“Çocuklarımızın, bu yoz ve zalim sistemde yetişmesine izin vermeyeceğiz. Bu sisteme karşı savaşmak zorundayız. Ben kendi adıma her şeyimi vermeye hazırım gerekirse hayatımı da” diyen Patria Mercedes Mirabel, diğer iki kardeşi Maria Teresa Mirabel ve Minerva Argentina Mirabel, Trujillo diktatörlüğü askerlerince tecavüz edilerek öldürüldüklerinde tarihler 25 Kasım 1960’yı gösteriyordu.
Diktatörlük Clandestina Hareketi’nin kurucularından Mirabel kardeşleri katlettikten sonra bu vahşi cinayete ‘trafik kazası’ süsü verse de, gerçekler bir süre sonra ortaya çıkacak ve bu katliam Dominik Cumhuriyeti’nde büyük bir tepki ile karşılanacaktı.
Katliamdan 21, diktatörlüğün anti-trujilo hareketi tarafından düşürülmesinden 20 sene sonra ise Kolombiya’nın Bogoto şehrinde bir araya gelen “Latin Amerikalı ve Karaipli Kadınlar Kongresinde”, Mirabel Kardeşlerin anısına 25 Kasım tarihi “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” olarak ilan edildi. Bu kararın alınması, faşist diktatörlüklerin yarattığı şiddet ve baskıya karşı bir mücadele çağrısı idi.
1999 yılında Birleşmiş Milletler’in kararına dönüşerek uluslararası düzeyde “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” olarak kabul edildi.
Mirabel Kardeşlerin katlinin ardından 55 yıl geçti, ancak kadına yönelik şiddet artarak devam ediyor. Günümüzde evlerinde, işyerlerinde, sokakta; tacize, tecavüze, şiddete uğrayan, öldürülen, küçük yaşta evlendirilen, emek sömürüsüne maruz kalan, erkeğe bağımlı hale getirilmeye çalışılan kadın sayısı her geçen gün artıyor.
İnsanlığın tarihsel ilerleyişinin önünde engel teşkil eden herkes bu katliamların bir yenisinin doğmasına zemin hazırlıyor. Bu karanlık tabloya rağmen, kadınlar eşit, özgür ve adil bir dünyada insanca yaşayabilme umudu ile boyun eğmiyor, eğmeyecek!
Bu haber en son değiştirildi 26 Kasım 2015 07:47 07:47
Bazıları derdi ki her devrimci hareketin merkez komitesinde mutlaka bir Yalçın Küçükçü vardır. Yalçın Küçük’ün…
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD ile yürütülen müzakerelere ilişkin yaptığı açıklamada, "İran halkının haklarına saygı gösterirse,…
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarının ardından 8 Ubatta Trump'ın "ateşkes" ilan etmesiyle başlayan süreçte Pakistan'ın…
Çağrı metninde, "2026 yılında NATO Zirvesi’ne ülkemizin ev sahipliği yapmasını istemiyoruz. Temmuz ayında Ankara’da yapılması…
Gezi olayları bir tesadüf değil, Cumhuriyet ve laikliğe karşı girişilen uygulamalara tepki anlamına geliyordu. Bu…
Laiklik kavramsal olarak toplumsal ve kültürel alanla ilgili görünüyor olsa bile, laikliğin din ve inanç…