Emeklinin Sesi Derneği'nin 1. Olağan Genel Kurulu gerçekleşti
Emeklinin Sesi Deneği'nin 1. Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz günlerde Maltepe'de tamamlandı. Yapılan genel kurul sonrasında basın açıklaması ve yürüyüş gerçekleştirildi. Dernek tarafından yapılan basın açıklamasında "Biz sadaka değil hakkımız olanı istiyoruz. İnsanca yaşam ve eşitlikçi bir düzen haktır, bu hakkımızdan vazgeçmiyoruz.Biz sadaka değil hakkımız olanı istiyoruz. İnsanca yaşam ve eşitlikçi bir düzen haktır, bu hakkımızdan vazgeçmiyoruz" ifadeleri kullanıldı.
Emeklinin Sesi Derneği 1. Olağan Genel Kurulu geçtiğimiz günlerde İstanbul’da tamamlandı.
Yapılan genel kurulsonrasında katılımcılarla Maltepe Meydan’da yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi.
Yapılan basın açıklamasında “Memleketin bütün kaynaklarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çeken, patronların milyarlarca tl borcunu silen, Haydut Trump’ın kararı ile NATO bütçesini yüzde 5 e çıkaran iktidar emeklileri sosyal atık olarak gördüğünü bir kez daha kanıtlamıştır” ifadeleri kullanıldı.
“Emeklilerin yaşam süresinin uzunluğundan şikayet eden SGK başkanını da, emekli maaşını lütuf gibi sunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanını da ülkemiz hak etmiyor” denildi.
Emeklinin Sesi Deneği’nden yapılan açıklama şu şekilde:
Emekliler insanca bir yaşam, eşitlikçi bir düzen ve bağımsız bir Türkiye istiyor. Sömürü düzenine ve emperyalizme karşı ayaktayız!
Memleketin bütün kaynaklarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çeken, patronların milyarlarca tl borcunu silen, Haydut Trump’ın kararı ile NATO bütçesini yüzde 5 e çıkaran iktidar emeklileri sosyal atık olarak gördüğünü bir kez daha kanıtlamıştır.
İngiliz Mehmet’in talimatı, TUİK marifeti ile emekliler ve tüm emekçiler bir kez daha asgari zam azami sömürü ile baş başa bırakılmıştır.
Türkiye’nin kaynakları boldur, emekçiye ve emekliye yoktur.
Türkiye’nin kaynakları bir avuç zengine, yandaşa ve emperyalist şirkete peşkeş çekilmiştir.
Biz emeklilere düşen ise ek iş peşinde koşmak, yaşına uygun olmayan işlerde çalışarak iş cinayetlerinde ölmek olacaktır.
Ülkemizde emekliler ısınmak için gündüz Marmaray’da gece hastanelerde konaklamak zorunda bırakılmıştır.
Ülkemizde emekliler tuvaleti bile olmayan otellerde geceliği 250 tl ye barınmak zorunda bırakılmıştır.
Emeklilerin yaşam süresinin uzunluğundan şikayet eden SGK başkanını da, emekli maaşını lütuf gibi sunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanını da ülkemiz hak etmiyor.
Bakanın da, çifte maaşları ile sefa süren başkanlarının da 16 milyon emeklinin yaşamaya çalıştığı, 4,5 milyon emeklinin asgari ücretin altında maaşla hayatta kalmaya çalıştığı Türkiye ile bağı kalmamıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının ülkemizin emekçilerinin ve emeklilerin yanında değil patronların ve zenginlerin safında yer aldığı bir kez daha bütün açıklığı ile ortaya çıkmıştır.
Yarattıkları ücretli kölelik düzeni ile safahat süren, emeklileri açlık sınırının altına iten, üstelik bunu bile Bütçe de yük olarak gören bu anlayış bırakın Anayasanın ‘Sosyal Devlet’ ilkesini, insan vicdanına bile sığmamaktadır.
