İstanbul Aydın Üniversitesi'nde rektör, akdemisyenlere kulağını kapattı: Mahkemeye gidin

İstanbul Aydın Üniversitesi'nde maaşlarından hukuksuz kesinti yapılan akademisyenlerle gerçekleştirilen toplantıda kendilerine söz hakkı tanınmadı, somut hiçbir bilgi verilmedi. Rektör Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın herhangi bir hata yapılmadığını savunurken kararın “mütevelli heyeti başkanı geldikten sonra” alınacağını açıkladı. Akademisyenlerin kamuoyunu bilgilendirmesinden duydukları rahatsızlığı dile getiren Rektör Aydın, sorunu olanın mahkemeye gitmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

İstanbul Aydın Üniversitesi'nde rektör, akdemisyenlere kulağını kapattı: Mahkemeye gidin

HABER MERKEZİ

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde maaşlarından 15 ila 30 bin TL arasında kesinti yapılan akademisyenlerin yoğun çabaların sonrasında üniversite yönetimiyle gerçekleştirdiği görüşmeden bir sonuç elde edilemedi. Toplantı, İstanbul Aydın Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın’ın tek taraflı konuşmasıyla monologa dönüşürken, maaşı kesilen akademisyenlere söz hakkı tanınmadı. Somut hiçbir adım atılmayan görüşmenin sonrasında, şeffaflık ilkesi gereğince herhangi bir bilgi de paylaşılmadı.

“HATA YOK” DEDİ, KARARI BAŞKASINA HAVALE ETTİ

Toplantıda en çarpıcı açıklamayı Rektör Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın yaptı. Haftalardır gündemde olan maaş kesintilerine ilişkin herhangi bir hata yapılmadığını savunan Aydın, bir sonraki adıma dair ise, “Karar, mütevelli heyeti başkanı geldikten sonra alınacak” ifadesini kullandı. Rektör Aydın’ın bu açıklaması, toplantıya katılan akademisyenler arasında derin bir hayal kırıklığı ve öfkeye yol açtı. Hukuka aykırılığı açık olan bir uygulamanın sorumluluğunun üniversite hiyerarşisinin en tepesi olan mütevelli heyeti başkanına havale edilmesinin, üniversite yönetiminin hesap vermekten kaçındığının en somut kanıtı olduğunu belirten akademisyenler, yapılan bu uygulamanın kurumsal iradenin nerede toplandığının açık bir itirafı olarak değerlendirdi

DİYALOĞU KAPATAN SÖZ: MAHKEMEYE GİDİN!

Toplantının belki de en çarpıcı anı, Rektör İbrahim Hakkı Aydın’ın akademisyenlerin kamuoyunu bilgilendirme çabalarına verdiği yanıtta yaşandı. Aydın, sosyal medya paylaşımları ve kamuoyu açıklamaları yoluyla sorunun gündeme taşınmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirirken, sorunu olanın yapması gereken tek şeyi ise ‘mahkemeye başvurmaları” olarak belirtti. Bu beyan, toplantıya katılan akademisyenler tarafından yoğun tepkiyle karşılandı. Söz konusu ifadenin, yalnızca kamuoyu baskısına bir tepki değil, aynı zamanda yönetimin çalışanlarıyla diyalog kurmayı reddettiğini gösterdiğini anlatan akademisyen, Rektör Aydın’ın sorunu çözme niyeti taşımadığını ve akademisyenleri bireysel hukuki süreçlere yönlendirerek kolektif ses çıkarmalarının önüne geçmeye çalıştığını dile getirdi.

Kamuoyunun bilgilendirilmesinin, Anayasa’nın 26. maddesiyle güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ve çalışanların meşru örgütlenme hakkının doğal bir yansıması olarak tanımlayan akademisyenler, “Bir rektörün bu hakkı rahatsızlık olarak nitelendirmesi, akademik özgürlük anlayışıyla da bağdaşmamaktadır” ifadesini kullandı.

SÖZ HAKKI YOK, BİLGİ YOK, ÇÖZÜM YOK

Toplantının içeriği biçim olarak da sorunluydu. Maaşlarından kesinti yapılan akademisyenler, yalnızca dinleyici konumuna oturtuldu. Rektörün konuşması boyunca herhangi bir akademisyen söz alamadı; sorular yöneltilemedi, itirazlar dile getirilemedi. Şeffaflık ilkesi açısından da toplantı tamamen boş geçti. Kesintilerin hangi hukuki dayanağa göre yapıldığı, kalan miktarların ne zaman iade edileceği ve bu süreçte kimin hangi kararı aldığı gibi temel sorular yanıtsız kaldı.

YÖNETİM ÇELİŞKİYE DÜŞTÜ

Toplantıda art arda sıralanan üç beyan, kendi içinde derin bir çelişki barındırıyordu:
“Hata yapılmadı” — O halde iade edilecek bir şey yok mu?
“Karar mütevelli heyeti başkanı geldikten sonra alınacak” — O halde yönetim yetkisiz mi?
“Sorunu olan mahkemeye gitsin” — O halde diyalog kapısı kapalı mı?

Bu üç beyan bir arada değerlendirildiğinde, üniversite yönetiminin uygulamanın hukuksuzluğunu kabul etmediğine dikkat çeken İstanbul Aydın Üniversitesi akademisyenleri, Rektör Aydın’ın çözüm üretmekten kaçındığını ve sorumluluğu hem bir üst organa hem de mahkemelere yıkarak konuyu geçiştirmeye çalıştığını kaydetiler.

TOPLANTI DEĞİL, BİLGİLENDİRME SEANSI

Haftalar önce Personel Daire Başkanı Cem Şener’in kapısından çevrilen, talepleri reddedilen akademisyenler için bu toplantı uzun süredir beklenen bir diyalog fırsatıydı. Ancak yaşananlar, o beklentiyi de boşa çıkardı. Katılımcıların aktarımına göre, toplantı boyunca tek yönlü bir bilgilendirme yapıldı; eleştiri, soru ve itiraz için herhangi bir alan açılmadı. Ezcümle akademisyenler odaya alındı, ama sözleri alınmadı.

SÜREÇ DEVAM EDİYOR

İstanbul Aydın Üniversitesi’nde akademisyemlerden yapılan kesintilerin büyük bölümü hâlâ iade edilmedi. Toplantıdan somut bir çıktı elde edilememiş olması ve Rektör Prof. Dr. İbrahim Hakkı Aydın’ın akademisyenleri mahkemeye yönlendiren açıklaması, hukuki başvuru süreçlerini fiilen teşvik eden bir zemin oluşturdu. Nitekim bu beyan, bireysel dava açmayı düşünen akademisyenler açısından yönetimin kendi itirafı niteliği taşıyor. Üniversitenin kurucusu ve mütevelli heyeti başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın’ın ne zaman geleceği, toplantının ne zaman yapılacağı ve hangi kararın alınacağı ise henüz bilinmiyor.