Kocaeli Fikir Kulübü’nün düzenlediği ‘Yeni Anayasa ve Başkanlık Sistemi İçin Hep Birlikte’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Külünk, Meclis’te çıkan kanun ve iç tüzükleri denetleyen Anayasa Mahkemesi (AYM)’nin bu görevini gözardı edip, mahkemenin meclis üzerinde vesayet kurduğunu savundu.
Türkiye’nin en yüksek anayasalı organ olan AYM’nin kaldırılması, ya da üyelerinin halk tarafından seçilmesi önerisini getiren Külünk, şunları söyledi: “Anayasa Mahkemesi kaldırılmalıdır. Atanmışlar üzerinden meclisin üzerinde yargı vesayeti oluşturulamaz, oluşturulmamalıdır. Olacaksa olsun, yüksek mahkeme halk tarafından seçilmelidir. Seçilsin, ondan sonra gelsin, halktan meşruiyet istesin. Çünkü demokrasilerde meşruiyetin adı millet iradesidir.”
AYM’nin tek başına Anayasa’dan meşruiyet almasının yeterli olmadığını söyleyen Külünk, “Atanmışların sadece anayasadan aldıkları yetkiyle kendilerini tek başına kritik davalarda, kritik meselelerde kendilerini tek başına atanmışların anayasadan aldıkları yetki ile meşruiyet alanı ifade etmeleri yeterli değildir. Demokrasilerde meşruiyet ancak sandık üzerinden ortaya çıkar. Atanmışların, anayasada kanundan aldıkları yetkiyle tek başına kendilerini meşru bir milletin egemenlik hakkına mütecaviz olmaları kabullenilebilir bir şey değildir. Bu, hukuk normlarına da aykırıdır” diye konuştu.
Külünk, sözü Anayasa Mahkemesi’nin Can Dündar ve Erdem Gül ile ilgili tahliye kararına getirip, “Anayasa Mahkemesi’nin verdiği en son karar sizin vicdanlarınızda karşılık buldu mu? Anayasa Mahkemesi verdiği bu kararla milletin nezdinde meşru olarak kabul edildi mi? Kim verdi bu kararı, kanuni bir kurumun temsilcileri verdi. Kurum kanuni ama temsilcilerinin eylemleri kanun üzerinden milletin lehinde olmayan bir karar vermiştir ve millet de bunu kabul etmemektedir” yorumunu yaptı.
Bu haber en son değiştirildi 12 Mart 2016 22:00 22:00
10 Temmuz'da yaşamını yitiren şair ve yazar Ahmet Telli için Ankara'da İnşaat Mühendisleri Odası'nın Necatibey…
Bir strateji düşünce kuruluşu işlevi gören SETA, AKP’nin ve devletin düşünce üretim merkezi işlevi görüyor.…
Sen diplomanı alırken, pankartını aç, mesajını ver, fotoğrafını çektirebilirsin! Diğer öğrencileri kendi protesto, mesaj verme…
2020 sonrasındaki dünyada askeri Keynesyenizmin devreye alınması, ekonomilerin militaristleştirilmesi ve yeni paylaşım mücadelelerinin ortaya çıkması…
NATO’nun dağılmasına dair tartışmalar bugün için ciddi bir önem taşımıyor. Ayrıca bu ittifak yarın dağılsa…
NATO Zirvesi’nin AKP iktidarı tarafındaki yankısı ise kendileri açısından tatmin edici görünüyor. AKP, kendi iktidarını…