'Cumhurbaşkanı çağırırsa dönerim' diyen Davutoğlu: "Sözlerim bağlamından koparıldı"
ABD’de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein dosyasında yeni belgeler yayımlandı.
Belgeler, kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan Epstein’ın hapishanedeki günlerinden yüksek profilli isimlerle yazışmalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. ABD Adalet Bakanlığı, geçen yıl yürürlüğe giren Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası kapsamında 3 milyon yeni belge, 180 bin görüntü ve 2 bin videoyu kamuoyuna açtı.
Epstein belgelerindeki bir yazışmada Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun da isminin geçtiği öne sürüldü.
Konuya ilişkin açıklama yapan Gelecek Partisi Sözcüsü Ufuk Karcı, “ABD’li Tom Pritzker’in, Jeffrey Epstein’a gönderdiği iddia edilen bir e-postada, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun isminin kendisinden habersiz şekilde geçirilmesi, bugün bilinçli ve organize bir şekilde provokasyon amaçlı kullanılmaktadır. Genel Başkanımızın adını kullanarak yürütülen her türlü manipülasyon ve algı operasyonuna, hukuki ve siyasi zeminde kararlılıkla karşılık verilecektir” dedi.
Ufuk Karcı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“ABD’li Tom Pritzker’in, Jeffrey Epstein’a gönderdiği iddia edilen bir e-postada, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun isminin kendisinden habersiz şekilde geçirilmesi, bugün bilinçli ve organize bir şekilde provokasyon amaçlı kullanılmaktadır.
Açıkça ifade ediyoruz ki; Sayın Genel Başkanımızın bu iddialar bağlamında söz konusu kişilerle herhangi bir resmi ya da gayriresmi irtibatı bulunmadığı gibi, e-posta yoluyla en ufak bir teması da yoktur. Sadece bir yazışmada isminin geçmesi üzerinden üretilen spekülasyonlar tamamen art niyetlidir. Nitekim aynı dosya setinde yalnızca Sayın Ahmet Davutoğlu değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Recep Tayyip Erdoğan, Bülent Ecevit dâhil olmak üzere Türkiye’nin ve dünyanın tanınmış birçok devlet insanının ismi de yer almaktadır. Buna rağmen ülkemiz içindeki bazı odakların hedefi özellikle Genel Başkanımız üzerine yoğunlaştırması, sürecin açık bir itibar suikastı olduğunu göstermektedir.
Dışişleri Bakanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuş, devlet ciddiyetini ve diplomatik sorumluluğu en üst düzeyde temsil etmiş bir isim hakkında yürütülen bu kampanya; ahlaki, hukuki ve siyasi olarak yok hükmündedir. Genel Başkanımızın adını kullanarak yürütülen her türlü manipülasyon ve algı operasyonuna, hukuki ve siyasi zeminde kararlılıkla karşılık verilecektir.”
Türkiye Komünist Hareketi'nden yapılan açıklamada "Bağımsızlık, barış ve ulusal egemenlik ABD-İsrail ittifakına karşı çıkarak olur"…
ABD'nin İran'a saldırısını desteklemeyerek istifa eden Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Kent, endişelerini Trump'a iletemediklerini…
İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden geçiş ücreti alınmasına ilişkin yasa tasarısı hazırlıyor. Tasarı, boğazın gemi…
MEB’in “ramazan genelgesi”ne karşı açılan davada Danıştay, bakanlıktan savunma istedi. Türkiye Komünist Hereketi'yle beraber çok…
TKH'den yaplılan açıklamada "19 Mart süreci, iktidarlarını ancak ve ancak darbe uygulamalarıyla sürdürebildiklerini göstermiştir" denildi.
Yükselen petrol fiyatlarının ardından ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki stratejik İran adalarına yönelik kara operasyonu olasılığı giderek…