TKH; Sosyalist iktidar kavgasının kırılmayan kalemi: Yalçın Küçük’ü kaybettik
Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün hayatını kaybetmesi üzerine TKH'den yapılan açıklamada "Yalçın hocamız, aydının tarihsel sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdi. Emperyalizme bağımlılık ilişkilerine, Cumhuriyet’in tasfiyesine ve gericiliğin kuşatmasına karşı kalemiyle sarsılmaz bir barikat kurdu" denildi.
Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Prof. Dr. Yalçın Küçük, 87 yaşında yaşamını yitirdi.
Türkiye Komünist Hareketi’nden (TKH) Yalçın Küçük’ü hayatını kaybetmesi üzerine yapılan açıklamada “Mülkiye kürsülerinden ODTÜ sınıflarına, dergi sayfalarından onlarca kitaba uzanan üretiminde pusulası hiç şaşmadı: Bağımsızlık, laiklik, emek ve sosyalizm” ve “Yalçın hocamız, aydının tarihsel sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdi. Emperyalizme bağımlılık ilişkilerine, Cumhuriyet’in tasfiyesine ve gericiliğin kuşatmasına karşı kalemiyle sarsılmaz bir barikat kurdu” ifadeleri kullanıldı.
BIRAKTIĞI MİRAS DEVRİMCİ MÜCADELENİN YOLUNU AYDINLATMAYA DEVAM DECEK
Gerçeği söylemenin bedelinin ağır olduğu her dönemde, o bu bedeli ödemeye gönüllü oldu” denilen açıklamada Küçük’ün bıraktığı devrimci mirasın Türkiye’de sosyalist iktidar mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam edeceği vurgulandı.
TKH’den yapılan açıklama şu şekilde:
Türkiye Komünist Hareketi olarak, Türkiye sosyalist düşüncesinin ve Marksist geleneğin en özgün, en üretken ve en ödünsüz isimlerinden Prof. Dr. Yalçın Küçük’ün vefatını derin bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz. Yalçın Küçük yalnızca bir akademisyen ya da yazar değildi, o başlı başına bir duruştu. Ömrünü Türkiye’nin ilerici birikimine, Cumhuriyet’in kazanımlarına ve sosyalist iktidar mücadelesine adamış bir aydındı. Egemen sınıfların ideolojik ablukasına karşı kalemini bir mücadele aracına dönüştüren Küçük, Türkiye’nin yakın tarihini ve toplumsal çelişkilerini Marksist bir perspektifle çözümleyen bir aydın olarak hafızalara kazınmıştır.
Mülkiye kürsülerinden ODTÜ sınıflarına, dergi sayfalarından onlarca kitaba uzanan üretiminde pusulası hiç şaşmadı: Bağımsızlık, laiklik, emek ve sosyalizm.
Yalçın hocamızın yaşamı, Türkiye’nin son yarım yüzyıllık ideolojik kavgalarının içinden geçen bir direniş hattıdır. Planlamacı kimliğiyle, kamu mülkiyetini ve devletçiliği savunmaktan geri adım atmadı. Tarihçi yönüyle, resmi ideolojinin ve gericiliğin ördüğü perdeleri cesaretle araladı. Siyasal duruşuyla, işçi sınıfının safında yer alarak bedel ödemekten asla kaçınmadı.
12 Mart’ta kürsüsünden koparılan, 12 Eylül’de zindanlarla yüz yüze gelen ve sonrasında siyasal kumpasların hedefi yapılarak uzun yıllar tutsak edilen Yalçın hocamız tüm bu baskıları yeni bir düşünsel üretimin kaynağına dönüştürmeyi bildi. Entelektüel cesaretin ne olduğunu yalnızca teorisiyle değil, bizzat yaşamıyla kanıtladı. Sovyet deneyimi üzerine çalışmaları ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan özgün analizleri, onu akademik bir figür olmanın ötesine taşıyarak siyasal bir referans noktası haline getirdi.
Yalçın hocamız, aydının tarihsel sorumluluğunu eksiksiz yerine getirdi. Emperyalizme bağımlılık ilişkilerine, Cumhuriyet’in tasfiyesine ve gericiliğin kuşatmasına karşı kalemiyle sarsılmaz bir barikat kurdu.
Türkiye Komünist Hareketi olarak biliyoruz ki, onun inatçı, uzlaşmaz ve her daim sorgulayan varlığı, bu ülkenin sol düşüncesi için vazgeçilmez bir dinamikti. Gerçeği söylemenin bedelinin ağır olduğu her dönemde, o bu bedeli ödemeye gönüllü oldu.
Bugün ondan devralınan en büyük miras, bilimsel şüphe ile devrimci irade arasındaki kopmaz bağdır. Bu miras, Türkiye’de sosyalist iktidar mücadelesinin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.
Türkiye Komünist Hareketi olarak, yaşamı boyunca halktan ve aydınlanmadan yana saf tutan Yalçın Küçük’ü saygıyla selamlıyoruz. Ailesine, dostlarına, öğrencilerine ve tüm ilerici kamuoyuna başsağlığı diliyoruz.
Selam Olsun Büyük Aydınımıza
Anısı, mücadelemizde ve Türkiye’nin aydınlık geleceğinde yaşamaya devam edecektir!

