Reklam
Reklam

SEMİHA GÜNAL

Sosyalist Cumhuriyetin kurulduğu 1 Ocak 1959’dan bu yana emperyalistler bir an bile gözlerini Küba’dan ayırmadı. İşgal döneminde fuhuş, kumar ve eğlence adası yaptıkları Küba’nın kadınları, çocukları sömürdükleri bir ülkeden, devrim sonrası özgürlüğün, eşitliğin, onurun ülkesi olmasına doğru hızla yol almasını kaldıramadılar. Devrim, Küba’daki tüm ABD varlığını kamulaştırmış, kumarhaneleri kapatmış, kadınları fuhuşun gölgesinden kurtararak onları toplumun eşit yurttaşları haline getirmişti.

‘KADINLAR DEVRİMDEN SONRA KENDİLERİNİ BULDULAR’

Bundan on beş yıl kadar önce dönemin Küba büyükelçisinin eşi minik bir toplantıda Küba’da kadınların durumuna ilişkin sorularımızı yanıtlamıştı. Havana’da gördüğüm güler yüzlü, eğlenen kadınları aklıma getirerek insanların ekonomik durumları pek de iyi değilken nasıl böyle mutlu olduklarını sormuştum. Yanıtını hiç unutmadım: “Kadınlar devrimden sonra kendilerini buldular, emperyalizmin, kapitalizmin baskısı, ataerkini kutsayan yapısı ortadan kalkıp bazı işleri kamu üstlenince kadınlar, eğitimlerine, gelişmelerine, çocuklarına, sevgililerine ve elbette tüm topluma daha fazla önem vermeye başladılar. Ezilmeden, sömürülmeden yaşayınca mutlu olmaya çok zaman kalıyor, ambargo, bazı ürünlere erişememek pek de umurunda olmuyor insanın. Eşit, özgür bir ülkede yaşamak ve bunu sonuna kadar koruyacak direnci bulmak sadece kadınları değil erkekleri de mutlu kılıyor.”
Yıllardır süren ambargo ve direnen bir halk

Devrimden hemen sonra; ABD, Küba ile diplomatik ilişkileri sonlandırmış, Küba’ya seyahati yasaklamış ve kapsamlı bir ekonomik yaptırımlar listesi yayınlamıştı. Ardından bugün ambargo dediğimiz aslında bir halkı toplu olarak diz çöktürmeye çalışan kısıtlamalar başladı. Küba’nın en önemli gelir kaynaklarından biri şeker kamışıydı ve şeker kamışı ihracatının çok büyük bir bölümünü Amerika’ya yapıyordu ama ABD Küba menşeli herhangi bir malın satın alınmasını veya ithalatını da yasaklamıştı. Daha sonra da Küba’yı terörist ülkeler listesine alıp diğer ülkelerle olan ticareti de engellemeye uğraştı. Diz çöktü mü Küba halkı; HAYIR.

1990’lı yıllarda sosyalist bloğun çözülmesiyle büyük bir krizin içine düştü Küba. Dış ticaretinin büyük kısmını kaybetmiş ülke ekonomisi hızla küçülmeye başlamıştı, sosyalizmde ısrar ederek bu durumdan çıkabilmek için özel dönem olarak adlandırdıkları ekonomik yapıda büyüklü küçüklü değişiklikler yaparak halkı bu krizden çıkarmanın yolunu buldu.

Emperyalizmin tüm baskılarına rağmen kadın hakları, sağlık ve eğitimde dünyadaki pek çok ülkenin önüne geçmeyi becermişti Küba. Küba’da kadınların toplumsal hayattaki varlıkları gerçekten özenilecek durumda. Parlamentonun, kamu sektöründeki işgücünün yarısı, sağlık profesyonellerinin yaklaşık yüzde sekseni, eğitimde çalışan insanların yaklaşık yüzde yetmişi kadın. Neredeyse kadınların hepsi üniversite mezunu. Sağlık sektörünü onca ilaç ablukasına rağmen diğer ülkelerden tedaviye gelenlere hizmet edebilecek hale getirmişler. Türkiye’de bile insanlar kanser oldular mı ilk akla gelen “Küba’ya gitsek tedavisini yaptırabilir miyiz” oluyordu. Kendi okuma yazma seferberlikleri sırasında (çok düşük olan okuma yazma oranını yüzde 100’lere çıkarmışlardır) kolaylık yaratan bir yöntem bulmuşlar ve sonra etraflarındaki ülkelerin yoksul, okuma yazma bilmeyen insanlarına okuma yazma öğretmeye gitmişlerdi. “Si puedo” “Evet Yapabilirim” Venezuela’dan Arjantin’e kadar pek çok ülkenin eğitim sistemine girmişti. Özetle Küba eğitim ve sağlıkta başka ülkelere hizmet ihraç eden bir ülke haline gelmiş ve turizm gelirleriyle de ülkenin gereksinimi karşılanır hale gelmişti.

