Düzenin yarattığı çürüme: Türkiye’nin uyuşturucu dosyası

Narkotik Suçlarla Mücadele Birimi tarafından yayınlanan 2025 yılına ait Türkiye Uyuşturucu Raporu'nda bir önceki yıla göre artan operasyon sayısına ve ölüm oranlarına dikkat çekildi.

Düzenin yarattığı çürüme: Türkiye’nin uyuşturucu dosyası

HABER MERKEZİ

Türkiye uyuşturucu trafiğinde artık sadece bir geçiş noktası değil, aynı zamanda devasa bir pazar haline getirildi. Resmi makamlarca açıklanan 2025 Türkiye Uyuşturucu Raporu’nda, uyuşturucu kullanımının ve ticaretinin ulaştığı korkunç boyutları bir kez daha önümüze serildi.

DÜZENİN YIKICILIĞI SAYILARDA TEKRAR ORTAYA ÇIKIYOR

Rapordaki veriler, 2024 yılında uyuşturucu ile bağlantılı suçlarda ve madde kullanımında çarpıcı bir tırmanış olduğunu göstermiştir:

• Artan Operasyon ve Şüpheli Sayısı: 2024 yılında uyuşturucu olaylarına müdahale sayısı bir önceki yıla göre %22,7 artarak 309.028’e çıkmıştır. Bu olaylarda toplam 374.948 şüpheli yakalanmıştır.

• Sentetik ecza üretimi: Ele geçirilen sentetik ecza ve ilaç miktarında rekor bir artış yaşanmıştır. 2024’te ele geçirilen sentetik ecza miktarı %227,2 artışla 94.753.500 tablete ulaşmıştır.

• Metamfetamin Tehdidi: Metamfetamin yakalamaları ülke tarihindeki en yüksek seviyeye ulaşmış, bu madde olay sayısında esrardan sonra ikinci sıraya yerleşmiştir.

• Ölümlerde Korkutan Artış: Doğrudan madde bağlantılı ölümler, 2024 yılında bir önceki yıla göre %42,3 artarak 427’ye yükselmiştir.

• Devasa Kayıtdışı Ekonomi: Uyuşturucu ticaretinden elde edilen ve el konulan suç gelirleri 2024 yılında 32,4 Milyar TL’ye ulaşarak yeni bir rekor kırmıştır.

KAPİTALİZMİN SAVAŞ ARACI: UYUŞTURUCU

Bu rakamlar, sadece polisiye bir “başarı” ya da “başarısızlık” öyküsü değil, kapitalist sistemin kendisini ifşa edişidir. Kapitalizm, krizini ve yarattığı toplumsal yıkımı uyuşturucu üzerinden finanse ederken, aynı zamanda düzen içinde mutlu olmayan ve her an reaksiyon verebilecek emekçi kitleleri bu yolla teslim almaktadır.

Emekçi Mahallelerini Kuşatan Çürüme: Sentetik uyuşturucuların ve metamfetaminin kullanımındaki patlama, doğrudan yoksul mahalleleri ve işçi sınıfının gençliğini hedef almaktadır. Sistemin geleceksiz bıraktığı, işsizliğe mahkûm ettiği gençler “sahte bir kaçış” yolu olarak uyuşturucuya itilmektedir. Bu, gençliğin örgütlü gücünü kırmaya yönelik bilinçli bir saldırıdır.

Kâr Hırsı ve Sermaye Birikimi: 32 milyar TL’yi aşan suç geliri, uyuşturucunun sistem için ne kadar kârlı bir “sektör” olduğunu göstermektedir. Sermaye düzeni, kendi bekası için bu karanlık paradan beslenmekten geri durmamaktadır. Uyuşturucu kartelleri ve çeteler, bu düzenin kirli dişlilerinden biridir.

Çözüm Düzen Değişikliğindedir: Raporda belirtilen tedavi başvuru sayılarının (yaklaşık 390 bin ayaktan tedavi) yüksekliği, sorunun sadece yakalama rakamlarıyla çözülemeyeceğinin kanıtıdır. Polisiye tedbirler, uyuşturucu bataklığını yaratan ekonomik ve sosyal bataklığı kurutamaz.

BATAKLIĞI KURUTMAK İÇIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELE

Uyuşturucuyla mücadele, bir “asayiş” meselesi değil, doğrudan bir sınıf mücadelesi başlığıdır. Gençliğimizi bu karanlığa teslim etmemek; insanca bir yaşamın, iş güvencesinin ve parasız eğitim-sağlık hakkının savunulmasıyla mümkündür.

Uyuşturucunun yarattığı bu toplumsal çürümeye karşı tek gerçek çözüm; kâr hırsını değil insanı temel alan, uyuşturucu baronlarının ve onların koruyucularının olmadığı bir toplumsal düzeni inşa etmektir. Bataklık ancak bu çürümüş düzenin kökten değiştirilmesiyle kurutulacaktır.