Reklam
Kategoriler: Sol Şerit

TKH’den Bahçeli’nin sözlerine yanıt: Bu ülkenin ilerici birikimi laiklikten vazgeçmez!

Reklam

Türkiye Komünist Hareketi (TKH), Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günkü grup toplantısında sarf ettiği sözlere yanıt verdi.

Bahçeli’nin Bakan Tekin’e destek veren sözleri hakkında, “Milli Eğitim Bakanı ve Erdoğan dini kılıf yaparken Bahçeli de kabadayılık yaparak bu ülkenin ilericilerini susturmaya çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Cumhuriyet’in kazanımlarını kimse sokakta bulmadı!” ifadeleri kullanıldı.

Milli ve manevi değerler adı altında irticanın okullara sokulduğunun vurgulandığı açıklamada, bugün gelinen noktada en büyük sorunun din baskısı ve yaşam tarzına müdahale olduğu belirtildi.

TKH’den yapılan açıklama şu şekilde:

Mafya liderleriyle çektirdiği fotoğraflarla bilinen ve AKP iktidarının ortağı MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin laikliğe ve laikliği savunanlara karşı Meclis kürsüsünden dile getirdiği tehditler, laikliği savunanları sindirme girişimidir.

Bahçeli FETÖ’den ders almamış olmalı ki, bugün anayasal ilke olan laikliğin bizzat AKP tarafından tasfiyesine kalkan olmaya girişmiştir.

Çünkü irticaya verilen bu destek, 12 Eylül faşist cuntasının Türk-İslam sentezi ideolojisinin doğal sonucu olarak karşımızdadır. Bahçeli tarafından canhıraş savunulan bu rejimin yolu 12 Eylül faşist darbesi tarafından döşenmiştir. Bugün ise gereği Bahçeli tarafından yerine getirilmektedir.

Devlet Bahçeli, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerine dinamit koymakla meşguldür!

Devlet Bahçeli, açık açık anayasaya uymamakta, anayasal ilkeleri ayaklar altına almaktadır. Anayasanın 24. Maddesi açıktır: “Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.”

Bugün çocuklar dini ayin, tören ve ibadete katılmaya ve dayatma ile dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya açıkça zorlanmaktadır. Ülkede inanç, din ve vicdan özgürlüğü bizzat devlet tarafından ortadan kaldırılmaktadır.

Milli ve manevi değerler adı altında irtica okullara sokulmuş, din maskesi altında teokratik rejim okullarda uygulanmaya konulmuştur.

12 Eylül’ün büyük bir dayatması olarak gelen ve AKP iktidarının 4+4+4 eğitim sistemi ile birlikte ilkokullara kadar indirilen zorunlu din dersleri varlığını sürdürmesine rağmen Millî Eğitim Bakanlığı tarafından gündeme getirilen Ramazan genelgesi, din dersleri dışında başka bir dayatma biçimi olarak karşımızdadır. Bunun çocukların kanuni temsilcilerinin talebi alınmadan uygulanması ise bir başka anayasal suçtur.

Bu durum anayasanın ve laikliğin açık ihlali olmakla birlikte, okullarda devletin değil tarikatların bizzat din eğitimi vermesi de ülkemizin bir diğer büyük gerçeğidir.

Bunun çocuk eğitimi, milli ve manevi kültür ya da din eğitimi ile ilgisi yoktur. Kimse kimseyi kandırmasın! Laik bir devlet herhangi bir dini ya da inancı dayatamaz, zorlayamaz! Bugün doğrudan devlet gücüyle kamusal alanda yıllardır Türkiye Cumhuriyeti’ni karşı ayaklanmış Nakşibendilik zihniyeti din adına çocuklarımıza dayatılmaya çalışılmaktadır.

Bugün ülkemizde en büyük sorun din baskısı ve yaşam tarzına müdahaledir.

Kimse din ve İslam kılıfının altına saklanarak irticaya hizmet ettiğini saklamasın!

İslam ve din maskesi altındaki irtica bugün sinsi sinsi okullarımızı ele geçirmekte, yarın anayasada laiklik ilkesini de ortadan kaldırmak için fırsat kollamaktadır!

Bu ülkede dinciliğin asıl hedefinin bu olduğunu bilmeyen yoktur!

Milli Eğitim Bakanı ve Erdoğan dini kılıf yaparken Bahçeli de kabadayılık yaparak bu ülkenin ilericilerini susturmaya çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti’ne ve Cumhuriyet’in kazanımlarını kimse sokakta bulmadı!

Aydınlar tarafından imzalanan laikliği savunuyoruz bildirisi üzerinden gerici faşist ittifak tarafından yapılan yaygara ve laikliği savunanların azgın azınlık olarak suçlanması ise tam bir hokkabazlıktır. Bugün ne AKP ne de MHP bu ülkenin çoğunluğu temsil ediyor. “Ülkenin yüzde 99’ı Müslüman” tekerlemesi ise büyük manipülasyondan ibarettir.  Emin olun bu ülkenin büyük çoğunluğu laik Türkiye’nin tarafındadır.

Asıl garabet bu azınlık tarikatlar koalisyonunun iktidarda bulunmasıdır!

Kur’an kursu adıyla açılan cemaat ve tarikat yurtlarında bu ülkenin ulusal ve kültürel değerlerine yakışmayacak bir şekilde hangi azgınlıkların yapıldığı ise gün gibi ortadadır!

Laikliği savunanlara din düşmanı suçlaması ise sadece ucuz ve yalan bir siyasettir. İslam ve din kılıfı altında herkes dincilerin neler yaptığını çok iyi biliyor!

Siz çoğunluk değilsiniz! Polis copu ve yargı sopasıyla başta duruyor, patronların ve emperyalistlerin istediği bir rejim inşa ediyorsunuz!

Bu ülkenin ilerici yurttaşları, laikliği ortadan kaldırmaya çalışan bu iktidar sahiplerinin tehditlerine boyun eğmeyecektir!

Bu haber en son değiştirildi 25 Şubat 2026 16:03 16:03

Reklam

Önceki Haberler

ABD ve İran görüşmeleri Pakistan’ın İslamabad kentinde yapılacak

ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…

11 Nisan 2026 13:35

“Tam bağımsız Türkiye için NATO’ya hayır!” imza kampanyasına yoğun destek

Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…

11 Nisan 2026 11:46

Amasız fakatsız laiklik

Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…

11 Nisan 2026 00:13

Laiklik ve emek mücadelesi: İşçi sınıfının neden laiklik bayrağına ihtiyacı var?

Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…

11 Nisan 2026 00:07

Feminist yaklaşımlar ve laikliği yeniden hatırlamak

Cumhuriyeti, laikliği militarizm ve despotik sıfatlarıyla yaftalayan, Siyasal İslam’ın yükselişini demokrasi heyecanı ile karşılayan, karşı…

10 Nisan 2026 23:58

İnanç özgürlüğünün yanında irticanın karşısındayız

Bugüne kadar doğrudan şeriat talep etmekten kaçındılar, özgürlüklerden dem vurdular, mağduru oynadılar. Zamanı geldiğini düşündükleri…

10 Nisan 2026 23:50
Reklam