Altın Salon’daki Naziler: Viyana Filarmoni’nin kanlı tarihi
ALPEREN KANDEMİR
1842’de Carl Otto Nicolai öncülüğünde kurulan Viyana Filarmoni Orkestrası, tartışmalarıyla birlikte hâlâ varlığını sürdürmektedir. Kuruluşundan neredeyse 150 yıl sonra, 1997’de ilk kadın üyesini kadrosuna katan orkestra; cinsiyetçi tavrının yanı sıra Nazilerle olan ilişkisi nedeniyle de her yıl gündeme gelmektedir.
Her yıl 1 Ocak sabahı sanatseverlerin vazgeçilmezi olarak sunulan Viyana Filarmoni Orkestrası Yılbaşı Konseri, aslında sanıldığı kadar masum bir geçmişe sahip değildir. Geçtiğimiz yıl dünya çapında yaklaşık 50 milyon insanın izlediği konserin 87 yıllık geçmişi, karanlık hikâyelerle doludur.
Nazilerin 1938’de Avusturya’yı ilhak etmesinin ardından, Nazi kontrolüne giren Viyana sanat dünyası hızla bu yeni düzene uyum sağlamıştır. Bu süreçte orkestranın beş Yahudi üyesi toplama kamplarına gönderilmiş ve burada hayatını kaybetmiştir. 1942 yılına gelindiğinde ise 123 sanatçının 60’ı Nazi Partisi’ne üye olmuştur (1).
Nazilerin Polonya’ya saldırmasından birkaç ay sonra, 31 Aralık 1939’da bizzat Hitler tarafından kurulan Nasyonal Sosyalist bağış kampanyası Kriegswinterhilfswerk’e (Savaş Kış Yardım Fonu) kaynak sağlamak amacıyla düzenlenen Yeni Yıl konseri, 87 yıllık geleneğin ilki olmuştur.
İkinci konser 1 Ocak 1940’ta düzenlenmiştir. Savaşın şiddetini artırdığı bu günlerde Viyana gazeteleri etkinliği “Viyana eğlencesi” olarak adlandırmıştır. Bu “eğlence” Naziler tarafından sahiplenilmiştir. 1940’taki konser, Nazilere bağlı Kraft durch Freude yararına yapılmıştır. 1945’e kadar bu kurum yararına düzenlenen konserler, Viyana Filarmoni Orkestrası tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.
Sovyetler Birliği öncülüğündeki Müttefik ordularının Berlin’e girerek Nazi Almanyası’nı yenmesi ve Hitler’in intiharı sonrasında, Viyana Filarmoni Orkestrası üyelerinin geleceği konusunda da bir belirsizlik hâkim olmuştur.
1945’e gelindiğinde Berlin Filarmoni’nin 110 müzisyeninden yalnızca 20’si Nazi Partisi’ne üyeyken, bu oran Viyana Filarmoni’de daha önce de belirtildiği üzere yüzde 50 civarındaydı. Bu nedenle müttefikler, orkestranın geleceği konusunda ortak bir tutum benimseyememiştir. Avusturyalıların tepkisinden çekinen müttefik kuvvetleri, yalnızca ikisi SS üyesi olan dört müzisyeni ihraç etmiş, 14 müzisyeni ise emekliye ayırarak orkestradan uzaklaştırmıştır.
1952 yılına gelindiğinde Viyanalıların yüzde 52’si, orkestranın Nazileşmiş hâliyle konserlerine devam etmesini istemiştir. Öyle ki Nazi işgali döneminde Hitler Gençliği’ne üflemeli çalgı eğitimi veren Helmut Wobisch, 1953’te orkestranın yöneticiliğine yükselmiş ve bu görevi 1969’a kadar sürdürmüştür (2).
GÜNÜMÜZ
Bugünden geriye bakıldığında, Viyana Filarmoni Orkestrası’nın kanlı tarihi bir tür eğlence aracına dönüşmüş; sanatın piyasalaşmasıyla birlikte konserler birer statü göstergesi hâline gelmiştir.
Geçtiğimiz günlerde 87. Yılbaşı Konseri’ni veren orkestranın bu yılki şefi Yannick Nézet-Séguin, yaptığı açıklamada müziğin barışa hizmet etmesi gerektiğini ve bu konserdeki amacının da bu olduğunu ifade etmiştir.
Nézet-Séguin, ne acıdır ki piyasalaşmış sanatın evrensel değerleri nasıl tahrip ettiğini göremeyerek, küçük burjuva bir iyimserlikle, dünyanın en tartışmalı müzik kurumlarından biri olan Viyana Filarmoni Orkestrası’nda bu çağrıyı yapmıştır.
1- https://www.wienerphilharmoniker.at/en/orchestra/history/nationalsozialismus
2- https://wph-live.s3.amazonaws.com/media/filer_public/d9/44/d94407f3-0f3b-4a9e-a549-31ffee31cf56/ns_rath_entnazifizierung_en_v01.pdf
Bu haber en son değiştirildi 2 Ocak 2026 00:12 00:12
Emeklinin Sesi Derneği, yeni yıla İstanbul Kadıköy'de oturma eylemi yaparak girdi.
2025 yılının son gününde Türkiye Komünist Hareketi Genel Başkanı Aysel Tekerek’le röportaj gerçekleştirdik. 2026 yılına…
Özel Okmeydanı Hastanesi’nde 51 gün süren direniş, sağlık emekçilerinin kararlılığıyla zafere ulaştı. Ücret gaspına karşı…
Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler, üniversite hastaneleri ve özel sağlık kuruluşlarında…
Anayasa Mahkemesi, yargılama sonunda verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da…