Covid 19 salgını başladığında kendi olanaklarıyla bu salgınla baş etmenin yolunu arasa da Küba, ambargonun etkisiyle ABD patentli ilaçların çoğuna ulaşamadı. Elbette sadece salgın olsaydı yine de ekonomisi kötüye gitmeyebilirdi ama sınırların kapatılmasıyla turizm gelirlerinde de büyük düşüş yaşanmıştı. Bu dönemi de Venezuela’nın ve dost ülkelerin desteği, dayanışması ve yapılan çeşitli anlaşmalarla atlatmaya çalışırken Önceki döneminde de Küba’ya çeşitli yeni yaptırımlar getiren Trump yeniden iktidara geldi ve emperyalizm yeni haydutça taktiklerini piyasaya sundu.

KÜBA’YA DÖNÜK ABLUKA VE ABD’NİN PETROL TAHAKKÜMÜ

3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ABD tarafından kaçırıldı. Hemen ardından zaten yıllardır tehdit ettikleri Küba’ya petrol gönderilmesinin önünü kestiler. Sadece Venezuela’dan gelen petrol kesilmedi aynı zamanda Trump’ın imzaladığı bir kararname ile Meksika gibi diğer petrol tedarikçisi ülkelere de gümrük vergisi konarak Küba’nın en önemli petrol damarları kesildi. Bu da ihtiyacının sadece dörtte birini karşılayacak kadar petrol üretebilen ülkenin daha çok petrole bağlı enerji üretimini köstekleyerek ülkenin kuşatılmasına neden oldu

ABLUKA HALK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR

JMKDD’nin açıklamasında (1) söylendiği gibi “Yaşananlar Küba ekonomisini derinden etkiliyor, birçok sektör durma noktasına geldi. Sağlık sektöründe öncelikli hastalara yönelik bir düzenleme yapıldı, kısıtlama getirildi. Kamu kurumları haftanın belli günleri açık kalabiliyorlar. Ulaşımda, doğalgaz ve elektrik kullanımında kısıtlamalarla karşı karşıyalar. Özellikle sağlık alanında tehdit altında olan kesimler var. Gebe kadınlar, kanser hastaları, elektrik kullanımına ihtiyaç duyan hastalar yaşam riski ile karşı karşıya kalmış durumdalar.”

Bütün bu olanların sosyalizmden vazgeçmeyen bir halkı teslim almak için yapıldığı artık su götürmez bir gerçek. Bu saldırı bir halkı topyekün yok etmek üzere planlanmış ve şu ana kadar bildiğimiz tüm sözleşmelere karşı insanlık dışı bir işgale, soykırıma dönüşmüştür.

KÜBA HALKI TESLİM ALINAMAZ

Bize düşen; bugüne değin dünyanın her yerindeki emekçilere umut olan, kadınların da hayatın her alanında özgürce var olabildiğini gösteren, düşlerimizi gerçekleştirme cesareti aşılayan, diz çökmeyen Küba halkının yanında olmak, destek vermek ve emperyalizmle mücadele etmek.

*Bu yazı Kadınların Sesi 40. sayıda yayımlanmıştır.

1-  https://kubadostluk.org/kubadan-elinizi-cekin-basin-toplantisi-gerceklestirildi/

Bu haber en son değiştirildi 31 Mart 2026 09:37 09:37

Reklam

Önceki Haberler

Yurttaşın ‘Çilingir sofrası’ paylaşımına soruşturma

Artvin’in Hopa ilçesinde yaşayan emekli Şükrü Mısırlıoğlu hakkında, sosyal medya paylaşımlarında “alkollü içki reklamı yaptığı”…

15 Mayıs 2026 16:58

Diyanet’ten dikkat çeken hutbe: Toplumun yapı taşı olan aile müessesesi zayıflatılmak istenmektedir

Bosch'un hayvan sevgisi temalı Anneler Günü reklamının kaldırılmasının ardından Diyanet dikkat çeken bir hutbe yayımladı.…

15 Mayıs 2026 16:54

TBMM’de stajyer öğrencilere istismar davasında istenen ceza belli oldu

TBMM'de stajyer kız öğrencilere cinsel istismar iddialarına ilişkin görülen davada savcı, 5 sanık hakkında 16…

15 Mayıs 2026 16:24

MHP’de bir il teşkilatı daha feshedildi

Daha önce İstanbul, Kütahya, Eskişehir, Kars, Çanakkale, Bilecik, Muğla, Bolu, Ardahan, Bingöl, Gaziantep ve Malatya…

15 Mayıs 2026 15:53

Okul saldırıları velilerin kaygılarını arttırdı

İstanbul Planlama Ajansı’nın okul saldırılarına ilişkin araştırmasına göre katılımcıların yüzde 88,8’i okullarda yaşanan olaylar nedeniyle…

15 Mayıs 2026 15:14

Kızılay Şube Başkanı’ndan şeriat propagandası: Erdoğan’a seslenilerek “Evde kalsın kızlar, ne olur Reis”

Kızılay Kayseri Şube Başkanı Cafer Beydilli’nin kadınların çalışma hayatından çekilmesini savunan ve şeriat çağrısı içeren…

15 Mayıs 2026 14:12
Reklam