtığını gözler önüne sererken, afet sonrası göçün uzun vadeli sosyal ve ekonomik sonuçlarına da dikkat çekti.

