Gazeteci Hakan Tosun'un ölümüne ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu çıktı
Gazeteci Hakan Tosun’un hayatını kaybetmesine ilişkin Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu tamamlandı. Raporda, Tosun’un vücudunun birçok bölgesinde darp izleri ve kırıklar tespit edildiği, ölüm nedeninin ise şiddet kaynaklı ağır kafa travması olduğu belirtildi. Ayrıca sanıkların iddialarının aksine, Tosun’un uyuşturucu etkisi altında olmadığı da raporla kesinleşti.
10 Ekim akşamı İstanbul’un Esenyurt ilçesinde saldırıya uğradıktan sonra 13 Ekim 2025’te hastanede yaşamını yitiren gazeteci Hakan Tosun’un Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu tamamlandı.
Halktv.com.tr’den Umut Taştan’ın haberine göre, raporda Tosun’un vücudunun birçok bölgesinde darp izleri ve kırıklar tespit edildiği, ölüm nedeninin ise şiddet kaynaklı ağır kafa travması olduğu belirtildi.
Raporla birlikte Tosun’un ölümüne ilişkin tutuklanan iki sanığın “Tosun’un çantasında uyuşturucu bulunduğu”na dair iddiaların da gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
ATK raporuna göre Tosun’un vücudunda herhangi bir uyuşturucu maddeye rastlanmadı.
Tosun’un çantasından çıkan haplar üzerinde yapılan incelemede de bu maddelerin uyuşturucu ya da uyarıcı olmadığı kaydedildi.
İKİ AYRI SALDIRI, ÇOK SAYIDA DARP VE KIRIK
Kamera kayıtlarına göre Tosun’a iki farklı noktada iki ayrı saldırı gerçekleşti. ATK raporunda, bu saldırılar sırasında Tosun’un aldığı darbeler ayrıntılı şekilde yer aldı.
Rapora göre; yüz, baş, boyun, kollar, göğüs, sırt ve bacaklarda darp izleri tespit edildi. Özellikle baş ve yüz bölgesinde ciddi hasarların oluştuğu, kafatasında kırık meydana geldiği belirtildi. Ayrıca göz çukuru ve sfenoid kemikte de kırıklar saptandı.
Baş bölgesine alınan darbeler sonucu beyin kanaması ve beyin dokusunda ezilme oluştuğu, bunun yanı sıra boyun omurgasında kırık ve omurilikte kanama tespit edildiği raporda yer aldı. ATK, Tosun’un ölüm nedenini “şiddet kaynaklı ağır kafa travması” olarak açıkladı.
ÜÇÜNCÜ KİŞİ TARTIŞMASI
Saldırı sırasında olay yerinde bulunduğu belirtilen ve dosyada “3’üncü kişi” olarak geçen Y.Ö., soruşturma kapsamında tanık sıfatıyla dinlendi. Kamera kayıtlarına göre Y.Ö.’nün, ilk saldırının ardından olay yerine geri geldiği, ikinci saldırı sonrasında ise şüphelilerden Abdurrahman Murat’ı motosikletiyle olay yerinden uzaklaştırdığı, ardından bir kez daha olay yerine döndüğü görüldü.
Bu duruma Tosun ailesinin avukatları tepki gösterirken, savcılık ve emniyet, Y.Ö.’nün olayla ilgisi olmadığı yönündeki görüşünü sürdürdü.
mniyet tarafından düzenlenen görüntü inceleme ve araştırma tutanağında, Y.Ö.’ye ait iki ayrı fotoğrafa yer verilerek, bu kişinin olayı engellemeye çalıştığı iddia edildi. Savcılık da bu tutanağa dayanarak, Y.Ö. hakkında suç unsuruna rastlanmadığını açıkladı.
SORU ÖNERGESİNE SAVCILIKTAN YANIT
DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, saldırı sırasında olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişi Y.Ö. hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne soru önergesi verdi.
Fırat, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a, bu kişi hakkında yeniden soruşturma yürütülüp yürütülmeyeceğini sordu.
Soru önergesine yanıt, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verildi. Savcılık, emniyet birimlerince hazırlanan görüntü inceleme ve araştırma tutanağını dayanak göstererek, Y.Ö. yönünden suç unsuruna rastlanmadığını bildirdi. Yanıtta, Tosun’a yönelik saldırıyla ilgili olarak çete ya da örgüt bağlantısına dair herhangi bir bulgunun da tespit edilmediği ileri sürüldü.
TUTUKLULUK İNCELEMESİNDE TAHLİYE TALEBİNE RET
Öte yandan Tosun’a yönelik saldırı kapsamında tutuklu bulunan iki şüpheli, tutukluluk incelemesi kapsamında 6 Ocak’ta hakim karşısına çıktı. SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılan saldırganlar, tahliyelerini talep etti.
Ancak Büyükçekmece 4. Sulh Ceza Hakimliği, mahkumiyet halinde verilmesi muhtemel ceza miktarı dikkate alındığında tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu, mevcut delil durumunda şüpheliler lehine herhangi bir değişiklik bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetti. Hakimlik, Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in tutukluluk hallerinin

