Şahsım devletinden sonra şahsım üniversitesi
Şırnak Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Abdurrahim Alkış’ın, üniversite kadrolarını torpille akraba ve yakınlarına tahsis ettiği iddia edildi. Buna göre Alkış’ın yeğeni Gülizar Artuç’un öğretim üyesi kadrosuna aldığı, amcasının oğlu Emrullah Alkış’ı müftülükteki görevinden üniversiteye geçirilerek önce fakülte sekreteri, daha sonra genel sekreter yardımcısı olarak görevlendirildiği ayrıca yakın dostu olduğu öne sürülen Mesut Bayram’ın Milli Eğitim Bakanlığı’ndan üniversiteye transfer edilerek yüksekokul müdürlüğü ve hukuk müşavirliği görevlerine getirildiği belirtildi.
Eleştiriler üzere sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Alkış, “Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır” ifadelerini kullandı. Alkış ataması yapılan kişiler için de “Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin” sözlerini kaydetti.
Alkış, paylaşımında üniversite yönetimine karşı çıktığını belirttiği kişiler hakkında da açıklamalarda bulundu. Rektör, “Benim rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol Özvar ve YÖK Başkanvekilimiz Metin Topçuoğlu ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım” dedi.
Alkış’ın söz konusu sosyal medya paylaşımını daha sonra sildiği görüldü.
Yeniçağ’dan Fatih Ergin’in haberine göre, söz konusu paylaşımda yer alan ifadeler şöyle:
“BENİ SEVEN, TEKİP EDEN TÜM AKADEMİK VE İDARİ PERSONELİME DUYURULUR
Rektörlük vazifemi, üniversitemiz içindeki ve dışındaki şer odaklarıyla sürekli mücadele etmeme rağmen, üç buçuk yıldan fazla süredir başarıyla, kararlılıkla ve dirayetle sürdürmekteyim. Ben Rektörlük vazifesine atandığımda bu üniversite çökmüştü; ben ayağa kaldırdım. Her anlamda bitmişti; ben yeniden hayat verdim. Kampüsü çöle dönmüştü; ben ağaçlandırıp yeşillendirdim. Fakülteler bakımsızlıktan dökülüyordu; neredeyse her fakülteyi ben yeniledim, onardım ve ayağa kaldırdım. Kampüsün çevre düzenlemesini ben yaptırdım. Yetersiz bilgi işlem sistemini ben güçlendirdim. Üniversitemize yeni bir sistem odasını bile ben kurdurdum. Her sene çok sayıda sempozyum düzenledim. Sadece bununla da kalmadım; üniversitemizin görünür yüzü olan anlamsız, köhnemiş ve saçma amblemini ben değiştirdim, yenisini oluşturdum ve yürürlüğe soktum. Üniversitenin sloganını bile ben belirledim. Yeni bölümler açtırdım. Akademik ve idari kadro sayımız yetersizdi; bunu gördüm, YÖK’teki ve Cumhurbaşkanlığı’ndaki ağırlığımı ve etkimi kullanarak üniversitemize her sene çok sayıda kadro tahsisi yaptırdım. Bu kadrolara, atanmaya layık gördüğüm yüzlerce kişinin atamasını yaptım. Bu süreçte benim Rektörlük irademe karşı gelip bana dik başlılık eden başıbozukların hepsini YÖK Başkanımız Erol ÖZVAR ve YÖK Başkanvekilimiz Metin TOPÇUOĞLU ile görüşerek, durumu anlatarak, desteklerini alarak tek tek üniversiteden attım. Saymakla bitmeyecek daha birçok hizmeti göreve getirdiğim kutlu ekibimle birlikte yaparak üniversitemizi ülkenin en saygın üniversiteleri arasına soktum. Şırnak Üniversitesi’nin adını ve başarılarını dünyaya duyurdum. Bunları yaparken, ülkemizde hiçbir kıymet-i harbiyesi olmayan, işe yaramaz, ahmak ve dinsiz-imansız azınlık bir güruhun yayın organı olan ODA TV, Halk TV, Yeniçağ, Sözcü gibi marjinal medya gruplarının ve bunların taşeronluğunu yapan bizim cenahtaki avanak medyanın hakkımda yaptığı haberleri çokta dikkate almadım. Fakat gerektiğinde de verdiğim cevaplarla, ortaya koyduğum icraatla ve sergilediğim dirayetle onları her zaman alt etmeyi başardım.
