Reklam
Kategoriler: Gündem

Bakan Tekin, laikliğe sahip çıkan aydınlara dava açacak

Reklam

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, aralarında sanatçı, akademisyen, gazeteci, hukukçu, eğitimci, siyasi parti ve meslek odası temsilcilerinin bulunduğu 168 aydın tarafından imzalanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metne dava açacağını duyurdu.

Metin, yayınlandıktan kısa süre sonra yurttaşlar tarafından da imzalanmış ve destek görmüştü.

Metnin, MEB tarafından okullara gönderilen ve medyada “Ramazan Genelgesi” adıyla yer alan “Ramazan Ayı Etkinlikleri Kılavuzu”na yönelik hazırlandığını ileri süren Tekin, metni, içinde yer almayan ifadeler üzerinden eleştirerek konuyu “28 Şubat” sürecine getirdi.

“LAİKLİĞİ TANIMLAMA HAKKINI ONLARA KİM VERİYOR?”

“Genelgeyi eleştirenlerin genelgenin içeriğini saptırdığını ve metinde olmayan detayları provokasyon niyeti ile varmış gibi aktardığını” öne süren Tekin, TGRT’ye yaptığı açıklamada, “Bazı gazeteler genelgede ortaya koyduğumuz amaçlarla ilgili tek kelime etmiyorlar. Bunun yerine uydurdukları birtakım iddiaları genelgede varmış gibi yayımlıyorlar. Hukuk devleti ve laikliği tanımlama hakkını onlara kim veriyor? Bu konuda 25 yıl ders verdim. Öğrencilerin fotoğraflarını paylaşacaklarına dair iddialar ortaya atıyorlar” dedi.

“BEN DE DEMOKRATİK HAKKIMI KULLANIYORUM”

Tekin, genelgenin “gönüllülük esasına dayalı” olduğunu iddia ederek, “Gönderdiğimiz genelgenin neresinde bu var? Örnek etkinliklerin içinde böyle bir şey yok. Yazının sonunda şunu söylüyoruz: Bu etkinlikler gönüllülük esasına göre yapılacak, bahsettikleri tarzda ‘not verilecekmiş, fotoğraf çekilecekmiş’ benzeri uygulamaları hiçbirisi yok. Ya okuma yazma bilmiyorlar ya da okuduklarını anlamıyorlar. Hiçbirini ciddiye almıyorum. 168 imzalık laikliği savunuyoruz bildirisinde geçen ifadeler nedeniyle de yargı sürecini başlatıyorum. Bu bana 28 Şubat sürecini hatırlattı. Niyet okumaya dayalı kötü niyetli bir bildiri. Onlar nasıl demokratik haklarını kullanıyorlarsa ben de demokratik hakkımı kullanacağım” sözlerini kullandı.

“NİYET OKUMAYA DAYALI” DEDİ

Sözlerinin devamında “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metni için “Niyet okumaya dayalı, kötü niyetli bir bildiri” diyen ve daha sonra kendisi niyet okuyan Tekin, “Bunların gözünde Noel, Cadılar Bayramı kutlamak laikliğe aykırı değil ama kültürel mirasımızın devamı, Ramazan etkinlikleri konusuna gelince nedense laiklik akıllarına geliyor. Bu genelgenin içinde dini hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

ERDOĞAN DA HEDEF ALMIŞTI

Öte yandan Erdoğan da dün metni hedef alarak, “Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayınladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerim milletimizin arasına nifak sokmasına insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

METİN NE SÖYLÜYORDU?

17 Şubat günü yayınlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnin, Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimlerin aralarında bulunduğu 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, eğitimci, hukukçu, siyasi parti ve meslek odası temsilcisinin imzasını taşıyordu.

İktidar çevrelerinin hedef aldığının aksine metinde Ramazan ayıyla ilgili herhangi bir ifade geçmezken, toplumun inanç değerlerine ilişkin hiçbir cümle de yer almıyordu.

Son dönemde laikliğe yönelik artan saldırılara dikkat çeken ve ülkenin ABD ile İsrail’in planları doğrultusunda bölgenin gerici bataklığa çekilmek istendiğini vurgulayan metin, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” mesajı veriyordu.

Açıklamanın tamamı şöyleydi:

“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!

Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.

Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.

Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.

Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.

Laikliği savunmak suç değildir.

LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!

Karanlığa teslim olmayacağız!”

Reklam

Önceki Haberler

PUSULA | Emperyalizmin kanlı kılıcı: NATO

Pusulamızın bu sayısında NATO’yu ve özelde ise NATO’nun geleceğini masaya yatırdık.

5 Nisan 2026 12:15

PUSULA | Ya ABD NATO’dan çıkarsa?

Türkiye'de gerçek bir bağımsız dış politikanın başlangıcı NATO üyeliğinin sona ermesiyle olacaktır. Ancak bu, büyük…

5 Nisan 2026 12:15

PUSULA | NATO’nun kimlik arayışı

Evet, artık ortak düşman komünizm yok. NATO bileşeni ülkelerinin, çok kutuplu bir dünya kapitalizminde çıkarları…

5 Nisan 2026 12:14

PUSULA | Türkiye’nin NATO’dan gördüğü zararlar

Çözüm, emperyalizmin bir başka biçimine sığınmak değildir. Çözüm, gerçek anlamıyla bağımsız, barışçıl ve halkların dayanışmasına…

5 Nisan 2026 12:13

PUSULA | NATO: Emperyalist kapitalist sistemin jandarması

NATO üyeliği, ülkeler için ulusal egemenliğin devredilmesi ve ordunun doğrudan Pentagon’a bağlanması anlamına gelmiştir. Türkiye’de…

5 Nisan 2026 12:12

TKH’den Trump Tower önünde NATO protestosu: Bu ülkenin güvenlik problemi NATO’dur!

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile düzenlenen eylemde okunan basın metninde temmuz ayında Ankara’da…

4 Nisan 2026 17:53
Reklam