Reklam
Kategoriler: Sol Şerit

Laiklik Meclisi: Lozan, egemenlik, laiklik ve cumhuriyettir!

Reklam

Laiklik Meclisi, Lozan Antlaşması’nın 103. yıldönümünde yaptığı açıklamada ülkemizin karşı devrim sürecinin en tehlikeli aşamasına yaklaştığını ifade etti.

Antlaşma’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin temelini oluşturduğu söylenen açıklamada iktidardan başlayarak, ” ‘Terörsüz Türkiye’ masasının bileşeni DEM Partinin Cumhuriyeti ve Lozan’ı “100 yıllık zulüm” olarak niteleyerek kimlikçi siyaseti ile ABD büyükelçisinin “Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir” sözleri birbiriyle uyum içerisindedir” denildi.

Laiklik Meclisi’nden yapılan açıklama şu şekilde:

Lozan Antlaşmasının 103. yılında ülkemizde karşı devrim süreci en tehlikeli aşamasına yaklaşmaktadır. Emperyalizme karşı zaferin son etabı olan Lozan, aynı zamanda, Laik Cumhuriyet’in bağımsızlık ve esas olarak da egemenliğin, kuruluşunun ve onurlu barışın ilanıdır.

Emperyalistlerin dayattığı çok hukuklu yapıyı reddederek hukuk birliğine ve yurttaşlar topluluğuna atılan adımdır.

Cumhuriyet’in kuruluşu için Sevr Antlaşmasıyla birlikte Osmanlı’nın tarihe gömüldüğü, yabancı sermayenin ayrıcalıklarının reddedildiği, kapitülasyonlardan kurtularak ekonomik bağımsızlığın ve egemenliğin kazanıldığı büyük adımdır.

Dolayısıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli Lozan’da oluşturulmuş, çağdaş ve laik Cumhuriyetin kuruluşu ile elde edilen egemenlik, bugün, 90. yıldönümünde Montrö Sözleşmesi ile taçlanmıştır.

Ancak, özellikle 1950’li yıllarla birlikte emperyalizm güdümlü siyasi iktidarlar, laik Cumhuriyet’i ve ülkemizin egemenlik haklarını aşındırmış, NATO üyeliği ile birlikte ülkemiz emperyalist savaşların tarafı haline getirilmiş, emperyalizm destekli askeri darbeler ile ülkenin ilerici birikimi yok edilmeye çalışılmıştır.

Bu karşı devrim sürecinde laik Cumhuriyet tasfiye edilirken, onun temeli olan Lozan Antlaşması da uzun süredir hedef alınmaktadır. Bu açıkça egemenliğin hedef alınması demektir. Lozan karşıtlığını hiç çekinmeden ifade eden bugünkü siyasi iktidar, Kurtuluş Savaşının önderleri ile Cumhuriyetin kurucu kadrolarını karşısına almaktan çekinmeden, emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) sözcülüğüne soyunmaktadır.

Lozan Antlaşmasının 103., Montrö Antlaşmasının ise 90. yıldönümünün hemen öncesinde, emperyalist suç örgütü NATO’nun toplantısı için Cumhuriyet’in başkentini kapatarak adeta işgal altında bir ülke görüntüsü verecek kadar ileri giden siyasi iktidar, “Yeni Osmanlı” hayalleriyle emperyalizmin yüz yıl öncesinden ülkemize temellük etme hedeflerine hevesini göstermiştir. Söz konusu toplantının sonuç bildirgesi ise, Lozan ve Montrö’nün güvence altına aldığı egemen ve bağımsız Cumhuriyet’in tasfiyesinde karşı devrimin bileşenlerini olduğu kadar, geldiği tehlikeli aşamayı da ortaya koymaktadır.

Bu tehlikeli aşama, Lozan ve Montrö karşısında, Büyük Ortadoğu Projesi adıyla yeniden hortlatılan Sevr demektir. “Keşke Yunan kazansaydı” ifadesini, Kurtuluş Savaşı için “neyden kurtuluyoruz?” sözleriyle el yükselterek yineleyen ve Cumhuriyet’i Osmanlı ile barıştırma adı altında zihinlerden silmeyi hayal eden zihniyet ile “1919’dan beri ulus-devletler tarafından engellenmiş durumdayız.” diyen ABD büyükelçisinin simbiyotik ilişkisi açıktır. Bu ilişki Sevr sevdalısı karşı devrim cephesinin varoluş güvencesidir.

