"Emperyalizm yenilmez değildir!"

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) İran-ABD arasındaki barış anlaşmasına yönelik yaptığı açıklamada "Emperyalist ABD’nin ve işgalci İsrail’in savaş suçlarının üstünün örtülmesine izin verilmemelidir" denildi.

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) ABD-İran arasındaki barış anlaşmasına dair yaptığı açıklamada “İran halkı ise büyük bir mücadele göstermiş, ülkelerini emperyalizme karşı savunarak büyük bir sınav vermiştir. İran’ın iç dinamikleri ayrı bir konu olmak kaydıyla İran emekçilerinin bu kez emperyalizme karşı duruşları bölge halklarına örnek olmuştur” ifadelerini kullandı.

AKP’nin savaş boyunca sergilediği tarafsızlık politikasının sadece görüntüden ibaret kaldığı belirtilen açıklamada “Trump’ın bizzat Erdoğan’a yönelik övgüsü, AKP’nin emperyalizm yanlısı ve İsrail’e payanda olan siyasetinin görünen yüzü olarak karşımıza çıkmıştır” denildi.

TKH’den yapılan açıklama şu şekilde: 

Emperyalist ABD’nin ve işgalci İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, İran ve ABD arasında yapılan anlaşmayla şimdilik sona ermiş gözüküyor. Ancak yapılan anlaşmanın kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. Öncelikle bu savaş emperyalizmin sömürgeci, haydut ve kanlı yüzünü bir kez daha gösterirken, savaşın nedeninin dinler olmadığı, doğrudan emperyal çıkarlar ile petro-dolar egemenliğinin tesisi amacı taşıdığı apaçık ortaya çıkmıştır.

Siyonist İsrail devletinin, Filistin’de gerçekleştirdiği yıkım ve katliamlarının yanında İran’a ve Lübnan’a yönelik saldırılarıyla emperyalizmin taşeronu ve vurucu gücü olarak işlev gördüğü açıktır. Filistin topraklarını işgal siyasetini geri dönülmez noktaya taşımak için başlattığı topyekûn savaş siyaseti, İsrail’in meşruiyet sorununu daha da büyütmüştür.

Petrol zengini Körfez Arap ülkelerinin topraklarını ve hava sahaların, ABD’ye ve İsrail’e açmasıyla, işbirlikçi karakterleri bir kez daha teyit edilmiştir.

Yaşanan savaş, Suriye’de Esad yönetiminin neden “devrildiğinin” de kanıtı olmuştur. Cihatçı çetelerin Suriye’de iktidara getirilmesi, Suriye hava sahasının İsrail uçaklarına açılmasının yolunu yapmıştır. Bu savaş, siyasal İslamcılığın da özünde Siyonist İslamcılık olduğunu gösteren bir turnusol kâğıdı olmuştur.

Suriye’de cihatçı çetelerin bizzat emperyalizm ve İsrail tarafından desteklenerek iktidara getirilmesi Büyük Ortadoğu Projesi’nin bir aşamasıydı. İkinci aşama olarak da İran’da rejim değişikliği ve İran’ın parçalanması hedefi ise şimdilik başarılamamıştır. Ortadoğu’da oluşacak yeni dengenin ne kadar süreceği ise belirsizdir.

AKP iktidarının savaş boyunca sergilediği tarafsızlık tutumu ise görüntüden ibaret kalmıştır. İncirlik ve Kürecik üslerinin nasıl kullanıldığı kamuoyundan gizli tutulurken, savaş sırasında İsrail ile ticaretin sürdürülmesi ve Trump’ın bizzat Erdoğan’a yönelik övgüsü, AKP’nin emperyalizm yanlısı ve İsrail’e payanda olan siyasetinin görünen yüzü olarak karşımıza çıkmıştır.

İran halkı ise büyük bir mücadele göstermiş, ülkelerini emperyalizme karşı savunarak büyük bir sınav vermiştir. İran’ın iç dinamikleri ayrı bir konu olmak kaydıyla İran emekçilerinin bu kez emperyalizme karşı duruşları bölge halklarına örnek olmuştur.

Her şeyden önemlisi ABD emperyalizminin yenilmez olmadığı görülmüş, emperyalizme mutlak güç atfeden işbirlikçi görüşler yanlışlanmıştır. ABD karşısında aşağılık kompleksine denk gelen ve Amerikan hayranlığıyla sürdürülen işbirlikçiliğe karşı ülkemizin bağımsızlığının koşullarının güçlü olduğu yaşanan bu süreçle bir kez daha görülmelidir.

ABD ve İsrail’in savaş sırasında sivil hedeflere yönelik gerçekleştirdikleri saldırılar ise savaş suçu olarak yargılanmayı beklemektedir. Emperyalist ABD’nin ve işgalci İsrail’in savaş suçlarının üstünün örtülmesine izin verilmemelidir.