İstanbul Aydın Üniversitesi’nde büyük çoğunluğu öğretim görevlisi ve araştırma görevlisinden oluşan yüzlerce akademisyenin maaşından, hiçbir hukuki dayanağı bulunmayan gerekçelerle 15 ila 30 bin TL arasında kesinti yapıldı. Üniversite yönetimi bu keyfi uygulamayı “mesai saatlerine uyulmaması” ve “Şubat ayının 28 gün çekmesi” ile gerekçelendirdi. Oysa söz konusu gerekçeler ne YÖK mevzuatıyla ne de İş Kanunu’yla bağdaşmakta; üstelik akademik emeği doğrudan hedef almaktadır.
Mağdur akademisyenler, yaşananları anlamak ve çözüm bulmak amacıyla Personel Daire İşleri Başkanı Cem Şener ile görüşmek istedi. Onlarca akademisyenin bu meşru talebi reddedildi; Şener, kapısını hiçbirinin yüzüne açmadı. Daha önce Beykent Üniversitesi’nde akademisyenlerin toplu işten çıkarılma sürecinde etkin rol üstlendiği bilinen Şener’in bu tutumu, üniversite yönetiminin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinden ne denli uzak olduğunun somut bir göstergesidir.
Gelişmelerin sosyal medyada büyük yankı uyandırması ve akademisyenlerin kararlı tepkisi üzerine yönetim, “yanlış hesaplama yapıldığı” gerekçesiyle iki günlük kesintileri iade etmek zorunda kaldı. Ne var ki bu adım, sorunu kökten çözmekten uzaktır: Yapılan kesintilerin büyük bölümü hâlâ akademisyenlerin hesabına yatırılmamıştır. Parçalı ve geç kalan bu geri adım, yönetimin niyetini sorgulatmakta; basıncın azalmasıyla birlikte meselenin rafa kaldırılabileceği kaygısını beraberinde getirmektedir.
Tüm bu uygulamalar, üniversite yönetiminin akademisyenleri maaş ve iş güvencesi tehdidiyle sindirme çabasından başka bir şey değildir. Anayasal güvence altındaki çalışma hakkı, yöneticilerin keyfi tasarruflarıyla ihlal edilemez. Takvim günleri ya da mesai saatleri, hiçbir mevzuat kapsamında aylık ücret kesintisine gerekçe yapılamaz. Akademisyenlerin alın teri gasp edilemez, emekleri pazarlık konusu olamaz.
Tüm eğitim emekçilerini, haksızlığa karşı duran herkesi ve vicdan sahibi yurttaşları İstanbul Aydın Üniversitesi’nde mağdur edilen akademisyenlerle dayanışmaya çağırıyoruz. Haklı mücadelelerinde yanlarındayız. Kesintilerin tamamı iade edilene, sorumlular hesap verene ve benzer uygulamaların önüne geçilecek kalıcı güvenceler oluşturulana kadar bu davayı takip etmeye devam edeceğiz.
Laiklik Meclisi'nin sosyal medya hesaplarında paylaşılan mesajda "Laiklik Meclisi Yürütme Kurulu üyesi avukatlarımız Selin Nakıpoğlu…
Haklarını almak için günlerdir eylemde olan Doruk Madencilik işçileri Bakanlığın dün yaptığı açıklamanın ardından direnişlerini…
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tüm illerde valiliklere, emniyet, jandarma ve ilgili bakanlıklara, 'Okul ve Çevresi…
Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ'ın tutuklanmasının ardından kayyum atanan TELE1, TMSF tarafından satışa çıkarıldı.
Boğaziçi Üniversitesi’nde özel güvenlik görevlilerine yönelik 2,3 milyon TL’lik eğitim ihalesi tartışma yarattı. Tek firmanın…
Eylemlerinin beşinci gününde Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı'na yürümek isteyen Doruk Madencilik işçilerine polis müdahale…