Bülent Arınç'tan komisyonda dikkat çeken açıklama: Umut Hakkı uygulanmalı!
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı ve AKP’nin kurucu isimlerinden Bülent Arınç, Süleymancılar cemaatine yönelik soruşturmayı hakkında değerlendirmelerde bulundu. Arınç, soruşturmanın cemaate veya tarikata yönelik olmadığını belirten Adalet ve İçişleri Bakanlarının açıklamalarına güvendiğini ifade ederken, soruşturma sürecinde Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki gizlilik kurallarına uyulması gerektiğini söyleyerek operasyon sürecini eleştirdi.
Arınç, devam eden soruşturma kapsamında soruşturmanın gizliliğine ilişkin açık aykırılıklar bulunduğunu ve bunun sonucunda masumiyet karinesinin zedelendiğini kaydetti.
“Soruşturmanın gizliliği esastır” diyen Arınç, iddianamenin hazırlanması ve mahkeme tarafından kabul edilerek kovuşturma aşamasına geçilmesine kadar kişilerin masumiyet karinesinin korunması gerektiğini belirtti. Sosyal medya ve bazı basın organlarında, haklarında henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan kişilerin kamuoyu önünde adeta mahkûm edildiğini ifade etti.
Arınç, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının önemine dikkat çekmekle birlikte, adil soruşturma ve adil yargılanmanın da temel bir hak olduğunu belirterek, “Delilden hareket ederek kişiye yönelmek ne kadar doğruysa, birtakım suçlamalar yaparak onlara göre delil aramak fevkalade yanlıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Süleymancılar üzerinden cemaat ve tarikatların tamamına yönelik genellemeler yapılmasına da karşı çıkan Arınç, cemaat ve tarikatların sosyolojik yapılar olduğunu savunarak Türkiye’de bu yapıların tarih boyunca var olduğunu söyledi.
Süleymancılar cemaati ile geçmişten beri tanışıklığı bulunduğunu belirten Arınç, Kemal Kaçar’la hukuk fakültesinde öğrenciyken tanıştığını ve cemaat mensubu olmamasına rağmen farklı şehirlerde cemaat mensuplarıyla dostane ilişkiler kurduğunu ifade etti.
Eski Ulaştırma Bakanı ve milletvekili Ahmet Arif Denizolgun ile de aynı yıl milletvekili olduğunu hatırlatan Arınç, 2011 seçimleri sırasında kendisiyle AKP Genel Başkanı’nın bilgisi dahilinde birkaç kez özel görüşme yaptığını aktardı.
Arınç, Süleymancılar ile AKP arasındaki mesafenin zaman içerisinde iki kardeşten birinin AKP’ye katılması ve diğerinin buna karşı çıkmasıyla açıldığını, daha sonraki süreçte ise meselenin kuzenler arasındaki mal varlığı anlaşmazlığına dönüştüğünü ifade etti.
Bu tür anlaşmazlıklarda taraf olmayacaklarını belirten Arınç, hukuka aykırı eylemler söz konusuysa yargı makamlarının gereğini yapması gerektiğini söyledi.
Ancak soruşturma kapsamında isimleri geçen bazı kişilerin son derece temiz ve nitelikli insanlar olduğunu belirten Arınç, bu kişilerin isimlerinin soruşturmayla birlikte kamuoyunda anılmasının dahi kendisi açısından sakıncalı olduğunu dile getirdi.
Arınç, kendisine yöneltilen “Bu cemaat AKP’yi destekleseydi başlarına böyle bir iş gelir miydi, böyle bir operasyon olur muydu?” sorusuna da dikkat çekti.
Bu soruya verilecek cevabın açık olması gerektiğini belirten Arınç, AKP’nin herhangi bir cemaat veya tarikata peşin hükümlü bir düşmanlığı bulunmadığını iddia etti.
Arınç, “AK Parti’yi desteklesin veya desteklemesin; kendi işlerine iyi baksınlar, kendi işlerinde iyi olsunlar, ülkeye, millete faydalı hizmetler yapsınlar. Ama bunlardan hangisi olursa olsun eğer kanuna göre açıkça suç teşkil eden işler yapıyorlarsa biz bunların üzerine gideriz, gitmeye mecburuz” ifadelerini kullandı.
Arınç, Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı’ndan da bu hassasiyeti göstermelerini beklediğini belirterek, soruşturmanın gizliliği konusunda savcılar, kolluk kuvvetleri ve hâkimlerin titiz davranması çağrısında bulundu.
Öte yandan Süleymancılar cemaatinin kurucusu Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu olan 27. Dönem AKP İstanbul Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, Arınç’ın kendisi ve ailesiyle ilgili açıklamalarına sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla yanıt verdi.