Patronların ve zenginlerin partisi AKP ve İngiliz Mehmet’in Orta Vadeli Planı ile; 2026 itibari ile bütçeden sosyal güvenliğe ayrılan kaynakların daha da kısılacak, Emeklilik sisteminde emekliler ve çalışanlar lehinde düzenleme yapılmayacak ve Kademeli emeklilik, emekli aylıklarının artırılması, intibak yasası vb. başlıkların gündemden düşürülecek. Plan budur ve adım adım işlemektedir.
“EMEĞİMİZ ‘BABANIZIN MALI’ DEĞİLDİR”
Üstelik saldırı burada bitmiyor. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi kıdem tazminatını ortadan kaldıracak düzenlemeler gündeme getirilmeye çalışılacak.
Emeklinin Sesi Derneği olarak uyarıyoruz. Bu ülke, ülkemizde yarattığımız değerler ve emeğimiz ‘babanızın malı’ değildir, satılık hiç değildir. Yarattığınız düzen mafya, çete, tarikat ve holding düzenidir, mutlaka bu düzen değişecektir.
Daha önce de dile getirdiğimiz gibi emeklilik bir lütuf değil, alın terinin karşılığıdır. Biz sadaka değil hakkımız olanı istiyoruz. İnsanca yaşam ve eşitlikçi bir düzen haktır, bu hakkımızdan vazgeçmiyoruz.
“HAYDUTLUK ÇAĞI BAŞLAMIŞTIR”
Değerli basın emekçileri, sevgili yurttaşlarımız;
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da NATO zirvesi yapılmak isteniyor. Baştan söyleyelim. Bu zirve ve zirveye katılacak katiller ülkemizin bağımsızlığına gölge düşürecektir. Zirve bir an önce iptal edilmeli, ülkemiz NATO’dan çıkmalı, ABD ve NATO’ya ait askeri üsler kapatılmalıdır.
Emperyalizmin dayattığı, ülkemiz iktidarının diz çöktüğü ‘Haydutluk Çağı’ başlamıştır.
Latin Amerika ülkeleri Venezuela’ya yönelik saldırı, Küba’ya yıllardır uygulanan ambargo ve saldırı tehdidi uluslararası hukukun yok hükmünde olduğunu göstermektedir.
Ortadoğu’da ise yıkım, savaş ve katliamlar on yıllardır sürmektedir. Filistin’in emperyalizmin taşeronu İsrail tarafından işgali ve yıkımı ile cihatçı çetelerin bizzat emperyalizm eliyle Irak ve Suriye’yi kan gölüne çevirmesi, Büyük Ortadoğu Projesi’nin yeni aşamasına geçişle birlikte daha da tehlikeli bir boyuta gelmiştir. Şimdi adım adım kuşatılan İran’a yönelik savaş, NATO karargâhlarında çizilmektedir.
Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerine genişleyen NATO, Ortadoğu’dan sonra şimdi Kafkasya’da üslenmeyi ve Karadeniz’i bir NATO gölü haline getirmeyi hedeflemektedir.
Açıktır ki, ülkemiz emperyalizm tarafından dört bir yandan kuşatılmaktadır.
NATO, yeni savaş kararları almak ve yeni planlar yapmak için bu kez ülkemizde toplanacaktır. NATO zirvesinin 2026’da Ankara’da toplanması tesadüfi bir karar değildir. Bu toplantı başta İran olmak üzere ülkemizin komşularına mesaj anlamına gelmektedir.
NATO’ya, ABD’ye, kanlı planlarına ve AKP eliyle ülkemizin emperyalizmin planlarına ortak olmasına karşı mücadeleyi yükseltelim.
Emeklinin Sesi Derneği bu köleci uygulamaların ve emperyalizmin karşısına dikilecek. Sokak sokak, her mahallede her kahvehanede emeklinin hakkını savunacak, NATO’ya ve Katil Trump’a ‘Ülkemize Gelme, İstenmiyorsunuz’ diyecek, emeklinin sesini yükseltmeye devam edeceğiz. Örgütleneceğiz, bu sömürü düzenini değiştireceğiz. Bağımsız bir ülke kuracağız.





