Reklam
Kategoriler: Hafıza-i Beşer

12 Mart 1995 – Gazi Mahallesi katliamına giden olaylar başladı

Reklam

İstanbul Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995 akşamı kimliği belirlenemeyen kişiler Öntaş, Dostlar ve Yavuz kahvehaneleri ile Sarıoğlu Pastanesi’ni silahla taradı. Saldırıda 76 yaşındaki Alevi dedesi Halil Kaya öldürüldü, beşi ağır olmak üzere 25 kişi yaralandı. Saldırganlar kullandıkları taksinin şoförünü de öldürdü.

Saldırıyı protesto etmek için halk karakola doğru yürüyüşe geçti. Polisin protestoculara ateş açması sonucu Mehmet Gündüz hayatını kaybetti.

13 Mart günü binlerce kişi Gazi Mahallesi’ne gelerek cemevi önünde toplandı. Cenazelerin verilmemesi üzerine karakola doğru yürüyüşe geçen halka polis ateş açtı, 15 kişi öldü.

İstanbul Valiliği Gazi, Zübeyde ve Esenler Mahalleleri’nde sokağa çıkma yasağı ilan etti. 14 Mart günü sokağa çıkma yasağına rağmen çatışmaların devam etmesi üzerine mahalleye askeri birlikler sevk edildi. Çatışmalar halk komitesinin “cenazeler verilsin, sokağa çıkma yasağı kaldırılsın, gözaltılar serbest bırakılsın” taleplerinin yerine getirilmesinin ardından sona erdi.

Resmi rakamlara göre Gazi Olayları’nda 300 kişi yaralandı.

Yapılan otopsi sonucu olaylarda öldürülenlerden 17’sinin polis mermisiyle hayatını kaybettiği ortaya çıktı.

Gazi’de yaşanan katliam İstanbul’da Ümraniye 1 Mayıs Mahallesi’ne de sıçradı. Protestolarda beş kişi öldürüldü. Ankara’da da gerçekleşen protestoda 36 kişi yaralandı.

Katliamda öldürülenlerin yakınları dönemin İstanbul Valisi Hayri Kozakçıoğlu, Emniyet Müdürü Necdet Menzir, “Polis ateş etmedi” diyen İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Başbakan Tansu Çiller ve “bin operasyon” yaptık diyen Emniyet Genel Müdürü Mehmet Ağar’ın da arasında bulunduğu sorumlular hakkında suç duyurunda bulundu. Mahkeme sekiz günlük incelemenin ardından takipsizlik kararı verdi.

20 polise Eyüp 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı, dava “güvenlik gerekçesiyle” Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ne taşındı. Dava, Kasım 2001’de, üç şehir gezdikten sonra sonuçlandı.

Polis Adem Albayrak hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 50. maddesine göre indirim yapılarak 3 yıl 24 ay hapis cezası ve 9 ay kamu hizmetlerinden geçici mahrumiyet kararı verildi. Mehmet Gündoğan ise bir kişi öldürmekten 1 yıl 8 ay hapis ve 3 ay kamu hizmetlerinden yasaklı olma cezası aldı.

İkisinin cezası da 4616 sayılı İnfaz Yasası’na göre ertelendi. 18 polis ise beraat etti. Ceza alan polisler de davadan kısa süre sonra polisliğe geri döndü.

Öldürülenlerin yakınları, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdı. Mahkeme, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 2. maddesinde düzenlenen yaşam hakkı ve 13. maddesinde düzenlenen milli makamlara başvuru yollarının kapatılması hükümlerine aykırı davrandığı sonucuna vardı. Türkiye tazminata mahkum oldu.

Reklam

Önceki Haberler

Şair Ahmet Telli son yolculuğuna uğurlandı

10 Temmuz'da yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odası'nın Necatibey…

12 Temmuz 2026 15:07

AKP’nin akıl hocası SETA sınıfta kaldı

Bir strateji düşünce kuruluşu işlevi gören SETA, AKP’nin ve devletin düşünce üretim merkezi işlevi görüyor.…

12 Temmuz 2026 15:02

Ayetli pankart ne anlama geliyor?

Sen diplomanı alırken, pankartını aç, mesajını ver, fotoğrafını çektirebilirsin! Diğer öğrencileri kendi protesto, mesaj verme…

12 Temmuz 2026 14:52

Erdoğan neden Trump’a sığındı: Pragmatik lider ve tarihsel “işbirliği”

2020 sonrasındaki dünyada askeri Keynesyenizmin devreye alınması, ekonomilerin militaristleştirilmesi ve yeni paylaşım mücadelelerinin ortaya çıkması…

12 Temmuz 2026 14:32

Ankara Zirvesi: Çatlayan ama yıkılmayan ittifak

NATO’nun dağılmasına dair tartışmalar bugün için ciddi bir önem taşımıyor. Ayrıca bu ittifak yarın dağılsa…

12 Temmuz 2026 14:26

Trump’ın övgüsüne mazhar olmak

NATO Zirvesi’nin AKP iktidarı tarafındaki yankısı ise kendileri açısından tatmin edici görünüyor. AKP, kendi iktidarını…

12 Temmuz 2026 14:18
Reklam