62. Münih Güvenlik Konferansı’nın gösterdikleri

Bu sene 62'incisi düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı AB-ABD gerilimine sahne oldu. Rusya ve İran'ın davet edilmediği konferans, yoğun proestolar eşliğinde gerçekleşti.

62. Münih Güvenlik Konferansı’nın gösterdikleri

Almanya’da 62’ncisi düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı yoğun protestolar eşliğinde tamamlandı. İlk kez 1963’te toplanan Münih Güvenlik Konferansı, önde gelen kapitalist ülkelerin güvenlik ve strateji alanında bir koordinasyon platformu olma niteliğini taşıyor.

Almanya’nın, Ukrayna savaşının başlamasının ardından Rusya’yı ve son dönemde İran’ı davet etmemesi konferansın eski etkisinden uzaklaşmasına neden olmuştu. Fakat ABD’de Donald Trump’ın başkan olmasıyla ortaya çıkan AB-ABD gerilimi konferansın ana gündemini oluşturdu.

Bu yılki Konferansa adını veren “Under Destruction” yani “Yıkım Altında” cümlesi kapitalizmin dünyayı getirdiği yeri tarif etmek için değil, ABD’nin uluslararası kapitalist sistemin bilinen kurallarını sarsılmasıyla ilgiliydi.

MARCO RUBİO: ABD, AVRUPA’YI KOMÜNİZM TEHLİKESİNDEN KURTARDI

Konferans’ta söz alan liderler genellikle ABD ve AB arasında kurulacak yeni ilişki biçiminin gelecekte nasıl olacağı üzerine konuşmalar gerçekleştirdiler. ABD’nin Dışişleri Bakanı Marco Rubio konuşmasında, Münih Güvenlik Konferansı’nın ilk toplandığı yıl olan 1963 yılındaki dünyanın durumunu hatırlatarak “komünizm ile özgürlük arasındaki çizgi Almanya’nın kalbinden geçiyordu” diyerek “binlerce yıllık Batı medeniyeti tehlikede” olduğuna işaret etti. ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa ile birlikte hareket ederek Batı medeniyetini komünizm tehlikesinden koruduklarını iddia etti.
Rubio konuşmasında, Avrupa yönetimlerini, Hristiyanlıktan sapmak, göçmenlere teslim olmakla suçlayan ifadeler kullanırken “Ama biz Avrupa’dan doğduk, birbirimize aitiz” diyerek daha önce Trump’ın biz gidersek “Rusya’yla baş başa kalırsınız” tehdidinden farklı bir çizgide sürdürdü.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise, “Avrupa savunmasını ABD’den tam özerk hale getirmek istiyorsa AB hükümetleri hemen milli gelirlerinin yüzde 10’unu NATO’nun silahlanma bütçesine ayırmak zorunda” diyerek, ABD’nin yeni stratejisine destek verdi.

Mark Rutte’un konuşmasına destek İngiltere Başbakanı Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Almanya Başbakanı Merz olmak üzere Avrupalı diğer liderlerden geldi. Liderler, Avrupa’nın ABD’ye bağımlılığın azaltılması konusunda uzlaştıkları imajını verirken, NATO’daki Avrupa etkisinin artırılması konusunda benzer ifadeler kullandılar.

TÜRKİYE DÜŞÜK TEMSİLİYET İLE KATILDI

Türkiye Münih Konferansı’na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MİT Başkanı İbrahin Kalın, Erdoğan’ın Güvenlik ve Dış Politika Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ve TBMM’deki siyasi parti ve komisyon üyeleriyle katılım sağladı. Ancak konferansa Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MSB Yaşar Güler’in katılmaması Türkiye’nin Konferans’a düşük temsiliyetle katılmayı tercih ettiği yönünde yorumlandı.

Konferansta söz almayan Türkiye heyetinin SDG lideri Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in konferansa davet edilmeleri nedeniyle bu tavrı sergilediği düşünülüyor.

KONFERANS’TA SURİYE’DEN ŞEYBANİ, ABDİ VE AMED VE MARCO RUBİO İLE GÖRÜŞTÜ

Münih Güvenlik Konferansı kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerden biri de, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun HTŞ’li Esad Hasan Şeybani ve SDG’li Mazlum Abdi ile bir araya gelmesiydi.

Şam hükümetinden yapılan yazılı açıklamada, Şeybani başkanlığındaki heyetin, Münih Güvenlik Konferansı sırasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile görüştüğü; toplantıda Suriye’nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne vurgu yapıldığı, en önemli yerel ve bölgesel gelişmelerin ele alındığı belirtildi.

Mazlum Abdi ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, toplantının “varılan entegrasyon anlaşmasının uygulanmasında kaydedilen ilerlemeleri ele almak” amacıyla gerçekleştirildiğini belirtti. Abdi, Rubio ve Şeybani ile “çok verimli” bir görüşme gerçekleştirildiğini ifade ederek, üstlendiği rol nedeniyle ABD’ye teşekkür etti.

BARRACK: “BİR RESİM BİN KELİMEYE BEDELDİR”

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da görüşmeye ilişkin sosyal medyada yaptığı açıklamada görüşme için “bir resim bin kelimeye bedeldir. Yeni bir başlangıç” şeklinde olumlu ifadeler kullandı.

Tom Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ve hükümetinin, Esad’ın devrilmesinde rol oynayan Ahmed Şara’yı ve radikal İslamcı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) milisleri öncülüğündeki muhalif grupları desteklediklerini belirtirken, Şara’nın geçiş hükümetine desteklerinin devam edeceğini belirtti.

KONFERANS DEVAM EDERKEN DIŞARIDA BÜYÜK PROTESTO YÜRÜYÜŞLERİ DÜZENLENDİ

Diğer yandan, konferansın başlamasıyla birlikte kent merkezinde büyük protesto eylemlerinin düzenlendiği görüldü.

NATO Güvenlik Konferansı’na karşı eylem ittifakının çağrısı ile öğlen saatlerinden itibaren Münih Karlsplatz’da bir araya gelen protestocular, burada yapılan konuşmaların ardından Marienplatz’a doğru yürüyüşe geçti.

Yürüyüş boyunca NATO ve ABD emperyalizmine karşıtı sloganlar atan protestocular, Filistin ve Küba’yla dayanışma mesajlarını ilettiler.