İlerici Kadınlar Derneği (İKD) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısı ile bugün İstanbul’da sokağa çıktı.
Eyleme katılımın yoğun olduğu gözlemlenirken, Kadıköy halkı sloganlarla, alkışlarla desteklerini gösterdiler.
Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’nda başlayan yürüyüşün ardından Kadıköy Kilise Meydanı’ndan bir basın açıklaması gerçekleştirildi.
“Emperyalist saldırganlığa ve gerici kuşatmaya karşı biz varız, kadınlar var” başlığıyla düzenlenen eylemde İliç maden faciasında yaşamını yitiren Uğur Yıldız’ın annesi Sevda Yıldız, Gazeteci-Yazar Sinem Nazlı Demir, Emeklinin Sesi Derneği Şaduman Özyürek ve TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek birer konuşma gerçekleştirdiler.
Eylemde, Küba Kadın Federasyonu’na gönderilen dayanışma mektubu da okundu. İKD Üyesi Berfin Gülsoy’un okuduğu mektupta şu ifadeler yer aldı:
“Sevgili yoldaşlar,
Emperyalizmin, dünya halklarını birbirine düşürerek saldırganlığını arttırdığı, savaş çığırtkanlığını yükselttiği karanlık bir dönemde, bir yandan Latin Amerika’yı arka bahçesi haline getirme hedefiyle yürüttüğü, diğer yandan dünyanın birçok bölgesinde yarattığı yıkım ve son olarak İran’a dönük saldırıları bu haydut devletin insanlık düşmanı niteliğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Emperyalist ABD’nin 66 yıldır sürdürdüğü abluka karşısında sosyalist Küba’nın, direnişi insanlığın onurunu temsil etmektedir.
Gerek devrimin zafere ulaşmasında, gerekse devrimle birlikte sosyalist Küba’nın kuruluşunda ve kuruluştan bugüne kadar bütün toplumla birlikte kadınların kurtuluşunda olağanüstü rolü olan Küba Kadın Federasyonu nezdinde bütün Kübalı kadınların emperyalist abluka ve saldırılar karşısındaki direncini selamlıyoruz.
Kübalı kadınlar, dünyada kadınların kurtuluşunun ve direncinin bir örneği olmaya devam ediyor. Bizler de İlerici Kadınlar Derneği olarak, bütün üyelerimizle birlikte, Türkiye’nin ilerici, yurtsever, sosyalist ve devrimci kadınlarının en içten yoldaşça dayanışma duygularını Küba Kadın Federasyonu aracılığıyla iletmek isteriz. Venezuela’da ABD emperyalizmine karşı dayanışma görevini yerine getirirken hayatını kaybeden 32 Kübalı yurtseverin ailelerine en içten taziyelerimizi sunarken, emperyalist abluka ve saldırganlık karşısında direnen bütün Kübalı kadınlarla yüreklerimizin birlikte attığını belirtmek isteriz.
Yaşasın Küba!
Yaşasın Küba Devrimi!
Yaşasın Küba’nın onurlu ve direngen kadınları!
Yaşasın uluslararası devrimci dayanışma!”
“EMPERYALİST SALDIRGANLIĞA VE GERİCİ KUŞATMAYA KARŞI BİZ VARIZ, KADINLAR VAR”
Eylemde basın metnini İKD Genel Sekreteri Nuray Yenil okudu.
Basın metninde şu ifadeler yer aldı:
“Emperyalist saldırganlığa ve gerici kuşatmaya karşı biz varız, kadınlar var
Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. 8 Mart emekçi kadınların, sömürüye, yoksulluğa, eşitsizliğe ve ayrımcılığa karşı ayağa kalktığı bir mücadele tarihidir, mücadele günüdür.
