Laiklik Meclisi: Bu karanlığı tarihin çöplüğüne göndermek acil görevdir!
Laiklik Meclisi, İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in serbest bırakılmasının ardından yaptığı açıklamda "Ülkemizde laiklik tasfiye edildikçe gerici karanlık her geçen gün etkisini artırırken siyasi iktidar “yeni hukuku” ile bir yandan ilerici kesimleri cezalandırmakta" denildi.
Laiklik Meclisi, kız çocuğu H.K.G.’yi 6 yaşındayken 29 yaşındaki Kadir İstekli ile “dini nikâh” adı altında cinsel istismara maruz bırakması nedeniyle tutuklanan gerici İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in istinaf mahkemesi tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakılmasının ardından dikkat çekici bir açıklama yayınladı.
LM’den yapılan açıklamada “Tarikatçı Gümüşel’in tahliyesini, “Cübbeli Ahmet” lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü adındaki şahsın siyasi iktidarın en yüksek kademeleriyle yaptığı görüşmelere de atıfla “müjdelemesi”, bunun münferit bir yargı kararı değil, bütünlüklü bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermektedir” denildi.
Tarikatların iktidarın “yeni hukuku” ile etkilerini arttırırken, ilerici kesimlerin cezalandırıldığı belirtilen açıklamada “Başta kadınlar ve gelecek kuşaklar olmak üzere, ülkemizin üzerine çöken bu karanlığı tarihin çöplüğüne göndermek acil görevdir. Bu yaşamsal görev ise laiklik mücadelesinin yükseltilmesinden geçmektedir” ifadeleri kullanıldı.
Laiklik Meclisi’nden yapılan açıklama şu şekilde:
Ülkemizde laiklik tasfiye edildikçe gerici karanlık her geçen gün etkisini artırırken siyasi iktidar “yeni hukuku” ile bir yandan ilerici kesimleri cezalandırmakta, diğer yandan şer-i hukuku yargı eliyle de adeta meşrulaştırarak tarikat ve cemaatleri aklamakta ve korumaktadır.
En son, kız çocuğu H.K.G.’yi 6 yaşındayken 29 yaşındaki Kadir İstekli ile “dini nikâh” adı altında cinsel istismara maruz bırakması nedeniyle 19 yıl 9 ay hapis cezası alan İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel istinaf mahkemesi tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.
Tarikatçı Gümüşel’in tahliyesini, “Cübbeli Ahmet” lakaplı Ahmet Mahmut Ünlü adındaki şahsın siyasi iktidarın en yüksek kademeleriyle yaptığı görüşmelere de atıfla “müjdelemesi”, bunun münferit bir yargı kararı değil, bütünlüklü bir tehlike olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Uzun süredir devlet kademelerinden başlayarak, ekonomik, siyasi gücünü arttıran ve söz konusu davanın duruşmaları esnasında adliyede açıkça şeriat sloganları atan başta İsmailağa cemaati olmak üzere gerici gruplar bu kararı kutlamalarla karşılamıştır.
Laik hukuk yerine tarikat ve cemaatlerin kendi hukukunun, en tepeden başlayarak siyasetin de dâhil olmasıyla, meşrulaştırılmasına varan bu tablo, başta laiklik olmak üzere Cumhuriyet’in devrim yasalarını ve tüm değerlerinin yanı sıra iyi-kötü hukuktan ve demokrasiden kalan son kırıntıları da tasfiye eden karşı devrim cephesinin geldiği bütünlüklü aşamayı ortaya koymaktadır.
Başta kadınlar ve gelecek kuşaklar olmak üzere, ülkemizin üzerine çöken bu karanlığı tarihin çöplüğüne göndermek acil görevdir. Bu yaşamsal görev ise laiklik mücadelesinin yükseltilmesinden geçmektedir.
Laiklik Meclisi, tüm yurttaşlarımızı bu yaşamsal mücadeleyi büyütmeye çağırır.
Karanlığa teslim olmayacağız!
Laiklikten vazgeçmeyeceğiz!

