Barrack, Suriye'deki anlaşmadan memnun

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, SDG ile HTŞ kontrolündeki Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin açıklamasında, “Her iki taraf da cesur adımlar attı: Suriye hükümeti anlamlı bir şekilde kapsayıcılığı ve hakları genişletme yolunda ilerlerken, Kürt toplulukları da katkılarını onurlandıran ve ortak iyiliği ilerleten birleşik bir çerçeveyi benimsedi” ifadelerini kullandı.

Barrack, Suriye'deki anlaşmadan memnun

ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi ve Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, Suriye’de SDG ile Suriye Geçici Yönetimi arasında imzalanan anlaşmaya ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Barrack, sabah saatlerinde duyurulan anlaşmayı “bir dönüm noktası” olarak nitelendirerek, anlaşmayla ortaya konulacak yaklaşımın “yalnızca toprak genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası topluma açıklık ve adalet konusunda net bir mesaj” göndereceğini ifade etti.

“KÜRT HALKI İÇİN ÖZEL BİR ÖNEM TAŞIYOR”

Açıklamasında, geçtiğimiz haftalarda Suriye Geçici Yönetimi tarafından yayımlanan 13 No’lu kararnameye de değinen Barrack, söz konusu düzenlemenin “eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adım” niteliği taşıdığını belirtti.

Barrack, mesajını “Diyalog ve saygı yoluyla kurulan birlik ile Suriye, bölgede ve ötesinde istikrar ve umut ışığı olarak hak ettiği yeri yeniden kazanmaya hazırdır” ifadeleriyle tamamladı.

Barrack’ın paylaşımının tamamı şöyle:

“Bugün Suriye hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDF) arasında varılan kapsamlı anlaşmanın duyurulması, Suriye’nin ulusal uzlaşma, birlik ve kalıcı istikrara doğru yolculuğunda derin ve tarihi bir dönüm noktasıdır. Daha önceki çerçevelere ve gerilimleri azaltmaya yönelik son çabalara dayanan bu dikkatlice müzakere edilmiş adım, kapsayıcılığa, karşılıklı saygıya ve tüm Suriye topluluklarının kolektif onuruna olan ortak bağlılığı yansıtmaktadır.

Suriye hükümeti için bu anlaşma, gerçek bir ulusal ortaklığa ve kapsayıcı yönetişime olan sarsılmaz bağlılığı göstermektedir. Askeri, güvenlik ve idari yapıların birleşik devlet kurumlarına aşamalı olarak entegrasyonunu kolaylaştırırken, üst düzey SDF temsilcilerinin yüksek seviyelerde katkıda bulunma fırsatlarına sahip olmasını sağlayarak, Suriye’nin gücünün çeşitliliği kucaklamaktan ve tüm halklarının meşru özlemlerini karşılamaktan kaynaklandığı ilkesini teyit etmektedir. Bu yaklaşım, yalnızca toprak genelinde egemenliği pekiştirmekle kalmaz, aynı zamanda uluslararası topluma açıklık ve adalet konusunda net bir mesaj da gönderir.

Olağanüstü fedakarlıkları ve sarsılmaz dirençleriyle Suriye’yi aşırıcılığa karşı savunmada ve savunmasız nüfusları korumada çok önemli bir rol oynayan Kürt halkı için bu an özel bir önem taşıyor. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi No. 13’ün yakın zamanda uygulanması –tarihsel dışlanmalardan etkilenenlere tam Suriye vatandaşlığını iade etmesi, Kürtçeyi Arapça ile birlikte ulusal dil olarak tanıması, ilgili alanlarda öğretimini mümkün kılması ve ayrımcılığa karşı koruma sağlaması– eşitlik ve aidiyet yolunda dönüştürücü bir adım teşkil ediyor. Bu önlemler, uzun süredir devam eden adaletsizlikleri düzeltiyor, Kürtlerin Suriye ulusu içindeki ayrılmaz yerini teyit ediyor ve güvenli, müreffeh ve kapsayıcı bir geleceğin şekillenmesinde tam katılımlarının yollarını açıyor.

Bu ortak amaç ruhuyla, her iki taraf da cesur adımlar attı: Suriye hükümeti anlamlı bir şekilde kapsayıcılığı ve hakları genişletme yolunda ilerlerken, Kürt toplulukları da katkılarını onurlandıran ve ortak iyiliği ilerleten birleşik bir çerçeveyi benimsedi.

Bu gelişmelerin tümü, kurumların yeniden inşasına, güvenin yeniden tesis edilmesine, yeniden yapılanma için gerekli yatırımların çekilmesine ve tüm Suriyeliler için kalıcı barışın sağlanmasına zemin hazırlamaktadır. Diyalog ve saygı yoluyla kurulan birlik ile Suriye, bölgede ve ötesinde istikrar ve umut ışığı olarak hak ettiği yeri yeniden kazanmaya hazırdır.”