Yeşiller, Berlin’deki Sovyet anıtlarından rahatsız

Yeşiller Berlin’deki Rus Evi’nin kapatılması kampanyasının örgütleyicilerinden biri olarak öne çıktıktan birkaç gün sonra, başkentteki Sovyet/Kızıl Ordu anıtlarına karşı da harekete geçti.

Yeşiller, Berlin’deki Sovyet anıtlarından rahatsız

Yeşiller Partisi anti-komünist adımlarına bir yenisini daha ekleyerek, Berlin’de yer alan üç Sovyet anıtının “kültürel bağlamına” ilişkin bir önerge verdi. Yeşiller bu önerge ile kentte anti-komünist yeni bir düzenleme yapmak istiyor.

Junge Welt’ye yer alan habere göre perşembe günü, parti meclis grubu tarafından hazırlanan “Berlin’deki Sovyet Anıtlarının Tarihsel Bağlamına Oturtulmaları ve Siyasete Alet Edilmelerinin Önlenmesi” başlıklı bir önerge eyalet meclisine sunuldu ve görüşülmek üzere Kültür, Sivil Katılım ve Demokrasinin Teşviki Komisyonuna havale edildi.

Gazeteye göre önerge, Ukraynalı milliyetçiler, anti-Sovyet veya anti-komünist enstitü ve dernekler dahil olmak üzere çeşitli aktörler tarafından yürütülen, Berlin’deki üç Sovyet anıtına yönelik giderek artan koordineli çabayı ve “yeniden yorumlamayı” bir sonraki aşamaya taşıyor.

Önergenin resmi amacı, Temsilciler Meclisi’nin bir kararıyla Senato’yu “anıtların tarihsel-eleştirel sınıflandırılması, canlı bir anma kültürünün daha da geliştirilmesi ve siyasi araçsallaştırmaya karşı korunması için kapsamlı bir konsept sunmaya ve uygulamaya” çağırıyor.

Junge Welt’e göre özet olarak, önerge anıtların Sovyet karakterini yok etmeye eşdeğer. Açıklama metni, anıtların “Stalinist Sovyetler Birliği tarafından tek taraflı olarak şekillendirilmiş” bir “tarih görüşünü” yansıttığını iddia ediyor.

Habere göre burada açıkça, “Alman faşizmine karşı kazanılan zaferi anan anıtların, Sovyetler Birliği ile ilgili anti-komünist tarih yazımının büyük anlatılarıyla yeniden yazılması” talep ediliyor.

Projenin ayrıca “tarihsel ve güncel siyasi araçsallaştırma biçimlerine” karşı koymayı amaçladığı iddia ediliyor.

Junge Welt haberde şunlar kaydedildi:

“Önergede sıralanan görevler arasında, (bilgi panoları ve ‘dijital eğitim formatları’ yoluyla) ‘bağlamsallaştırma’nın yanı sıra, ‘Kızıl Ordu’nun çeşitliliğinin görünür kılınması’ (ki Sovyet anma kültürü bunu hiçbir zaman ‘görünmez’ kılmamıştır), “‘anıtların kötüye kullanılmasını etkili bir şekilde önlemek için bir eylem planı’ (ki bu, görünüşe göre her yıl 8 ve 9 Mayıs’ta çıkarılan yasakların kalıcı bir şekilde kurumsallaştırılmasını amaçlamaktadır), ‘akademi ve sivil toplumun’ katılımı (yani Yeşiller’in kampanyadaki ortakları) ve son olarak ‘Almanya ve Avrupa’daki sonraki bölünme ve diktatörlükleri de içeren’ ‘özel eğitim programlarının geliştirilmesi ve uygulanması’ yer alıyor ki bu, gelecekte bu mekanların, 1945’te Doğu Avrupa’da ‘bir diktatörlüğün yerini başka bir diktatörlüğün aldığı’, yani hiçbir kurtuluşun gerçekleşmediği anlatısını aktarmayı amaçladığının açık bir göstergesi.”