Bu mirası yaratan New-Yorklu tekstil işçisi kadınlara, Rusya’da devrimin fitilini ateşleyen dokuma işçisi kadınlara, bu günü tarihin hafızasına not eden Clara Zetkin başta olmak üzere devrimci kadınlara selam olsun. Bu mücadeleyi büyüten, eşitlikten, özgürlükten vazgeçmeyen ve bu uğurda yaşamını yitiren bütün devrimci kadınları saygıyla anıyoruz.
Tarihte olduğu gibi bugün de kadınlar hayatlarına, haklarına, emeklerine, geleceklerine, toprağına sahip çıkmak için meydanlarda, işçi direnişlerinde en önde.
Tarihte olduğu gibi bugün de dünyada, emperyalist saldırganlığın ve katliamların gerçekleştiği bir süreçte kadınlar bu barbarlığa karşı yine meydanlarda.
2026 yılı haydut devlet ABD’nin Venezuela’ya saldırısıyla açıldı. ABD, örneği görülmemiş bir haydutluk örneği sergileyerek Venezuela devlet başkanı Maduro ve eşini kaçırdı. Latin Amerika’yı arka bahçesi gibi gören ABD bir yandan uyguladığı abluka ile Küba halkını teslim almaya çalışırken öte yandan İsrail ile birlikte gözü dönmüş bir şekilde İran’a saldırı başlattı.
Dünyada ve bölgemizde emperyalizmin yıllardır süren savaş ve işgal politikaları halkların üzerine karabasan gibi çöktü. Büyük Ortadoğu Projesi hedefiyle bölgede devam eden savaş büyük bir yıkıma neden oldu.
Filistin’de dünyanın gözü önünde İsrail eliyle adeta bir soykırım yapıldı. İsrail’in saldırılarında 30 binden fazla kadın ve çocuk hayatını kaybetti.
Suriye’de yarattıkları yıkım sonucunda milyonlarca insan mülteci, göçmen konumuna sürüklendi.
Yine Suriye’de iktidara oturtulan IŞİD artıkları yüzlerce kadını kaçırdı, tecavüz etti ve katletti.
En son İran’da ABD ve İsrail’in bombaladığı bir okulda 168 kız çocuğu hayatını kaybetti.
Emperyalistlerin bölgeyi sömürgeleştirme hedefiyle ortaya koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi, halkların, kadınların, çocukların yaşamlarını karartmaya devam ediyor.
Büyük Ortadoğu Projesi aynı zamanda emperyalizmin gerici kuşatmasının adıdır. Yıllardır beslenen cihatçı, gerici örgütler adım adım iktidara taşındı. Afganistan’da Taliban, Suriye’de HTŞ’nin iktidara taşınması bu gerici kuşatmanın ürünüdür. Afganistan’da kadınların en temel hakları yasaklanırken, Suriye’de iktidarda bulunun cihatçı çetenin katliamları devam ediyor. Özellikle kadınlar ve çocuklara yönelik sistematik şiddet, tecavüz ve istismar haberlerine her gün bir yenisi ekleniyor.
Bununla yetinmeyen ABD emperyalizmi Latin Amerika’da benzer adımlar atmaktan çekinmeyeceğini ilan ediyor. Haydut devlet ABD, Venezuela halkına, Küba’ya, İran’a ve diğer ülkelere karşı aynı saldırgan tavrını sürdürüyor.
Savaş ve işgal politikalarıyla katliam yapan emperyalistler büyük bir aymazlıkla demokrasi ve özgürlük getirdiklerini propaganda ediyor.
Demokrasi yalanlarının arkasına sığınarak dünya halklarının efendiliğine soyunanların, ortaya dökülen Epstein dosyalarıyla maskeleri düşmüş, insanlığa düşman oldukları tescillenmiştir. Epstein dosyaları yalnızca bir grup sapkının suçları değil, bu sömürü düzeninin hakiki yüzüdür.