Hasıl-ı kelam, iradeli ve dirayetli Rektörünüz olarak az zamanda çok büyük işler yaptım. Bunu emrim altında çalışan hiç kimse inkâr edemez. Bugüne kadar her mücadeleyi kazanmış Rektörünüz olarak üzülerek öğrendim ki; çok sevdiğim kız kardeşim Halime’min kızı, biricik yeğenim Gülizar ARTUÇ’u İlahiyat Fakültesi’nde doktor öğretim üyesi kadrosuna atamamdan; amcaoğlum Emrullah ALKIŞ’ı Müftülükten üniversitemize naklen geçirerek Fakülte Sekreterliği görevine yükseltmemden ve ardından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirmemden; sır küpüm ve yakın dostum Mesut BAYRAM’ı MEB’de öğretmen iken üniversitemize geçirerek İdil Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Hukuk Müşaviri görevlerine atamamdan bazı haddini bilmez ahmaklar rahatsız olmuş. Tabii bu fitneyi yayanlar inançsız oldukları için, akrabaya sahip çıkmanın, yakın çevresine destek olmanın ve güvendiğin insanları yönetici pozisyona getirip bihakkın görev yapmalarını sağlamanın bizim inancımız gereği olduğunu bilmezler. Bu fitneciler, Cuma namazlarına gitmedikleri için her Cuma günü akrabaya yardım etmenin inancımız gereği olduğunu bilemezler. Akrabalarıma ve dostlarıma yardım etmek ve onları güzel yerlere getirmek benim inancım gereğidir ve Rektörlük hakkımdır. Dirayetli bir Rektör olarak, irademle yapılan bu atamalardan rahatsız olup arkamdan dedikodu yapanları, fitne üretenleri ve üniversitemizde kurduğum bu kusursuz düzeni tartışmaya açmaya çalışanları da tek tek tespit ettim. Yakın zamanda onların da hakkında gelip bu üniversitede barındırmayacağım, göreceksiniz.
Herkesin bilmesi gerekir ki, Şırnak Üniversitesi sahipsiz değildir; bu üniversitede Rektörlük makamının otoritesini, kurduğum düzeni ve irademi yıpratmaya çalışan hiç kimseye acımadım, acımam. Bu gerçeği bugüne kadar kadro açıp, atamasını yapıp, cübbesini giydirdiğim kişilerden anlamanız gerekiyordu; fakat ben bir kez daha anlamayanlara göstermek istiyorum. Bu üniversitede benim ortaya koyduğum vizyona uygun çalışan, Rektörüne sadakatle şereflenenlerin akademide önünü açıyorum, onları destekliyorum, ödüllendiriyorum ve hak ettikleri yerlere gelmelerini sağlıyorum. Bu hakikati, bugün çıktığımız Öğretim Üyesi ilanıyla bir kez daha görmenizi istiyorum. Bugün Resmi Gazete’de ilan ettiğimiz kadrolara aşağıda belirttiğim güvenime mazhar olan, Rektörüne sadakatte ve bağlılıkta kusur etmeyen kişileri atamaya karar verdim. En yakın zamanda bu arkadaşlarımızın da atamasını yapıp cübbelerini bizzat ben giydireceğim. Bu arkadaşlarımızı da şimdiden tebrik ediyorum. Emrimdir; siz de şimdiden bu arkadaşlarımızı ziyaret edip tebrik edin.
* Mühendislik Fakültemiz Maden Mühendisliği Bölümü için açtığımız Profesör kadrosuna, Öykü BİLGİN’i 2026/10 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.