Son dönemde başta ABD olmak üzere, siyasi iktidar ile “Terörsüz Türkiye” masasının bileşenlerinden yükselen karşı devrim hamlelerinin Lozan’la birlikte 1924 Anayasasını hedef alması, laik Cumhuriyet’in, onun temeli olan ülkemizin bağımsızlığının ve egemenliğinin tasfiye edilmesi, yurttaşlığın tamamen ortadan kaldırılması, hukukun parçalanması anlamına gelmektedir. Gerek siyasi iktidar tarafından, gerekse, “Terörsüz Türkiye” sürecinin bütün taraflarından Lozan’a yönelik saldırılar açıktır ki; emperyalizmin yanı başımızdaki bölgeye yönelik yürüttüğü planlara ülkemizin dâhil edilmesi anlamına gelmektedir.

Siyasi iktidarın en yetkili ağzından başlamak üzere dillendirilen Türk-Kürt-Arap ittifakı ile vurgulanan ümmetçiliğin yanı sıra, “Terörsüz Türkiye” masasının bileşeni DEM Partinin Cumhuriyeti ve Lozan’ı “100 yıllık zulüm” olarak niteleyerek kimlikçi siyaseti ile ABD büyükelçisinin “Türkiye için en iyi sistem Osmanlı millet sistemidir” sözleri birbiriyle uyum içerisindedir.

Cumhuriyetle taban tabana zıt olan bu girişimler, etnik kimlikler ve mezhepler üzerinden parçalanmış bir toplum, hukuk birliğinin ortadan kalktığı çoklu bir yapı ile yüzlerce yıl öncesinin ilkel yönetim modelini hedeflemektedir.

Açıktır ki, emperyalizmin planlarıyla uyumlu bir süreç işlemektedir. Birçok unsur tarafından açıkça dillendirilen “Yeni-Osmanlıcılık” yöneliminin hangi hesap ve hedeflerle bağlantılı olduğu gözlerden kaçırılmaktadır. Bu yönelimin aktörleri, laik Cumhuriyet’in tasfiyesini, Lozan karşıtlığıyla adeta taçlandırmaktadır.

Lozan, bağımsızlığı ve egemenliği sağlayan kuruluştur. Emperyalizme boyun eğmeyen bir dirençle sağlanan barış iradesidir.

Laiklik Meclisi, Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu olan Lozan Barış Antlaşması’nın 103. yılını kutlarken, bütün ilerici kesimleri ve yurttaşları bağımsızlık, laiklik ve Cumhuriyet için bir kez daha mücadeleye çağırır.

Lozan, Cumhuriyettir! Tartışmaya açılamaz!

Lozan Antlaşması’nın 103. Yılı Kutlu Olsun!

Reklam

Önceki Haberler

Yeni Parti’nin logosu belli oldu

Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesini imzalayan Özgür Özel, partinin logosunu da paylaştı. Sosyal medya platformu X'te…

24 Temmuz 2026 12:08

Merkez Bankası verileri paylaştı: Enflasyon beklentilerinde makas açıldı

Merkez Bankası, temmuz ayı "Sektörel Enflasyon Beklentileri" verilerine göre, piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası enflasyon…

24 Temmuz 2026 11:16

Özgür Özel, CHP’den istifa etti

Mutlak butlan kararından 2 ay sonra CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, partisinden istifa etti.…

24 Temmuz 2026 11:11

‘Çerçeve yasa’ pazartesi günü Meclis’e sunulacak

Süreç kapsamında hazırlanan “çerçeve yasa” teklifinin pazartesi günü TBMM Başkanlığı’na sunulması planlanıyor. Takvimin yetişmemesi halinde…

24 Temmuz 2026 11:00

Bahçeli’nin hazine yardımı çağrısına CHP’den yanıt: Paradan önce konuşmamız gereken şeyler var!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'den ayrılacak yeni bir oluşumun hazine yardımından pay alması gerektiğini…

24 Temmuz 2026 10:48

Yeni partinin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığı’na bugün verilecek

Özgür Özel liderliğindeki yeni partinin kuruluş dilekçesi, Meclis görevlileri tarafından İçişleri Bakanlığı'na götürülüyor.

24 Temmuz 2026 10:43
Reklam