ABD'nin barbarlığı sürüyor: Küba'ya gönderilen 3 milyon dolar değerindeki yakıta el konuldu

ABD'nin Küba'ya gönderilmek üzere hazırlanan yaklaşık 3 milyon dolar değerindeki 90 biyodizel sevkiyatına el koymasının ardından Havana yönetiminden açıklama geldi. Küba Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O Levy, sevkiyatların devlet şirketleriyle bağlantılı olduğu iddiasını reddetti. ABD'nin petrol ablukasının ülkedeki enerji krizini derinleştirdiğini belirten Bakan, ithal edilen yakıtın ülke ihtiyacının yüzde 3'ünü bile karşılamadığını söyledi.

ABD'nin barbarlığı sürüyor: Küba'ya gönderilen 3 milyon dolar değerindeki yakıta el konuldu

Küba yönetimi, ABD’nin Eylül ayında ülkeye gönderilmek üzere hazırlanan biyodizel sevkiyatlarına el koymasına ilişkin suçlamaları reddetti. Küba Enerji ve Madenler Bakanı Vicente de la O Levy, Reuters’a verdiği röportajda, durdurulan yakıt sevkiyatlarıyla Küba hükümetinin herhangi bir bağlantısı bulunmadığını savundu.

ABD yönetimi, geçen hafta yaptığı açıklamada toplam değeri yaklaşık 3 milyon doları bulan 90 ayrı biyodizel sevkiyatına el konulduğunu duyurmuştu. Washington, sevkiyatların ABD yaptırımları kapsamında bulunan Küba devlet enerji şirketi ENETEC ile bağlantılı sözleşmeler çerçevesinde gerçekleştirildiğini ileri sürmüştü.

Bakan de la O Levy, ABD İç Güvenlik Bakanlığı tarafından durdurulan sevkiyatlar hakkında bilgi sahibi olmadığını söyledi. ENETEC ile herhangi bir sözleşme yapılmadığını belirten Bakan, ülkedeki hiçbir devlet şirketinin yakıt tedarikine yönelik sözleşme yapmayı başaramadığını ifade etti.

ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu ülkesinden kaçırmasının ardından Küba’ya yönelik petrol sevkiyatlarına getirdiği kısıtlamalar krizi ağırlaştırdı. Yakıt, elektrik ve su sıkıntısının yanı sıra artan fiyatlar Küba’da yaşam koşullarını zorlaştırırken, Washington yönetimi sadece özel sektöre benzin ve dizel gönderilmesine izin veriyor.

ENETEC S.A. İLE SÖZLEŞME YAPILMADI

Kübalı Bakan, ABD’den gelen yakıt miktarının ülkenin enerji ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı. Bakan de la O Levy, ülkeye giren miktarın yakıt ihtiyacının yüzde 3’ünü bile karşılamadığını belirtti.

Küba yönetimi ve Birleşmiş Milletler, ABD’nin yakıt sevkiyatlarını sınırlandırmaya yönelik uygulamalarını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Washington yönetimi ise Küba hükümetine yönelik ekonomik baskı politikasını sürdürüyor.

ABD yaptırımları, Küba’nın nikel ve kobalt madenciliği faaliyetlerini de güçleştiriyor. Kanadalı Sherritt International şirketi, yılın başında ABD yaptırımları nedeniyle Moa’daki faaliyetlerini askıya aldığını duyurmuştu.

Şirket, Mayıs ayında ABD merkezli Gillon Capital ile madencilik faaliyetlerindeki payının satılmasına yönelik anlaşma imzaladı. Gillon Capital’ın başkan yardımcılığını ABD Başkanı Donald Trump’ın destekçilerinden Ray Washburne yürütüyor.

ORTAK GİRİŞİM DEVRİ SÖZ KONUSU DEĞİL

Kübalı Bakan de la O Levy, olası hisse satışının Küba hükümetiyle kurulan ortak girişimin doğrudan devri anlamına gelmediğini vurguladı. Bakan, ABD’li şirketin satın alacağı şeyin ortak girişimdeki pay değil Sherritt’in hisseleri olduğunu açıkladı.

Enerji krizine karşı yenilenebilir kaynaklara yöneldiklerini belirten de la O Levy, 1.418 megavat kurulu güce sahip 144 güneş enerjisi santralinin devreye alındığını açıkladı. Ülkedeki elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ı yerli petrolden sağlanıyor.

Ülkede bir milyondan fazla elektrikli motosiklet ve üç tekerlekli aracın bulunduğunu belirten Bakan, küçük sağlık merkezleri ve doğumevlerinde yenilenebilir enerji sistemlerinin kurulduğunu söyledi. De la O Levy, çözümlerle adım adım ilerlediklerini ancak sürecin istenildiği kadar hızlı olmadığını kaydetti.