Emeklinin Sesi Derneği'nin paneline yoğun ilgi: Emekliler mücadeleyi büyütüyor

Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan söylediğini dile getirdi. Emeklilerin örgütsüz ama yol arayışında olduğunu vurgulayan Özyürek örgütlü kötülüğe karşı emeklilerin örgütlü ve birleşik mücadelesine çağrı yaptı.

Emeklinin Sesi Derneği'nin paneline yoğun ilgi: Emekliler mücadeleyi büyütüyor

Emeklinin Sesi Derneği “İnsanca Bir Yaşam, Eşitlikçi Bir Düzen İçin” başlığı ile bir panel düzenledi. Can Şafak, Aziz Çelik ve Zafer Aydın’ın konuşmacı olarak katıldığı panele emekliler yoğun bir katılım gösterdi.

Panel Emeklinin Sesi Derneği Genel Başkanı Şaduman Özyürek’in konuşması ile başladı. Özyürek ülkemizde yalanın gerçek haline geldiğini, kurumların kişilerin ve bir bütün olarak sömürü düzeninin yalan söylediğini dile getirdi. Emeklilerin örgütsüz ama yol arayışında olduğunu vurgulayan Özyürek örgütlü kötülüğe karşı emeklilerin örgütlü ve birleşik mücadelesine çağrı yaptı.

Panelde ilk sözü alan Can Şafak şunları dile getirdi:
Esas mesele bugüne değin sosyal hareketlerin sivil toplumculuktan çıkıp demokratik kitle örgütü haline gelmesidir. Geçmişte büyük bir birikim var, DİSK birikimi gibi, memur sendikaları (TÖS/TÖB-DER), bu birikimden yararlanmak lazım. Nedir bu birikim: birlik olmak. Bana göre en önemli nokta bu. Önemli olan bugün emeklilerin tek bir çatı altında toplayıp, güç birliği yaparak kendi isteklerini iktidara anlatabilmesidir.

İkinci sözü alan Aziz Çelik şunları söyledi:
Konuşacağımız konu sosyal güvenlik meselesi. Sosyal güvenlik çeşitli risklerin, ekonomik, fizyolojik, sosyolojik, bireyin değil, devletin nasıl müdahale etmesi gerektiğinin ifadesidir. İşsiz kalınca, yaşlanınca, hasta olunca neler yapılması gerekir. Sosyal güvenlik insanın kaderini insana, piyasaya, tabiatın insafına değil, bu riskler karşısında insanca yaşamını sürdürmesidir. Bunun iki ayağı var biri emeklilik diğeri sağlık.

Emeklilik meselesi geçmişte detay bir meseleydi. İlk kez 90’ların sonunda konuşulmaya başlandı. Şimdi ise esas sosyal mesele haline geldi. Çünkü emekliler işçilerden sonra en büyük toplumsal kesimi oluşturuyor. Bu giderek artacak. İnsan ömrü uzuyor, o yüzden emekli yaşı artışı tartışması aslında gerçekçi değil. Ancak önemli nokta emekli meselesi Türkiye’nin en önemli meselesi haline gelmiştir. Bunu dikkate almayan siyasi ve ekonomik bir mücadele olamaz.

Türkiye’de emeklilik sistemi adaletsizlikler sistemi haline gelmiştir. İki reform, ki bu aslında bir karşı devrimdir, mesele buraya geldi. 90’ların sonunda bunun buraya geleceğini söylemiştik. Ancak o zamanın egemen söylemi emeklilik sistemi bütçe üzerinde bir karadelik, reform olursa iyi olur denilmişti ama sonuç hüsran oldu. Bugün hala reformdan bahsediyorlar ama aslında adaletsizlik ile karşı karşıya kaldık. Nedir adaletsizlik, emekliliğe erişim sorunudur. Türkiye erken emeklilik ülkesidir deniliyor ama gerçek bu değil. Hem sistem olarak, hem yaş olarak bu gerçek değildir.
Kaynak mevcuttur, ancak sermaye gruplarına ve emperyalizme aktarılmakta, emekliler yük olarak gösterilmekte, SGK eski başkanının deyimi ile emeklilerin beklenenden daha fazla yaşadığı propaganda edilmektedir. Kaynak emekçilerden ve emeklilerden yana kullanılmalıdır.

Panelde son sözü alan Zafer Aydın şunları dile getirdi:
Emekliler toplumsal muhalefetinin bir parçası. Gezi döneminde, çevre hareketlerinde hep emeklileri görüyoruz. İşçi eylemlerinde emeklileri görüyoruz. Bazen işçi eylemlerinde emeklilerin daha fazla olduğunu görüyoruz. Ama emekliler kendisi toplumsal hareket olamıyor. Toplumsal bir hareketin üç temel noktası var. Ortak duygu, ortak çıkar, ortak eylem. İlk ikisi var ama üçüncüsü yok. Eksik olan kolektif eylemdir.

Peki neden bu eksik? En başta AKP’nin toplumsal çelişkileri yönetme becerisidir. Baskı ve rızaya dayalı bir denge oluşturdu ve böyle istediği politikaları gerçekleştiriyor. Bir sermaye birikimi, hegemonya olmadan gerçekleşmez. AKP geçmişteki siyasi müktesebatı, biat ve itaat gibi, büyük oranda başardı.

AKP hegemonyasını tesis ederken, emekçilerin itiraz platformlarını dağıttı. 99 da mezarda emeklilik varken emek platformu vardı. Bugün yok.
Bugün emekçilerin ve emeklilerin ortak, kolektif örgütlülüğünü yaratmak ve sömürü düzeninin karşısına bir hegemonya çıkarmak gerekir.

Panele yoğun bir katılım gösteren emekliler söz alarak ve katkı koyarak etkinliği zenginleştirdi. Örgütlenme, birleşme vurgularının yapıldığı panel Emeklinin Sesi Derneği’ne üyelik çağrısı ve patron-sömürü düzenine karşı mücadeleyi alanlarda büyütme iradesi ile sona erdi.