* İlahiyat Fakültemiz Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü için açtığımız Doçent kadrosuna, Nazan YEŞİLKAYA’yı 2026/11 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.
* İlahiyat Fakültemiz İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü için açtığımız Doçent kadrosuna, Yakup AKYÜREK’i 2026/12 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.
* Şırnak Meslek Yüksekokulumuz Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü için açtığımız Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna, Kübra ŞANLI’yı 2026/13 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.
* Mühendislik Fakültemiz Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü için açtığımız Doktor Öğretim Üyesi kadrosuna, Besra İNAN’ı 2026/14 Numaralı açtığım ilanla atamayı layık gördüm.”
Abdurrahim Alkış, Nisan ayında milletvekillerine yinelik söylediği iddia edilen ifadelerle gündeme gelmişti. Facebook hesanından paylaşım yapan Alkış’ın “TBMM’de işe yaramaz, vasıfsız, sadece el kaldırıp indiren münafık milletvekilleri havlayıp kudursa da, Şırnak Üniversitesi’nin iradeli ve dirayetli rektörü olarak üniversitemizi sadakat libasıyla zırhlanan kişilerle yükseltmeye ve ilerletmeye devam edeceğim. Ben, eski Cumhuriyet’in hastalıklı, kokuşmuş o çürük düzeninin rektörü değilim!” dediği öne sürülmüştü.
Söz konusu ifadelere tepki gösteren eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, “TBMM, millet iradesinin tecelligâhı ve demokrasinin kalbidir. Halkın oyları ile seçilmiş milletvekillerine ‘münafık’ demek, onları ‘havlayıp kudurmak’ ile itham etmek bugüne kadar hiç kimsenin haddi olmamıştır. Tasavvuf alanında akademik çalışmalar yapmış bir profesörün ve üstelik rektör olan bir kimsenin böylesine bir saygısızlığa imza atmasını ve Cumhuriyet Dönemi’ni ‘hastalıklı ve çürük’ olarak nitelendirmesi anlaşılabilir ve affedilebilir olamaz” açıklamasında bulunmuştu.
Alkış tepkiler üzerine söz konusu ifadelerin kendine ait olmadığını duyurmuştu. Üniversitenin hesabından yapılan paylaşımda iddialar yalanlanırken, Bülent Arınç yalanlama haberine dair “Söz konusu haberler üzerine yayınlanmış herhangi bir tekzip metnine rastlamadım ve haberler hâlâ yayında. Alkış’ın sosyal medya hesaplarında da bu ifadeleri doğrudan yalanlayan bir beyan da söz konusu değil. Kaldı ki bu ifadeler bazı milletvekilleri tarafından yargıya da taşınmış durumda. Rektör hakkında böyle bir açıklama yapmış olmaktan elbette memnun değilim ancak parlamentomuzun ve milletvekillerimizin haysiyeti benim için her şeyden önce gelir. Bu şartlar altında değerlendirme ve takdir sizlere aittir” ifadelerini kullanmıştı.
Bu haber en son değiştirildi 1 Temmuz 2026 12:35 12:35
CHP'deki butlan yönetiminin destekçisi olan Gürsel Tekin, farklı bir sosyal medya hesabından kendisine yönelik övgü…
İstanbul Ticaret Odası verilerine göre, İstanbul'da perakende fiyatlar haziran ayında aylık bazda sınırlı bir artış…
ABD-İran geriliminin ardından petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanma, akaryakıt fiyatlarını da etkiledi. Sektör kaynaklarına göre benzinin…
Ankara’da 7-8 Temmuz’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesi konuşan Genel Sekreter Rutte, zirvenin konusunu aktardı. Buna…
10 Ekim Gar Katliamı davasında 11 yıl sonra ilk kez hakim karşısına çıkan IŞİD'li sanığın…
Mutlak butlan tartışmalarının gölgesindeki CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Ali Öztunç’un görüşmesi gündem oldu. Kulislere yansıyan…