Reklam
Kategoriler: Köşe Yazıları

Emperyalizmin şeytan üçgeni: Savaş, yıkım, kaos

Reklam

Son günlerde Ortadoğu’da büyüyen ateş çemberi sağduyu sahibi herkesi kaygılandırıyor. ABD ve İsrail tarafından başlatılan İran’a yönelik saldırılar nedeniyle bölge küresel güçlerin hesaplaşma alanına döndü. İran için Washington’dan yükselen rejim değişikliği söylemleri, hiç de yabancısı olmadığımız bir ezberin yinelendiği izlenimi yaratıyor. ABD, Irak’ta yaptığı stratejik hatayı unutmuş görünüyor. Oysa yakın tarihteki bu hata, mutlak askerî zaferin bile olumlu bir siyasi sonuca ulaşmaya yetmediğini gösteriyor.

Uluslararası güvenlik analizlerinde sıkça vurgulandığı gibi ABD, Irak’ta Saddam Hüseyin’i devirmek, orduyu dağıtmak ve Baas Partisi’ni tasfiye etmek gibi taktik hedeflerine ulaşmayı başardı. Ne var ki koalisyon güçlerine bağlı geçici yönetim tarafından alınan kararlarla ülkeyi ayakta tutan kurumlar birer birer ortadan kaldırıldı. Bunun üzerine kaosa sürüklenen ülkede örgütlü ve silahlı güce sahip olan İran, yıllardır desteklediği Şii milisleriyle sahneye çıktı. Yani ABD, 2 trilyon dolar harcayıp binlerce cana mal olan savaşla şekillendirdiği Irak’ı gerçekte İran’ın etki alanına teslim etmiş oldu (1).

Buradan çıkarılması gereken ders, yıkımın daha iyi bir düzen kurmaya yetmediğidir. Herhangi bir ülkede yıkım sonrası ortaya çıkan boşluğu, en örgütlü güç doldurmaya çalışıyor ama istikrar kolay kolay sağlanamıyor. Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’den sonra ABD, şimdi de İran’a aynı yıkım stratejisiyle saldırıyor.

Trump, İran’ın dini liderini ve üst düzey yöneticilerini öldürerek iktidar boşluğu yaratmayı, böylece rejimi muhaliflerin sokak desteğiyle devirmeyi umuyordu. Oysa ülke içinde ve dışında örgütlü olan İranlı muhalif gruplar, rejime dönük sert tepkilerini emperyalist saldırı nedeniyle yumuşattı. Dahası dış müdahaleye yönelik öfke, dayanışma duygusunu tetikledi. Böylelikle onurlu bir halkın muhalif olduğu rejimi devirmek için emperyalistlerle iş birliği yapmayacağı görülmüş oldu. Bunun yanı sıra 1979 yılından beri hem dinsel öğretiye göre kurumsallaşmış, hem de ABD düşmanlığıyla yoğrulmuş bir siyasal rejimin gereğinden fazla hafife alındığı anlaşıldı. Trump ve onun gibi kendi gücünü abartan megaloman liderler nesnel gerçeklikten koptukça böylesi stratejik hatalar yapabiliyor.

Öte yandan savaş, özellikle hava ve füze saldırılarına dayandığı için süreç uzadıkça ABD’ye ve müttefiklerine ait hava savunma mühimmatının tükenme riski artıyor. İran ise 80.000’e varan dron filosu ve geniş füze stokları sayesinde uzun süreli bir yıpratma savaşını yürütebilecek yeteneğe sahip görünüyor.

Ülkede paralel devlet gibi çalışan İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ekonominin yaklaşık yüzde 40’ını kontrol edecek kadar güçlü olduğu için rejimin mali direnci de yüksek .

Gidişata bakınca ABD’nin yıkım dışında gerçekçi bir siyasi plana sahip olmadığını anlıyoruz. Böylesi öngörüsüz bir yaklaşım hem bölge, hem de dünya için büyük bir kaos riski oluşturuyor. Enerji kıtlığı ve enflasyon tehdidinin yanı sıra savaşın uzaması halinde başta Türkiye olmak üzere tüm Avrupa yeni bir mülteci dalgasına maruz kalabilir. Avrupa Birliği ise otoriter Trump yönetimine tepki olarak stratejik özerklik arayışlarını sürdürüyor. Ne var ki AB, bir yandan Batılı demokratik değerleri savunuyor, diğer yandan da çıkarları gereği otoriter rejimlerle işbirliği yapıyor. Suriye’nin ardından şimdi de İran krizi, AB ile ilişkileri uzun süredir gergin olan Türkiye’yi göçü yönetme, enerji arzını güvence altına alma ve Avrupa topraklarını koruma konularında stratejik bir ortağa dönüştürecek gibi…

Dünya, ABD hegemonyasının sınandığı günlerden geçiyor. Savaşın bedelini canıyla, malıyla yine masum insanlar, özellikle de göçe zorlanan yoksullar ödeyecek. Filler tepişirken çimenler ezilecek. Halklar, emperyalizmin savaş, yıkım ve kaos üçgeninde yok olmamak için kendi geleceklerini belirleme mücadelesinde sınıf bilinciyle örgütlenmek zorunda.

NOTLAR

1- https://theconversation.com/iraq-wars-aftermath-was-a-disaster-for-the-us-the-iran-war-is-headed-in-the-same-direction-277585

Reklam

Önceki Haberler

Ticaret Bakanlığı’ndan ‘bayat ekmek” savunması

Ticaret Bakanlığı, Ankara’da “6 liraya bayat ekmek satıldığı” haberleri ardından söz konusu ürünlerin bayat değil,…

24 Mart 2026 09:52

Taslak hazırlandı: Yerel yönetimler yasası değişiyor

AKP’nin hazırladığı yerel yönetim düzenlemesi taslağında; belediye harcamalarına daha sıkı denetim getirilmesi, borçlanmanın belirli kurallara…

24 Mart 2026 09:19

Akın Gürlek’in kayıtlarını sorgulayan üç tapu görevlisi açığa alındı

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçtiğimiz hafta düzenlediği basın toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek'in mal…

24 Mart 2026 09:13

Ursula von der Leyen’den İran’la müzakere açıklaması: Zamanı geldiğini düşünüyoruz

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, enerji fiyatlarındaki artışın etkilerine dikkat çekerek Ortadoğu’daki çatışmaların sona…

24 Mart 2026 09:11

Yurtsever Savcı Doğan Öz, 24 Mart 1978 tarihinde öldürüldü

Katledilişinin üzerinden 48 yıl geçen Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz, bu ülkenin hukukçularına yol göstermeye örnek…

24 Mart 2026 09:05

Arap ülkeleri, İran’la müzakere için Trump’a baskı yapıyor iddiası

İsrail basını, Arap ülkelerinin ekonomik kaygılarla ABD Başkanı Donald Trump’a İran’la müzakere için baskı yaptığını…

24 Mart 2026 09:05
Reklam