AKP'li Külünk: Toplumdaki dip dalga tsunamiye dönüşmek üzere
AKP’nin eski milletvekillerinden Metin Külünk, “gençlerin umutsuzluğundan liyakat sorununa, AKP’nin toplumla bağının zayıflamasından İBB soruşturmasının kamuoyuna anlatılamamasına” kadar birçok başlığa değindi. Külünk, “Toplumdaki dip dalganın tsunamiye dönüşmek üzere olduğunu gören bir arkadaşımız var mı?” dedi.
T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Metin Külünk, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi soruşturmasının toplum nezdinde karşılık bulamamasının en önemli nedeninin iktidarın iletişim eksikliği olduğunu savundu. “Bu sürecin iletişimi noktasında ciddi boşluk bırakıldı. Sokak da bu boşluktan etkileniyor” dedi.
Külünk’ün dikkat çekici vurgularından biri gençlere ilişkin değerlendirmeleri oldu. Türkiye’de gençlerin önemli bir bölümünün yurt dışında yaşamak istemesini alarm verici bulan Külünk, iktidarın bu tabloyu küçümsemek yerine nedenlerini araştırması gerektiğini söyledi. “Gençler neden güven duymuyor? Neden iktidarla gençler arasındaki mesafe açılıyor? Bunları sorgulamamız gerekiyor” diyen Külünk, liyakat ve ehliyet eksikliğinin gençlerdeki umutsuzluğun temel sebeplerinden biri olduğunu vurguladı.
Külünk, iş bulamayan gençler ve mülakatlarda elendiğini düşünen ailelerin yaşadığı hayal kırıklığının siyasetin görmek zorunda olduğu bir gerçeklik olduğunu belirtti.
AKP’nin son yıllarda toplumdaki karşılığının zayıfladığı yönündeki değerlendirmeleriyle dikkat çeken Külünk, bu süreci ilk kez 2023 seçimlerinden sonra net biçimde gördüğünü söyledi. “2023 seçimlerinden sonra ‘eyvah’ dedim. Çünkü Ak Parti sosyolojisinin eridiğini gördüm” ifadelerini kullanan Külünk, daha sonra bu erimenin yalnızca partiyle sınırlı kalmadığını belirtti. “2024’ten beri sadece Ak Parti sosyolojisi değil, Erdoğan sosyolojisi de eriyor diyordum. Bugün artık iş erimenin de ötesine geçti” dedi.
Külünk’e göre CHP’nin yükselişinin temel nedeni muhalefetin başarısı değil, iktidarın boşalttığı alanlar. “CHP’nin iktidar umudunu güçlendiren CHP’nin yaptıkları değil. Bizim boşalttığımız alanlar üzerinden önce eleştirel, sonra tepkisel, ardından da cezalandırma psikolojisi oluştu” değerlendirmesinde bulundu.
Külünk, toplumda iktidara yönelik ciddi bir tepki biriktiğini ifade ederken, bunun sandığa gitmeme veya parlamentoda iktidarı zayıflatma şeklinde ortaya çıkabileceğini söyledi.
Külünk, İBB soruşturmasına ilişkin en büyük eksikliğin ise kamuoyunun ikna edilememesi olduğunu savundu. Soruşturmanın siyasi değil hukuki bir zeminde yürüdüğünü öne süren Külünk, buna rağmen toplumun önemli bir bölümünün farklı düşündüğünü kabul etti. “Bu meselenin iletişimi noktasında ciddi boşluk bırakıldı. Sokak da bu boşluktan etkileniyor” diyen Külünk, iktidarın süreci anlatmakta başarısız olduğunu söyledi.
Külünk, söyleşide Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne ve devlet bürokrasisine yönelik eleştiriler de yöneltti. AKP’nin içindeki siyasetin zayıfladığını vurgulayan Külünk, ortaya çıkan boşluğun bürokrasi tarafından doldurulduğunu belirtti.
“Kamu bürokrasisi içindeki bazı unsurlar hiç olmadıkları kadar güçlü hale geldi” diyen Külünk, siyasetle toplum arasındaki mesafenin açılmasının Türkiye açısından ciddi riskler yarattığını ifade etti.
Diyarbakır’ın Sur ilçesi Yapı Kredi Bankasının şubesine silahlı saldırı düzenlendi. Yolu trafiğe kapatan polis inceleme…
Laiklik Meclisi, kadınların çalışma hakkını hedef alan gerici videoyu paylaşan Kızılay Kayseri Şube Başkanı Cafer…
"Bugün Koç’un temsil ettiği değerlerin Türkiye’de kapitalizmin devamlılığı, sermayenin iktidarı, emperyalizme olan kopmaz bağlılık ve…
İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Orta Doğu'da füzelerin yeniden ateşlenmesinin ardından dikkat çekici bir mesaj…
Türkiye Diyanet Vakfı Genel Müdürü İzani Turan’ın vakfa ait sivil plakalı araçta çakar kullandığı ortaya…
İran ve İsrail'in karşılıklı saldırılarının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesini toplama kararı aldığı…