9 Mayıs Zafer Günü: Teslim olmayan insanlık!

On milyonlarca insanın yaşamını yitirdiği, nükleer bombalar da dahil olmak üzere her türlü silahın kullanıldığı, insanlık tarihinin bugüne kadar gördüğü en korkunç ve yıkıcı savaş, bundan 81 yıl önce Nazi Almanyası’nın kayıtsız şartsız teslim olduğu 9 Mayıs günü, Kızıl Ordu’nun büyük zaferi ile sona erdi.

9 Mayıs Zafer Günü: Teslim olmayan insanlık!

DEMİR SİLAHTAR

Finans kapital diktatörlüğünün en gerici ve aşağılık biçimi olan faşizmin küresel egemenlik hırsları ile onu Sovyetler Birliği’ni yok etmesi için palazlandıran Amerika Birleşik Devletleri, Büyük Britanya ve Fransa’nın kışkırtmalarının dolaysız ürünü olan bu savaşın tartışmasız en temel unsuru, Sovyet halkının faşist saldırganlığa karşı verdiği Büyük Vatanseverlik Savaşı’ydı.

Faşizme karşı mücadelenin esas yükünü SSCB taşıdı. Savaşın en önemli ve tayin edici muharebeleri Sovyet-Alman cephesinde yaşandı. 27 milyon Sovyet yurttaşı hayatını kaybetti. En üstün silahlarla donatılmış ve Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunu adeta bir piknik havasında ele geçirmiş olan Alman tümenlerinin savaşın ilk haftalarındaki hızlı ilerleyişine rağmen, Hitler’in yıldırım savaşı Kızıl Ordu’nun ve Sovyet halkının çelik duvarında parçalandı. Stalin önderliğindeki Bolşevik Parti, ekonomiyi seferber etmek ve ulusal ekonomiyi savaş durumuna geçirmek için muazzam bir çaba sarf etti. Sanayi işletmelerinin ülkenin batı bölgelerinden güney ve doğu bölgelerine tahliyesi, niteliği, hızı ve ölçeği bakımından dünya tarihinde halen eşi benzeri görülmemiş bir olaydır. Bu sayede 1941 Aralık ayı gibi erken bir tarihte, başkent Moskova’yı ele geçirmesi an meselesi görünen Wehrmacht Kızıl Ordu’nun güçlü karşı saldırısıyla püskürtülürken Nazi Almanyası’nın yenilmezliği efsanesi de tarihe karıştı.

Bir yıl sonra, Stalin’in ünlü 227 no.lu “Ni şagu nazad! (Bir adım bile geri çekilmek yok!)” emrine tereddütsüz uyarak kahramanca direnen Sovyet halkı, Stalingrad’da işgalcilere yenilginin, kuşatılmanın ve teslimiyetin utancını tattırdı. 1943’te, dünya savaş tarihinin en büyük muharebesi kabul edilen Kursk Muharebesi’nde, Hitler’in cihan hakimiyeti umutları Sovyet T-34 tanklarının paletleri altında paramparça edildi. Anavatanı düşmandan temizleyen Kızıl Ordu bundan sonra attığı her adımda yine büyük bedeller ödeyerek ve ödeterek Avrupa’yı faşizmden kurtardı. Reichstag üzerinde dalgalanan Kızıl Zafer Sancağı, Nazizm’e savaşı sona erdirirken faşist Japon militarizminin yenilgisini de müjdeliyordu.

9 Mayıs 1945 zaferi, günümüz anti-komünist propagandasının uydurduğu gibi bir takım “tesadüflerin” eseri değildi, doğrudan 1917 Büyük Ekim Sosyalist Devrimi’nin meyvesiydi. Ülkenin tüm emekçilerini birleştiren, tüm halklarını birleşik bir aile halinde kaynaştıran Marksist-Leninist fikirlerin gücü, faşist ırk üstünlüğü safsatalarının karanlığını yerle bir etti. Büyük Zafer, Komünist Parti’nin öncülüğündeki Sovyet halkının yurtseverliğinin, manevi ve ahlaki üstünlüğünün sonucuydu.

Hitler’in kitleleri Almanya’nın amacının Rusya’yı “Yahudi-Komünist liderliğinden” kurtarmak olduğu konusunda efsaneler yayarak Komünist Parti’ye karşı kışkırtma ve Sovyet toplumunu bölme çabaları başarısız oldu. Banderacı, Vlasovcu, Turancı ve benzeri Nazi işbirlikçisi faşist ihanet şebekeleri farklı uluslardan ve envai çeşit etnik gruptan oluşan rengarenk Sovyet halkının Komünist Parti’nin kızıl bayrağı altında kenetlenmesini engelleyemedi.

Komünistler cephe boylarında Kızıl Ordu’nun ve halk milislerinin, cephe gerisinde de partizan birliklerinin omurgasını oluşturdu. On binlerce komünist, işgalcilere karşı ülke çapında direnişe önderlik etmek için gönüllü olarak düşman işgali altındaki topraklarda kaldı. Düşman hatlarının gerisinde yüzlerce parti ve komsomol örgütleri faaliyet gösterdi. Düşman garnizonlarına saldırılar düzenleyerek, demiryolu hatlarını sabote ederek ve işbirlikçileri cezalandırarak faşistlere önemli darbeler indirdiler. Savaş boyunca yaklaşık üç milyon komünist, faşizme karşı dövüşürken can verdi.

Sovyet halkının faşizme karşı zaferi, insanlığı faşist köleliğin tehdidinden kurtarmış, savaş sonrasında emperyalizmin karşısına sosyalist devletlerden oluşan bir topluluk çıkmasını sağlamış, küresel sömürge sisteminin çöküşünün koşullarını yaratmıştır.
Bugün bu kez Ukrayna savaşı bahanesiyle tüm dünyada yine ABD ve AB emperyalizmi eliyle anti-sovyetizm ve anti-komünizm köpürtülmekte, İkinci Dünya Savaşı’nın tarihi bin bir çarpıtmayla yeniden yazılarak Banderacıların ve faşist katillerin eylemleri aklanmaya çalışılmaktadır.
Faşizmin ve emperyalizmin karanlık orduları Ukrayna’da, Gazze’de, Lübnan’da, Venezuela’da, İran’da bugün de terör estirmeye, ülkeleri işgal etmeye, çocukları katletmeye devam ederken faşizme karşı Büyük Zaferimizin karartılmasına, kahraman Sovyet halkının ve önderliğinin yalan ve iftiralarla karalanmasına geçit vermeyeceğiz!