Yılmaz Güney'in ailesi savcı Yavuz Engin hakkında suç duyurusunda bulundu
Sinema tarihinin en çok konuşulan isimlerinden devrimci sanatçı Yılmaz Güney, doğumunun 89’uncu yılında anıldı.
Güney Kültür Sanat Edebiyat Dergisi’nin çağrısıyla Atlas Sineması’nda düzenlenen anmaya yüzlerce kişi katıldı.
Evrensel’den Merve Tur’un haberine göre etkinlik, dergi adına Tuncay Özkaradeniz’in yaptığı açılış konuşmasıyla başladı.
Özkaradeniz, Yılmaz Güney sinemasının başyapıtlarından biri olarak gösterilen “Sürü” filmini izlemek üzere bir araya geldiklerini söyledi.
Aradan geçen yıllara rağmen Yılmaz Güney’e yönelik “unutturma çabalarının” sonuç vermediğini belirten Özkaradeniz, “Ne aradan geçen 42 yıl ne de ona yapılan saldırılar işe yarıyor. Yılmaz Güney sevgisi yok edilemiyor. Yaptığı devrimci sanatla Türkiye halklarının gönlünde taht kuran Yılmaz Güney sevgisi yok edilemiyor, O’nun emekçi yığınlar arasında yarattığı olumlu etkiyi yıkmak için harcadıkları çabalar başarıya ulaşamıyor, ulaşamayacak da!” dedi.
Fatoş Güney de Yılmaz Güney’in 1 Nisan 1974 yılında doğum günü vesilesiyle kendisine yazdığı mektubu okuyarak konuşmasına başladı.
Güney, şunları ifade etti:
“O kamerasıyla Türk ve Kürt halkının, mazlumların, garibanların, gelenek göreneklerin arasına sıkışan baskı altındaki kadınların cezaevlerinde köleleştirilen sübyan koğuşundaki çocukların sesi oldu. O Umut’taki Cabbar’dı! Ne ezik ne çaresiz ne zavallıydı! O çocuklarına bebek bisiklet almak için işçi olarak Almanya’ya gitmek yerine, para karşılığı hapse girmeye razı olan Baba’daki Cemal’di! O sevdiği kadın uğruna silahından vazgeçip ölümü göze alan Umutsuzlar’ın Fırat’ıydı!.
Hayatı hep acılarla doluydu. Hayatı kendisi için hiç yaşayamadı. Hiçbir şeyden korkmadı. 12 yılın sekiz yıla yakını cezaevinde, 3,5 yılı sürgünde geçti. Başına gelecekleri önceden bilmişti. Hapishanelerde hastalandı. Kanser oldu. Tedavi edilmedi… Bu yüzden dışarıda ölmesi için kaçmasına göz yumuldu. Ve sürgünde düşman kurşunundan daha kahpe bir hastalık O’nu içinden vurdu. Sizlerle birlikte bugün burada sinemasını bir hafıza ve direniş alanına dönüştürmüş olan ‘O büyük sinema dehasını’, mücadeleyi hiç bırakmayan büyük devrimciyi unutmadığımızı söylüyor, O’nu sevgiyle, özlemle ve saygıyla anıyoruz. Sonsuza kadar Yılmaz! Sonsuza kadar!”
Fatoş Güney konuşmasını “Kazanacağız! Bir gün mutlaka kazanacağız! Buna hiçbir güç engel olamayacak!” sözleriyle bitirdi.
Konuşmaların ardından, 1979’da yayımlanan ve yönetmenliğini Yılmaz Güney ile Zeki Ökten’in yaptığı ‘Sürü’ filmi izlendi.
Maraş’ta Dünya Bankası destekli altyapı projelerinde çalışan şoför, operatör ve işçiler, aylardır ücretlerini alamadıklarını söyledi;…
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hürmüz Boğazı'nı açmak için askeri bir operasyonu gerçekçi bulmadığını belirtti. Macron, "Bugün…
İBB Davası'nda, tutuklu yargılanan ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında 'itirafçı' olarak ifade veren sanık Vedat…
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü et fiyatları soruşturmasında detaylar ortaya çıktı. CİMER ihbarıyla ortaya dökülen rezalette…
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre KİT’lerin borç stoku 1,5 trilyon lirayı geçti. Görev zararı…
Yaklaşık 1,5 aydır tutuklu bulunan gazeteci Alican Uludağ, AYM’ye başvurdu. Başvuruda, tutuklama sürecinin “zincirleme” biçimde…