"BOP’çulara ve NATO’culara inat 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun!"

TKH'den yapılan açıklamada "Bugün 18 Mart Zaferi’nin anlamı çok açık bir şekilde dünya üzerindeki egemen kapitalist sistemin en üst aşaması olan emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi olmaya devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümünde yaptığı açıklamada dinci ve milliyetçi hamasete karşı halkın yurtseverce mücadele başa yazılmalıdır dedi.

Emperyalizmin yüz yıl önceki niyetleriyle bugünkü planlarının aynı olduğu vurgulanan açıklamada, “BOP eş başkanlığı için rol kapmaya çalışanlar, Suriye’nin parçalanması üzerinden siyaset yaparak dinci gerici bir iktidarın kurulmasına destek olanlar, Gazze’de katliama imza atan İsrail ile ticari ilişkilerini devam ettirenler 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin tarihi ve toplumsal anlamını yok etmek isteyenlerdir” ifadeleri kullanıldı.

TKH’den yapılan açıklama şu şekilde:

18 Mart 1915, emperyalizme ve işgalci güçlere karşı yoksul bir halkın direnişi ve mücadelesi sonucunda kazanılan Çanakkale Savaşı’nın zafer günüdür.

Milyonluk orduları ve donanmaları ile çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu’nu yutmak isteyen emperyalizme eşi benzeri görülmemiş bir fedakarlık ile direnen emekçi halkımız bu zaferin mimarıdır.

Bu açıdan 18 Mart’ta halkın verdiği yurtseverce mücadeleyi başa yazmalı, dinci ve milliyetçi hamasetle işbirlikçi duruşlarını gizlemeye çalışanlara karşı uyanık olmalıyız.

Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında yine büyük bir emperyalist saldırganlık ile karşı karşıyayız. Son yirmi beş yıl içerisinde Irak ve Afganistan’ı işgal eden, Suriye’yi parça parça edip cihatçıları yönetime getiren; güncel olarak Venezuela devlet başkanını kaçıran, sosyalist Küba’yı tehdit eden ve son olarak gerici faşist İsrail yönetimi ile birlikte İran’a büyük bir saldırı başlatan emperyalizm ve onun baş haydut devleti ABD’den başkası değildir. Yüz yıl önce Çanakkale Boğazı’nı kuşatan emperyalist savaş gemilerinin benzerleri bugün Hürmüz Boğazı’nı kuşatıyor.

Emperyalizmin yüz yıl önce niyeti neyse bugün de odur. Büyük Ortadoğu Projesi ve İsrail’in güvenliği için ellerinden ne gelirse yapıyorlar: Saldırı, savaş, katliam ve hatta soykırım… Gerekirse yeni bir dünya savaşını çıkartmaktan geri durmayacaklarını ortaya koyuyorlar.

Ülkemizde ise 18 Mart üzerinden sermaye iktidarı ve onun temsilcileri ikiyüzlü bir şekilde kahramanlık türküleri söylüyorlar. Oysa gerçekler bu şekilde değil.

Emperyalizmin askeri yapılanması NATO zirvesinin Türkiye’de düzenlenmesi için can atanlar, “İran’a karşı” NATO şemsiyesine sarılmak isteyenler, bugün Malatya’ya yarın İncirlik’e Patriot füze bataryalarının yerleştirilmesini “milli güvenlik” olarak pazarlayanlar 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin emperyalizme karşı bir mücadele olduğunu unutturmak isteyenlerdir.

BOP eş başkanlığı için rol kapmaya çalışanlar, Suriye’nin parçalanması üzerinden siyaset yaparak dinci gerici bir iktidarın kurulmasına destek olanlar, Gazze’de katliama imza atan İsrail ile ticari ilişkilerini devam ettirenler 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin tarihi ve toplumsal anlamını yok etmek isteyenlerdir.

Bugün 18 Mart Zaferi’nin anlamı çok açık bir şekilde dünya üzerindeki egemen kapitalist sistemin en üst aşaması olan emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi olmaya devam ediyor.

111 yıl önce de böyleydi, bugün de böyle…

Tam da bu yüzden BOP’çulara, NATO’culara ve emperyalizm işbirlikçilerine inat 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun.

Emperyalizmi ülkemizden de bölgemizden de kovalım. Yüz yıl önce yaptık, yine yapabiliriz…