Denizolgun, Arınç’ın ifadelerini “çarpıtma” ve “dezenformasyon” olarak nitelendirirken, eski TBMM Başkanı’nın “tarihin yanlış tarafında” yer aldığını savundu. Denizolgun ayrıca, geçmişte yaşanan bazı olaylara ilişkin elinde bulunduğunu belirttiği bilgileri kamuoyuyla paylaşabileceği mesajını verdi.
Denizolgun, Arınç’ın aile içindeki anlaşmazlığı “kuzenler arasındaki mal mülk kavgası” şeklinde nitelendirdiğini belirterek bu değerlendirmeye sert tepki gösterdi.
Paylaşımında, “Bizim mücadelemiz tarihin doğru tarafında yer alarak tarihe not düşmektir” diyen Denizolgun, anlaşmazlığın temelinde mal varlığı meselesinin bulunmadığını ileri sürdü.
Denizolgun, 2019 yılında çoğunluk hisse sahibi oldukları gerekçesiyle mahkeme kararı doğrultusunda İstanbul Kısıklı’daki bazı taşınmazlara ziyarette bulunduklarını ifade etti. Bu süreçte, kendilerinin talebi olmamasına rağmen babasının hesabına kira bedeli olduğu belirtilen yaklaşık 100 bin dolar tutarında ödemeler yapıldığını öne süren Denizolgun, söz konusu paraların iade edildiğini ve durumun mahkemeye sunulduğunu söyledi.
Denizolgun, paylaşımının devamında karşı tarafın kendilerini “parayla satın alamayacağını” anlamasının ardından, mahkemeleri etkilemek amacıyla bürokrasi, yargı ve siyasette rüşvet dağıtıldığı iddiasında bulundu.
Bu iddialara ilişkin daha önce de çok sayıda paylaşım ve açıklama yaptığını belirten Denizolgun, söz konusu iddiaların yargı makamlarınca doğrulanıp doğrulanmadığına ilişkin ise paylaşımında herhangi bir belge veya mahkeme kararı sunmadı.
Denizolgun ayrıca AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs 2025 tarihli AKP Grup Toplantısı’ndaki “ahtapot sistemi” ifadelerine atıfta bulundu.
Erdoğan’ın söz konusu yapılanmanın siyaset, iş dünyası, bürokrasi, medya ve cemaat bağlantılarından söz ettiğini belirten Denizolgun, bu yapılanmanın “cemaat ayağının” kendisinin eleştirdiği grup olduğunu öne sürdü.
Denizolgun, Bülent Arınç’a yönelik olarak, “Bunu bildiğiniz halde” sözleriyle başlayan bölümde Arınç’ın söz konusu yapının üst yönetimine destek verdiğini iddia ederek, “Yoksa; sizin de mi bu ahtapot sistemiyle bir bağınız var?” sorusunu yöneltti.
Paylaşımında Bülent Arınç’ın oğlu Mücahit Arınç’a da değinen Denizolgun, geçmiş yıllarda Erdoğan’a yönelik açıklamaları nedeniyle Mücahit Arınç’ın parti içerisinde sıkıntılar yaşadığını ve istifa etmeyi düşündüğünü iddia etti.
Denizolgun, Mücahit Arınç’ın kendisine babasıyla ilgili bazı itiraflarda bulunduğunu öne sürerek, “İfşa etmemi ister misiniz?” ifadelerini kullandı.
Denizolgun ayrıca, Bülent Arınç’ın babası ve amcası ile AKP’ye ilişkin açıklamalarının da “külliyen yalan” olduğunu savundu ve bu iddiaları ileride “ispatlarıyla ifşa edebileceği” mesajını verdi.
Devlet Bahçeli'nin "Fransa'ya heveslenmeyin, Batı emperyalizmine kapılmayın. Türkiye'ye sahip çıkın, Türkiye sizin olsun" sözlerine TKH…
Azerbaycan’da okullardaki başörtüsü uygulaması Ankara’dan tepki gördü. Aliyev’in partisi YAP, AKP’li isimlere sert yanıt verdi.
Türk askerinin, Mekke Anlaşması kapsamında Suudi Arabistan'a gönderilecek olmasına Türkiye Komünist Hareketi "Meclis’e sunulacak bu…
LeMan dergisinin Gazze’deki savaşa ilişkin yayımladığı karikatür nedeniyle altı çalışanının yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında mahkeme,…
Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,…
Ankara 2 No’lu Baro Başkanı Gökhan Ağdemir’in 70 üye avukatın hâkim ve savcı olmasını sağladıkları…