DEM Parti'den HTŞ'nin SDG'ye yönelik saldırıları sonrasında ilk açıklama
DEM Parti, geçici Şam hükümetinin Halep'teki SDG güçlerine saldırmasına tepki gösterdi. DEM Parti MYK'nin açıklamasında "Çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir" ifadeleri yer aldı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), HTŞ öncülüğünde kurulan Şam yönetiminin Halep’teki SDG güçlerine saldırmasına tepki gösterdi.
HTŞ yönetiminin Askeri Operasyonlar Komutanlığı, Halep’in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde bulunan Suriye Demokratik Güçleri’ne (SDG) ait tüm askeri mevzilerin “meşru askeri hedefler” olarak değerlendirileceğini duyurdu ve bölgeye yönelik saldırılara başladı.
Saldırılara direneceğini duyuran SDG ise saldırılara karşılık verdiğini duyurdu. Rojava Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Eş Başkanı İlham Ahmed ise geçiş hükümetinin Kürtlere karşı “imha savaşı” başlattığını belirterek diyalog çağrısı yaptı.
Çatışmalar sırasında mahallelerde yaşayan sivillerin temel ihtiyaçlarının aylardır engellendiğini belirten DEM Parti, Şam yönetiminin hem 10 Mart hem 1 Nisan mutabakatlarını ihlal ettiğini savundu.
Suriye’nin çok etnikli yapısına saygı gösterilmesi ve siyasî mekanizmalarına buna uygun şekilde kurulması gerektiğini vurgulayan DEM Parti’nin açıklaması şu şekilde:
“Şunu unutmayalım ki Suriye, Araplara, Kürtlere, Dürzilere, Ermenilere ve orada yaşayan tüm halklara ve inanç gruplarına ev sahipliği yapan bir coğrafyadır. Suriye’de yeni bir çatışma ortamının oluşmamasının en önemli yolu ülkenin demokratikleşmesinden geçmektedir. Türkiye’ye düşen görev de bu demokratikleşme sürecine destek olmak, böyle bir süreci teşvik etmektir.
‘DİRENENLERLE DAYANIŞMAMIZ SÜRECEK’
Suriye’yi Şam’da tekçi bir rejime ve anlayışa teslim etme çabaları son derece yanlış, parçalayıcı ve yeni bir çatışmayı tetikleyici niteliktedir. Bu çabalar asla kabul edilemez. Bu çabalar karşısında direnenlerle dayanışmamız sürecektir.
Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve Şam Yönetimi arasında arabuluculuk yapan tüm güçlere çağrıda bulunuyoruz: Garantör olmanın sorumluluğunu derhal yerine getirin ve bütün Suriye’yi yeni çatışmaların alanına dönüştürme riski taşıyan bu askeri saldırıları engelleyin.
Bir kez daha vurguluyoruz ki Suriye’deki kaosun ve çatışmaların son bulmasının tek yolu tüm Suriye halklarının demokratik ve eşit haklar temelinde ortak yönetim oluşturmasından geçmektedir. Bu temelde diyalog sürdürülmeli; askeri, ekonomik ve demokratik entegrasyonunun geliştirilmesi için çaba sarf edilmelidir.”

