TKH, İran Konsolosluğu önünde ABD ve İsrail'in emperyalist saldırganlığını protesto etti

Türkiye Komünist Hareketi (TKH), İran Konsolosluğu önünde gerçekleştirdiği eylemle ABD ve İsrail'i protesto etti. Eylemde, "Haydut ABD, katil İsrail İran’dan elini çek" sloganları atıldı.

TKH, İran Konsolosluğu önünde ABD ve İsrail'in emperyalist saldırganlığını protesto etti

Türkiye Komünist Hareketi (TKH) ABD ve İsrail’in saldırısı altında olan İran halkı ile dayanışmak ve İran’a yönelik emperyalist müdahaleyi protesto etmek için İran’ın İstanbul Konsolosluğu önünde bir eylem gerçekleştirdi.

TKH Genel Başkanı Aysel Tekerek’in katılımı ile gerçekleşen eylemde okunan basın açıklamasında “ABD-İsrail ittifakının haydutça yürüttüğü bu savaş, bağımsızlığa, ulusal egemenliğe, emekçilerin eşitlik ve özgürlük isteklerine karşıdır. ABD-İsrail ittifakı, İran halkının yanında değil, bizzat karşısında ve düşmanıdır.” denildi.

Açıklamada “Yanı başımızdaki İran halkının başına bomba yağdıran NATO’nun ve ABD’nin, aynısını Türkiye’nin halkına yapmayacağının bir garantisi yoktur. Bugün bağımsızlık, egemenlik, eşitlik ve özgürlük, NATO’nun üslerinden, ABD’nin füzelerinden, İsrail’in uçaklarından değil, Ankara’nın, Tahran’ın, Bağdat’ın sokaklarından geçmektedir.” ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklamasında şunlar kaydedildi:

“Emperyalizmin ve işbirlikçisi Siyonizm’in 28 Şubat’ta başlattığı İran saldırısı, Ortadoğu’da yürüttükleri operasyonların son halkasıdır. Bölgeyi son 25 yılda kan gölüne çeviren emperyalist ABD ve onun eşlikçisi Siyonist İsrail, bu sefer sadece bölgeyi değil, tüm dünyayı büyük bir savaşa sürüklemektedir.

Açık bir biçimde Gazze’de soykırım politikası uygulayan İsrail ile Irak’ta, Afganistan’da, Suriye ve Libya’da ülkeleri paramparça eden, milyonlarca insanı öldüren ABD’nin “özgürlük” ve “demokrasi” söylemiyle askeri müdahalelerini meşrulaştırma ihtimali yoktur. Zor kullanarak dünyayı yola getireceğini sanan ABD, sadece İran’da değil, Latin Amerika’da, Küba’da, Doğu Asya’da açık silahlı tehditlere, insanlık dışı yöntemlere başvurmaktadır.

Bugün çanlar bir kez daha tüm emekçiler için çalmaktadır. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı öncesinde emperyalistlerin kurduğu “kutsal ittifak” bugün bir kez daha ABD-İsrail ittifakı ile sahnededir. Emperyalizmin ve Siyonizm’in bu ittifakı tüm insanlığa savaş açmıştır. İran’da “rejime” karşı yürüttüklerini ilan ettikleri bu “kutsal savaş”, petro-doların hakimiyeti içindir. İran’da “rejimi” bahane eden ABD-İsrail ittifakının, dünyanın en anti-demokratik ve sömürüye dayalı rejimleri olan Körfez monarşilerine verdiği destek açıktır.

Yürütülen savaş demokrasi ve özgürlük için değil, petro-doların hakimiyeti içindir.

Yürütülen savaş, dünyanın mafyası kesilen ABD’nin sömürü çarklarının dönmesi içindir.

ABD-İsrail ittifakının haydutça yürüttüğü bu savaş, bağımsızlığa, ulusal egemenliğe, emekçilerin eşitlik ve özgürlük isteklerine karşıdır. ABD-İsrail ittifakı, İran halkının yanında değil, bizzat karşısında ve düşmanıdır.

Ortadoğu’daki ateş çemberiyle adım adım tüm ülkeleri yıkan, etnik ve mezhepsel gerilimlerden beslenen bu ittifakın durdurulması hem ülkemiz hem bölgemiz hem de tüm emekçi halklar için bir zorunluluktur. Bu ülkenin onurlu emekçileri, sorumlu yurtseverleri, devrimcileri ve komünistleri dün olduğu gibi, bugün de emperyalist saldırganlığın ve Siyonizm’in karşısında yer almaktadır. Bundan 23 sene önce 1 Mart tezkeresini durduran emekçiler, Türkiye’nin de içine yuvarlandığı bu karanlığa karşı mücadeleyi büyütmeye kararlıdır.

Türkiye’yi koruduğu iddia edilen NATO’nun ve onun hamisi ABD’nin ülkemizdeki varlığı, İran saldırısı ile birlikte bir kez daha sorgulanmalıdır. İncirlik ve Kürecik’ten sağlanan her bilgi, sadece İran’da çocukların ve sivillerin üstüne bomba olarak yağmıyor, bu üsler aynı zamanda ülkemizin bağımsızlık ve egemenlik haklarına da “bir silah” olarak tehdit oluşturuyor. İran’ı kuşatan ABD üslerinin bugün neler yaptığı ortadadır. Türkiye sınırları içinde yer alan NATO ve ABD üslerinin hem savaşın sürdürücüsü hem de

Türkiye’ye karşı büyük bir tehdit olduğu unutulmamalıdır.

Türkiye’nin üzerinden uçan füzeler ve emperyalist provokasyonlar göstermektedir ki; NATO üsleri ve ABD varlığı, ülkemizi hedef haline getirmektedir. Emekçiler, yurtseverler ve komünistler bu tehditlere karşı yıllardır NATO’dan çıkılmasını, üslere Türkiye tarafından el konulmasını söylemektedir.

Yanı başımızdaki İran halkının başına bomba yağdıran NATO’nun ve ABD’nin, aynısını Türkiye’nin halkına yapmayacağının bir garantisi yoktur. Bugün bağımsızlık, egemenlik, eşitlik ve özgürlük, NATO’nun üslerinden, ABD’nin füzelerinden, İsrail’in uçaklarından değil, Ankara’nın, Tahran’ın, Bağdat’ın sokaklarından geçmektedir.

Ülkemizin komünist partisi Türkiye Komünist Hareketi olarak ilan ediyoruz: Hiçbir halk merak etmesin, bir gün bölgemize bayram gelecektir! Bizim sokaklarımıza bayram, ABD-İsrail ittifakının yenilgisiyle gelecektir.

Bugünkü ABD-İsrail ittifakının İran halkına dönük yürüttüğü bu açık savaşın karşısında olan biz komünistler, bu vesile ile de İran’ın emekçi halkına açık desteğimizi ilan ediyoruz.

ABD emperyalizminin yenilmez olmadığı bilinmektedir. Dün Kore’de, Küba’da, Vietnam’da yenilen emperyalizm, bu kez de İran’ın kadim topraklarında yenilecektir. İran’ın emekçi halkı, egemenlik, bağımsızlık, laiklik, özgürlük ve eşitlik sizin kendi birliğinizin eseri olacaktır.

Gazze’nin, Kudüs’ün, Beyrut’un, Şam’ın, Bağdat’ın hesabını Tahran’ın, Tebriz’in sokakları kesecektir!

Emekçilerin birliği İran’ın ve tüm bölgenin özgürlüğünün biricik teminatıdır. Kendimizden başka hiçbir güce güvenmedik, güvenmeyeceğiz!”