Dünyayı kana bulayan, katliam yapmaktan çekinmeyen, hakkında istismar dosyaları açılan bu suç şebekesi Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek olan NATO toplantısı için ülkemize gelmeye hazırlanıyor. Buradan kendisini dünyanın efendisi olarak gören bu suç şebekesinin başı Trump’a ve ortaklarına sesleniyoruz, sizi ülkemizde istemiyoruz, burada hoş karşılanmayacaksınız.
Öte yandan emperyalizmin yönelimleri doğrultusunda bugün ülkemizde yeni bir rejim kuruluyor. Afganistan’da Taliban’ın inancıyla alakalı bir sorunumuz yok diyen, Suriye’de HTŞ ve Colani iktidarını destekleyen AKP iktidarının, ülkemizi sürüklemek istediği yer bellidir. Bu rejimin biz kadınlar için ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz.
Cumhuriyetin bütün kazanımlarının adım adım tasfiye edildiği, şeriat ve saltanat heveslilerinin boy gösterdiği AKP’nin yeni rejiminde kadın cinayetleri artıyor, kadına yönelik şiddet olağan hale geliyor. Laik hukuk ayaklar altına alınıyor, AKP iktidarı toplumsal yaşamı dinsel referanslarla yeniden dizayn etmek istiyor. Tarikat ve cemaatler ile bunların uzantısı yapılanmalar devletin bütün kademelerinde söz ve yetki sahibi… Daha vahimi bugün Anayasaya aykırı olduğu halde şeriat savunusu en üst mercilerden topluma dayatılıyor, laikliği savunmak ise suç ilan ediliyor.
Laiklik birilerinin iddia ettiği gibi bir yaşam tarzı değildir. Laiklik eşit yurttaşlık hukukunun temeldir. Laikliğin ayaklar altına alındığı bir rejimde kadınlar ikinci sınıf vatandaş olarak görülür, geleneksel ev içi rollerine geri gönderilir ya da sadece sermayenin ucuz iş gücü olarak sahaya sürülür. Laikliğin ayaklar altına alındığı bir rejim, tarikat ve cemaat rejimidir.
AKP’nin kurduğu bu rejim emperyalizme göbekten bağımlı, gerici bir yağma ve talan düzenidir. Bu düzen emekçilere sefaleti, kadınlara şiddeti, gençlere geleceksizliği dayatıyor. Buradan bir sözümüzde AKP iktidarına, dünya beşten büyüktür diyen tek adam rejimine biz de diyoruz ki Türkiye birden büyüktür ve bu rejimi reddediyoruz.
Emperyalist projelerle ülkemize ve bölgemize reva görülen bu gerici kuşatmaya karşı 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle bir kez daha karanlığın karşısında BİZ VARIZ, kadınlar var diyoruz. Buradan emperyalizmin savaş, işgal ve her türlü barbarlığına karşı Venezuelalı, Kübalı, Filistinli, Suriyeli ve İranlı kadınlara dayanışma mesajlarımızı iletiyoruz.
Ülkemizin tarikatlara, cemaatlere teslim edilmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha ilan ediyoruz. Haklarımızdan, eşitlikten, özgürlükten, bağımsızlıktan, LAİKLİKTEN VAZGEÇMİYORUZ.
Yaşasın 8 Mart, Yaşasın örgütlü mücadelemiz”
İsrailli üst düzey yetkililer, İran’da yeni lider seçilen Mücteba Hamaney’i hedef alan açıklamalar yaptı. Meclis…
Adalet ve İçişleri Bakanlıklarındaki atamaların ardından Ankara'da ikinci dalga kabine değişikliği bekleniyor. Bayram sonrası yapılması…
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda sadece 8 say görev yaptıktan sonra 2 yıl maaş alan Hafize…
ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaş nedeniyle Türkiye’ye yönelik seyahat uyarısını güncelledi.…
Öğrenci evinde yaptığı bol sucuklu omletle gündem olan AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök, bu kez…
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öldürülen Fatma Nur öğretmenin ardından şiddet olaylarının yalnızca okullarda olmadığını…