6 Şubat’ın yıldönümünde Hatay halkı tek ses, tek yürek: Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek
6 Şubat 2023 tarihinde yaşana büyük depremlerin yıldönümünde Hatay’da halk sokağa çıktı.
İskenderun ve Antakya’da yapılan yürüyüşlerde AKP iktidarının deprem üzerinden yarattığı rant sistemine, halkın sorunlarının hasır altı edilmesine, rezerv alan uygulamasına, TOKİ üzerinden yapılan şovlara halkın tepkisi ortaya çıktı.
“Unutmak yok, affetmek yok, helalleşmek yok”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Sesimi duyan var mı?” sloganlarının atıldığı yürüyüşlere yoğun bir katılım olduğu gözlendi.
İskenderun’da yapılan yürüyüşün sonunda basın açıklaması düzenlendi. Emek ve Demokrasi Güçleri adına yapılan basın açıklamasında şunlar kaydedildi:
“Üç yıl geçti ama bu enkaz hâlâ kalkmış değil. Bugün iktidar ekranlarda, törenlerde teslim edilen konut sayılarından, çekilen kuralardan bahsediliyor. Rakamlarda, istatistiklerde gerçeği göremezsiniz. Sahadaki gerçek soğuktur, çamurdur, karanlıktır ve bitmeyen bir bekleyiştir. Hatay’da hâlâ yüz seksen bine yakın insanın konteynerlerinde, çamur içinde, kışın soğukta, yazın sıcakta verdikleri yaşam mücadelesinden söz etmiyorlar. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un paylaştığı o ışıltılı drone görüntüleri ve reklam filmi gibi süslenmiş caddeler Hatay’ın gerçeği değil. O drone’lar neden arka bir sokağa girmiyor?
Onlar hızlı bina yapmakla bina övünüyor. Biz ise altyapısı olmayan, elektriği kesilen, kışın ortasında çocukları titreyen TOKİ’lerden bahsediyoruz. Antakya ve Samandağ günlerce karanlıkta bırakıldı. Hastalar cihazlara bağlıyken, yaşlılar mum ışığında beklerken bu karanlığın adı teknik arıza değil açık ihmaldir.
Onlar şehirleri inşa ediyoruz diyorlar, biz ise 3+1 evimizden edilip, mahalle kültürümüzden koparılıp daracık 1+1’lere mahkum edilişimizi izliyoruz. Komşuluk dağıtılıyor, mahalleler parçalanıyor, insanlar birbirinden koparılıyor. Oysa Hatay yüzyıllardır birlikte yaşamayı bilen bir şehirdi. Bu şehir sadece binalardan değil ilişkilerden, hafızadan, dayanışmadan oluşuyordu. Bugün bu hafıza da tehdit altında.
Onlar yolları asfaltlıyorlar. Ama sadece cumhurbaşkanı geçecek diye. Devlet erkânı enkaz görmesin diye brandalar çekiyorsunuz. Utanç duvarları örerek acıyı gizleyebileceğinizi mi sanıyorsunuz? Biz o brandaların ardındaki gerçeği her gün ciğerlerimizde hissediyoruz.
Şimdi karşımıza rezerv alanı denilen bir mülkiyet şekli çıkardınız. 6357 sayılı kanunda yapılan o karanlık değişiklik ile üzerinde yaşam sürdürdüğümüz tapulu ve hasarsız binalarımıza boş arazi muamelesi yapıyorsunuz. İnsanlar evlerinin durumun gece yarısı gelen kısacık bir mesajla öğreniyor. Bu bir kentsel dönüşüm süreci değil. Bu insanların borçlandırılarak yerlerinden edildiği, ödeme gücü olmayanların mülklerinin hazineye devredildiği modern bir tehcir uygulamasıdır.
Şehrin en değerli alanlarını inşaat rantına açmak için vatandaşın mülkiyet hakkını yok sayıyorsunuz. Tarihi mirasımıza hafriyat, mahallelerimize enkaz, bize de kendi yurdumuzda yabancı muamelesi yaptınız. Ama şunu bilin, şehir sadece betondan ibaret değildir. Şehir, komşudur, sokaktır, hafızadır. Hafızamızı teslim etmeyeceğiz.
Hesap sorulmayan her can bir adalet borcudur. Bugün hâlâ aramızda sevdiklerinin mezarı olmayan dostlarımız var. Tüm deprem bölgesinde 38’i çocuk olmak üzere 145 canımız kayıp. Akıbetleri belirsizliğini koruyor. Bir mezar taşı bile olmayan insanların hesabı verilmeden afet yönetiminden başarıyla bahsedemezsiniz. Bu kayıplar depremin değil yönetilemeyen bir sürecin sessiz belgesidir.
Suruyoruz: Depremzedeler için toplanan milyarlarca lira nereye gitti? Bu paraların akıbetini araştıralım diyen Meclis önergeleri neden Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddediliyor? Halkın parasının hesabını halka vermekten neden korkuyorsunuz?
Sadece canlarımızı değil geleceğimizi de tehdit ediyorsunuz. Taş ocaklarının, beton santrallerinin yarattığı vahşi toz bulutları Hatay’ın havasını, çocukların sağlığını yok ediyor. Çocuklarımız hâlâ konteyner okullarda, şantiyelerin içinden çamurda yürüyerek eğitim almaya çalışıyor. Bu mu sizin vaat ettiğiniz gelecek?
Ve sonuç: unutmadık, affetmiyoruz, helalleşmiyoruz.
Biz imar aflarını verenleri unutmadık, affetmeyeceğiz.
Biz internet bantlarını kısıtlayanları unutmadık, affetmeyeceğiz.
Biz yardım konvoylarını yolda tehdit edenlerin unutmadık, affetmeyeceğiz.
Biz çadır satanları unutmadık, affetmeyeceğiz.
Bizi gariban kıldınız diyenleri unutmadık, affetmeyeceğiz.
Bizi birbirimizden ayırmaya, mahallelerimizi dağıtmaya, acımızı brandalarla örtmeye çalışsalar da biz kadim Hatay ruhuyla buradayız. İktidarın yapamadığını biz birbirimize yapacağız. Yaralarımızı biz saracağız. Ama bu hesabı asla kapatmayacağız.
Sorumlular, imza atanlar, yardım ulaştırmayanlar, çadır satanlar ve bu yıkımdan rant devşirenler yargılanana kadar bu enkaz kalkmış sayılmayacak.
Bizim yasımız adalet yerini bulana kadar bitmeyecektir.
Sesimiz o betonların altındaki sessiz çığlığın sesi olmaya devam edecektir. Bu ses adalet yerini bulana kadar da susmayacaktır.
Ne unuttuk ne affettik ne de helalleştik.
Hatay yaşamalı, Hatay yaşatılmalı.”
Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, ABD ile diyaloğa yeşil ışık yakarken anayasal…
AYM, 2019 yerel seçimleri gecesi Anadolu Ajansı’nın yaklaşık 13 saat süren veri kesintisinin KRT Televizyonu’nun…
İngiltere'de Greater Manchester ve Bölgesi Yahudi Temsilciler Konseyi, Filistin'deki soykırıma dikkati çeken Manchester City Teknik…
AKP’den istifa eden Mücahit Birinci, PKK lideri Abdullah Öcalan’la ilgili devam eden ‘umut hakkı’ tartışmalarına…
Avustralya'nın Queensland eyaletinde yaşayan 27 yaşındaki Ethan Burns-Dederer’ın, çocuk istismarıyla bağlantılı olarak gözaltına alındığı ve…
Cumhur İttifakı ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “erken seçim gündemde değil” açıklamasına rağmen AKP Genel…