Eğitim-İş'ten öğretmene yönelik saldırının ardından adalet talebi
Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde meslektaşı tarafından darp edilmesi tepkilere yol açarken, Eğitim-İş sendikası idarenin ve yetkililerin gereken işlemleri yapmadığını savunuyor.
Osmaniye’de yaşanan olayda, Eğitim-İş üyesi Barış Demir, resmi işlemler için görev yaptığı Abdurrahman Keskiner Güzel Sanatlar Lisesi’ne gittiği sırada meslektaşı öğretmen Mehmet Ağcadağ tarafından okul bahçesinde öğrencilerinin önünde saldırıya uğradı. Demir, saldırının yanı sıra ağır hakaretlerin ve ailesine yönelik küfürlerin de hedefi oldu.
Eğitim-İş Osmaniye Şube Başkanı Adem Yücel’in İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yaptığı açıklamada, idari soruşturma sonrası saldırgan öğretmene yalnızca aylıktan kesme cezası verildiğini, müfettişlerin “görev yeri değişikliği” önerisinin ise idare tarafından bugüne dek dikkate alınmadığını belirtti. Yücel, bu tavrın kamu vicdanını derinden yaraladığını dile getirdi.
Yücel ayrıca saldırıya karışan öğretmenin geçmişte disiplinsizlik ve amire saygısızlık nedeniyle hakkında çok sayıda disiplin işlemi uygulandığını, ancak bunların sadece bir kısmının hayata geçirildiğini ifade etti. Kendisi hakkında daha önce görev yeri değişikliği kararı alınmasına rağmen bu kararların da gereğinin yapılmadığını ve açılan idari soruşturmanın halen sürdüğünü vurguladı.
“İki ayrı soruşturmada görev yeri değişikliği teklif edilen, sicili disiplin cezalarıyla dolu olan ve son olarak bir eğitim emekçisine öğrencilerinin gözü önüne saldırma cüretini gösteren bu şahıs, hangi güçler tarafından ve neyin diyetine karşılık korunmaktadır? Mehmet Ağcadağ’ın bir türlü ceza almamasının sebebi; geçmişte Eğitim-Bir-Sen Osmaniye yönetiminde görev yapmış olması, eşinin AKP milletvekili aday adayı olması ve kendisinin yerel iktidar temsilcileri ile bürokratlar için ‘çocukluk arkadaşım, dostum’ ifadelerini kullanabilmesi midir?” sorusunu yönelten Yücel, siyasi ilişkilerin ve sendikal bağlantıların disiplin süreçlerinde etkili olduğunu iddia etti.
Öte yandan, Yücel sendikal üyesi Barış Demir’in geçici görevlendirmesinin sona ermesine rağmen, asli görevine iade edilmediğini ve idarenin okulda kadro olmadığı bahanesiyle Demir’e “saldırganla aynı yerde kalmak istemiyorsan görevlendirmeyi uzat” şeklinde dolaylı bir baskı kurduğunu savundu.
Ayrıca saldırgan öğretmenin, tanık olan bir öğrenciyi “yalancı şahitlik”le itham ederek disiplin kuruluna sevkini talep ettiğini belirten Yücel, yaşananların adil süreçlere gölge düşürdüğünü belirtti.
“KURUMLARDA HAKSIZLIK VE BASKI KABUL EDİLEMEZ”
Yücel açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Eğitim kurumları kimsenin siyasi nüfuz tüccarlığı yapacağı, zorbalıkla ahkam keseceği yerler değildir. Müfettiş raporlarıyla sabit olan görev yeri değişikliği kararı, siyasi baskılara boyun eğilmeden derhal uygulanmalıdır!
Eğitim emekçilerinin güvenliği amasız fakatsız sağlanmalı ve şahitlik yapan öğrencimiz bu çirkin baskılardan korunmalıdır. Görev yeri değişikliği kararlarını uygulamayarak bu saldırılara zemin hazırlayan, görevi ihmal ve kötüye kullanma suçu işleyen idari yetkililer hakkında yasal işlem başlatılmalıdır.
Hiçbir üyemizi ve öğrencimizi, liyakatsiz yöneticilerin ve siyasi çevrelere dayanan zorbaların eline teslim etmeyeceğiz. Eğitim emekçilerine yönelik şiddete ve siyasi kayırmacılığa karşı adil, idari ve demokratik tüm mücadele yollarını sonuna kadar, kararlılıkla kullanacağımızı kamuoyuna duyururuz.”

