Reklam
Kategoriler: Serbest Kürsü

Epstein’dan Ensar’a kapitalizmin çürümüşlüğü üzerine

Reklam

DENİZ DÜZGÜN

Kapitalizm, yalnızca üretim ilişkilerini değil, insan ilişkilerinin en derin katmanlarını da zehirleyen bir sistemdir. Bu zehirlenme, bireysel sapkınlıkların ötesinde, sınıf egemenliğinin maddi ve ideolojik temellerinde yatar. Jeffrey Epstein skandalı ile Türkiye’de çocuk istismarı ile gündeme gelen Ensar Vakfı olayı, bu çürümüşlüğün iki farklı coğrafyadaki somut örnekleridir. Epstein, küresel finans sermayesinin yarattığı bir canavar olarak emperyalist ağların içinde dolaşırken; Ensar Vakfı olayı, Türkiye’de devlet destekli dini vakıf mekanizması üzerinden yoksul çocukların sömürülmesini temsil eder. Her iki vaka da, kapitalizmin temel yasası olan sermaye birikimi ve sınıf egemenliğinin, ahlaki ve hukuki normları nasıl yok ettiğini gösterir.

Epstein vakası, kapitalist elitlerin “özgür” dolaşımının nasıl bir sömürü ve şiddet ağına dönüştüğünü açıkça ortaya koyar. Epstein, finansal spekülasyon, vergi kaçakçılığı, Ponzi şemaları ve hatta silah ticaretiyle örülü bir servet inşa etmiştir. Bu servet, yalnızca para değil, aynı zamanda “etki” alanıdır: Eski başbakanlar, prensler, milyarderler ve istihbarat bağlantılarıyla kurulan bir ağ, Epstein’ı yıllarca korumuştur. 2008’de reşit olmayan kız çocuğunu fuhuşa teşvik suçundan aldığı hafif ceza, 2019’daki tutuklamaya kadar süren dokunulmazlık, tam da Marksist açıdan sınıf adaletinin işleyişini özetler: Burjuvazi kendi yasalarını yaratır, proletarya ise suçun bedelini öder. Epstein’ın bağlantıları, emperyalist düzenin ta kendisidir. Kapitalizm burada, insanı metalaştıran bir makine olarak işler: Çocuk bedenleri, elitlerin tüketim nesnesine dönüşürken, sistem bu tüketimi ideolojik olarak meşrulaştırır veya görmezden gelir.

Türkiye’deki Ensar Vakfı olayı ise, kapitalizmin yerel biçimini, yani devlet destekli İslamcı burjuva hegemonyasını gösterir. Hatırlayalım; 2012-2015 yılları arasında Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER’e bağlı yurtlarda kalan çocuklar, 54 yaşındaki Muharrem Büyüktürk tarafından sistematik cinsel istismara uğramıştı. Polis raporları ve iddianame, 45 çocuğun mağduriyetini belgelemişti; çocuklar dövülmüş, tehdit edilmiş, hayvan pornosu izletilmişti. Olayın patlak vermesiyle Ensar Vakfı Muharrem Büyüktürk için “sadece 5 ay gönüllü öğretmenlik yaptı” diyerek kendini aklamaya çalışmış, devlet mekanizması devreye girmişti.

Dönemin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, “bir kere olması vakfı karalamak için gerekçe olamaz” diyerek vakfı savunmuştu. Erdoğan’ın “Hepimiz Ensar’ız” çıkışı, vakfın AKP iktidarı döneminde vergi muafiyeti ve izinsiz yardım toplama ayrıcalığı kazanması ise hafızalarımızdan silinmedi. Bu ayrıcalıklar, denetimden muafiyet anlamına gelir: Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Devlet Denetleme Kurulu’nun yetkileri fiilen askıya alınmış, vakfın bağış kaynakları şeffaflıktan uzak tutulmuştur.

Marksist bakış açısıyla bakıldığında, bu iki vaka arasındaki ortak nokta açıktır: Kapitalizmin altyapısı (sermaye birikimi) ile üstyapısı (devlet, din, medya) arasındaki diyalektik ilişki. Epstein’da sermaye doğrudan şiddet üretirken, Ensar Vakfı’nda devlet ve din ideolojik aygıt olarak işlev görmüştür.

