Bakan Tekin eğitim hikayesi yazdıklarını iddia etti Cankurtaran’ın oğlunun fiziki yeterlilik testinde tam puan almasına rağmen sözlü mülakatta elenmesi üzerine yaptığı paylaşımda, “Sözün bittiği yerdeyiz. Sitemimiz büyük, kalbimiz kırık ama susmuyoruz” ifadeleri yer aldı. Cankurtaran, paylaşımında AKP’li Eyüp Kadir İnan, Hamza Dağ, Bilal Saygılı, Ceyda Bölünmez Çankırı, Alpay Özalan, Mahmut Atilla Kaya, Mehmet Ali Çelebi, Şebnem Bursalı ve Yaşar Kırkpınar’ı da etiketleyerek tepki gösterdi. “Liyakat ve adalet yok” tepkisi Oğlunun hakkının yendiğini savunan Cankurtaran, şu ifadeleri kullandı: “Yıllarımızı AK Parti’nin her kademesinde büyük bir inanç, sadakat ve emekle geçirdik. Bu hareketin bir neferleri olarak sadece kendimiz değil, ailemizle birlikte bu davaya gönül verdik, fedakârlık yaptık. Ama bugün, evladımız Kerem’in uğradığı açık bir haksızlık karşısında ne bir milletvekili ne il başkanlığı ne de genel merkez teşkilatı tek bir kelime etmiyor. Herkes susuyor.” Cankurtaran, yaşananlara ilişkin “Oysa biz sustuğumuzda değil, konuştuğumuzda bu davaya yakışırdık” diyerek, partide adalet ve liyakat ilkelerinin işlemediğini ima etti. Torpil iddialarına aileden yalanlama Ayşe Cankurtaran’ın paylaşımının gündem olmasının ardından bazı medya organlarında “AKP'li aile torpil istedi” yönünde haberler yayımlandı. Baba Günay Cankurtaran da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla torpil iddialarını yalandı.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AKP Grup Toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Tekin, okullara gönderilen ‘Ramazan genelgesi’ni savunmaya devam ederek “Çocuklarımızın değerlerini içselleştirdiği eğitim ortamını oluşturmak bizim görevimiz. Yaptığımız şey kanunlarımıza ve anayasamıza uygun. Türkiye’de kimsenin anayasayı yorumlama tekeli yok. Davamızı açtık, kimin gerici olduğunu göreceğiz” dedi.
Konuyla ilgili MHP lideri Devlet Bahçeli’nin dün yaptığı destek konuşması için de “kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Devlet adamına yakışır ciddiyetle sürece sahip çıkan açıklama yaptı” diyen Tekin, “Yaptıklarımızın kanunlara ve anayasaya uygun olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum” iddiasında bulundu.
“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiriye imza atan aydınlara da dava açtıklarını söyleyen Tekin, “Davayı da açtım arkadaşlar. Türkiye’de kimsenin Anayasa’yı yorumlama tekeli yoktur. ‘Anayasa’yı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, bizim istemediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın ve azınlıktır’ deme hakkı yoktur. Bu bir hakarettir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, velilerimizin hakkını sorumak için böyle bir adım attım. Kimin gerici, yobaz olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99’u Müslüman olan bir toplumu azınlık kategorisine sokuyor. Bu anlamda, hakaretle muhatap olan herkesin kişisel olarak bu anlamda yargıya başvurması gerektiğini düşünüyorum.”
17 Şubat günü yayınlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metni, Korkut Boratav, Taner Timur, Cem Eroğul, Alaeddin Şenel, Oğuzhan Müftüoğlu, Hayri Kozanoğlu, İlhan Cihaner, Merdan Yanardağ, Müjde Ar, Ayşe Kulin, Ahmet Telli, Melike Demirağ, Rutkay Aziz, İlkay Akkaya, Şükrü Erbaş, Onur Akın, Şenal Sarıhan, Emin Koramaz, Canan Güllü, Ahmet Karagöz ve Timur Soykan gibi isimlerin aralarında bulunduğu 168 yazar, sanatçı, akademisyen, gazeteci, eğitimci, hukukçu, siyasi parti ve meslek odası temsilcisinin imzasını taşıyordu.
Açıklama, laikligisavunuyoruz.org sitesinde yayınlandıktan sonra on binlerce yurttaş tarafından da imzalandı. 25 Şubat itibariyle güncel imza sayısı 50 bine yaklaştı.
İktidar çevrelerinin hedef aldığının aksine metinde Ramazan ayıyla ilgili herhangi bir ifade geçmezken, toplumun inanç değerlerine ilişkin hiçbir cümle de yer almıyordu.
Son dönemde laikliğe yönelik artan saldırılara dikkat çeken ve ülkenin ABD ile İsrail’in planları doğrultusunda bölgenin gerici bataklığa çekilmek istendiğini vurgulayan metin, “Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!” mesajı veriyordu.
Açıklamanın tamamı şöyleydi:
“Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdide dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump’ın ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.
Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların -Anayasa’yı hiçe sayarak- “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.
Laikliği savunmak suç değildir.
LAİKLİĞİ birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz!
Karanlığa teslim olmayacağız!”
İlerici Kadınlar Derneği (İKD) 8 Mart için yayınladığı çağrıda emperyalist müdahalelerin kadınlara ve çocuklara yönelik…
AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, AKP TBMM Grup Toplantısı’nda, laiklik bildirisine tepki gösterdi. Erdoğan, 'Bunların derdi laiklik…
Ramazan ayında zamlanan gıda fiyatlarıyla dar gelirli yurttaşlar için zorluklarla başladı. Ramazan boyunca birçok market…
Kınık’taki Polyak Kömür Madeni’nde ücret alacakları ve hak gasplarına karşı eylem yapan işçiler, maden önünden…
TKH, Bahçeli'nin Bakan Tekin'e yönelik destek açıklamasına "Siz çoğunluk değilsiniz! Polis copu ve yargı sopasıyla…
CENTCOM'un Orta Doğu'daki üslerine 300'den fazla jet ve askeri uçak konuşlandırıldı. Washington'ın askeri yığılması dikkati…