Türkiye’de yoksul ailelerin çocuklarının “eğitim” vaadiyle vakıflara yönlendirilmesi, kapitalist sömürünün bir biçimidir: Yoksul emekçi sınıfların, çocukları dini-ideolojik kurumlarda “eğitime” zorlanır; bu kurumlar ise hem emek gücünü disipline eder hem de sömürü mekanizmalarını gizler. İstismar burada tesadüf değil, sistemin kaçınılmaz sonucudur.

Güç sahipleri (burjuva devleti ve onun vakıf uzantıları) suç işlediğinde, sistem onları korur; mağdurlar ise utanç ve korkuyla susturulur. Epstein’da bu koruma finansal ağlarla, Ensar ve benzerlerinde ise devlet baskısı ve dinsel tahakkümle sağlanır.

Her iki olay da kapitalizmin tarihsel çürümesini gösterir. Marx’ın da dediği gibi, sermaye biriktikçe kendi çelişkilerini derinleştirir ve barbarlığa doğru evrilir. Epstein’ın serveti emperyalist savaşlardan, Ensar ve benzeri vakıfların ayrıcalıkları ise neoliberal-İslamcı ittifaktan beslenir. Bu vakalar bireysel sapkınlık değil, sınıf egemenliğinin organik ürünleridir. Kapitalizmde ahlak, burjuvazinin ihtiyaçlarına göre şekillenir: Çocuk bedenleri sömürülebilir hale gelir, çünkü sistem zaten her şeyi metalaştırmıştır.

Sonuç olarak, Ensar Vakfı ve Epstein vakaları, kapitalizmin çürümüşlüğünü çıplak bir biçimde ortaya koyuyor. Bu çürüme, reformlarla giderilemez; ancak üretim ilişkilerinin kökten dönüştürülmesiyle, yani bataklığın kendisinin kurtulmasıyla aşılabilir. Kapitalist barbarlığın ayyuka çıktığı çağımızda ‘’ya barbarlık ya sosyalizm!’’ sloganı daha yüksek bir sesle haykırılmalı ve insanlığın kurtuluşu için sosyalizmden başka bir seçenek olmadığı anlatılmalıdır. Aksi takdirde, elitlerin ağları ve devlet destekli vakıflar, yeni mağdurlar üretmeye devam edecektir. Çürüme, sistemin kendisindedir; kurtuluş ise ancak onu yıkmakla mümkündür.

Reklam

Önceki Haberler

MEB hangi dernek ve vakıflarla protokol imzalandığını açıkladı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin kamuoyunda oldukça tepki çeken protokollere ilişkin açıklama yaptı. Protokoller aracılığıyla…

16 Şubat 2026 13:25

TKH’den grevin 433. gününde Temel Conta işçilerine destek ziyareti

Türkiye Komünist Hareketi İzmir İl Örgütü, grevdeki Temel Conta işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu. Zİyaret sırasında…

16 Şubat 2026 12:49

Türkiye’nin NATO’dan çıkması ABD’nin geriletilmesinin kilit taşıdır!

ABD emperyalizminin jandarmalığını yürüten NATO’nun savaş planlarına hayır demek solun temel görevi. Bununla birlikte NATO’yu,…

16 Şubat 2026 11:34

Deprem konutları fay hattının üzerine yapılmış

Yalova Subaşı’nda depremzedeler için yapılan kalıcı konutların Altınova Fayı üzerinde bulunduğu MTA haritalarıyla ortaya kondu.…

16 Şubat 2026 11:07

DEM Parti heyeti Öcalan ile görüşecek

DEM Parti İmralı Heyeti, bugün PKK lideri Abdullah Öcalan'ı ziyaret edecek. Heyet son olarak 17…

16 Şubat 2026 11:02

Sağlık bütçesi müteahhitlere aktı: Bir ayda 22,2 milyar TL

Sağlık Bakanlığı, 2026’nın ilk ayında şehir hastaneleri için 22,2 milyar TL ödeme yaptı. Bu tutar,…

16 Şubat 2026 10:41
Reklam